AVŞAR HUKUK BÜROSU

D11D E. 2014/2232-K. 2015/46

T.C.
DANIŞTAY
11. DAİRE
E. 2014/2232
K. 2015/46
T. 2.2.2015
• KIDEM TAZMİNATINA YÜRÜTÜLECEK FAİZ ( Kapsam Dışı Personel Olarak İş Kanunu Hükümlerine Göre Çalışma - Mevduata Uygulanan En Yüksek Faizin Ödenmesine Hükmedeceği/Mahkemece Yasal Faize Hükmedilmesinin Doğru Olmadığı )
• NİSPİ HARCIN YARGILAMA GİDERLERİNE DAHİL OLDUĞU ( Mahkemece Davanın Kabulüne Karar Verildiği - Davacıya Tamamlattırılmasına Hükmolunan Eksik Nispi Harcın Yargılama Giderleri Toplamına Dahil Edilmeyerek Davacı Üzerinde Bırakılmasının Doğru Olmadığı )
• KAPSAM DIŞI PERSONEL OLARAK İŞ KANUNU HÜKÜMLERİNE GÖRE ÇALIŞMA ( Kıdem Tazminatına Yürütülecek Faiz - Mevduata Uygulanan En Yüksek Faizin Ödenmesine Hükmedileceği )
• YARGILAMA GİDERİ ( Kıdem Tazminatı - Celse Karar ve İlam Harçları Yargılama Giderlerinden Olduğu/Mahkemece Davanın Kabulü Yolunda Verilen Kararda Davacıya Tamamlattırılmasına Hükmolunan Eksik Nispi Harcın Yargılama Giderleri Toplamına Dahil Edilmeyerek Davacı Üzerinde Bırakılmasının Usule Uygun Bulunmadığı )
492/m.37,130
6100/m.323/1,326
1475/m.14/11
4046/m.22
ÖZET : Dava; kıdem tazminatına yürütülecek faiz ve yargılama giderlerine ilişkindir. Kapsam dışı personel olarak iş kanunu hükümlerine göre çalışan davacı görev yapmakta iken 4046 Sayılı Kanunun 22. maddesi uyarınca bir başka kamu kurumuna nakledilmiş ve görev yaptığı döneme dair olarak kıdem tazminatı ödenmesi talebiyle bakılan davayı açmıştır. 1475 Sayılı İş Kanunu'nun "kıdem tazminatı" başlıklı 14. maddesinin 11. fıkrasında, kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakimin gecikme süresi için ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmedeceği kuralına yer verilmiştir. Anılan Yasa kuralı uyarınca davacıya zamanında ödenmeyen kıdem tazminatı tutarının, fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinden, yasal faize hükmedilmesi doğru değildir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinin 1. fıkrasının ( a ) bendinde celse, karar ve ilam harçlarının yargılama giderlerinden olduğu; 326. maddesinde ise, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen, bir başka ifadeyle, davayı kaybeden taraftan alınmasına karar verileceği belirtilmiştir. Mahkemece,davanın kabulü yolunda verilen kararda; karar aşamasında davacıya tamamlattırılmasına hükmolunan eksik nispi harcın, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesine aykırı olarak, yargılama giderleri toplamına dahil edilmeyerek davacı üzerinde bırakılması usule uygun bulunmamaktadır.
İstemin Özeti : Antalya 1. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 27.11.2012 tarihli ve E:2012/179; K:2012/1500 Sayılı kararım onayan Antalya Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin, Antalya Bölge İdare Mahkemesi'nin 8.11.2013 tarihli ve E:2013/1378; K:2013/2422 Sayılı kararının; faiz ile eksik nispi harca dair hüküm fıkralarının; Danıştay Başsavcılığı tarafından, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmektedir.
Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi: Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulüyle Antalya 1. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen kararın ve bu kararın onanması ve karar düzeltme isteminin reddi yolunda Antalya Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, faize dair kısmının; 1475 Sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde yer alan kıdem tazminatlarına uygulanacak faizin mevduata uygulanan en yüksek faiz olması yolundaki kurala aykırı bulunması; karar aşamasında davacıya tamamlattırılan eksik nisbi harcın davacı üzerinde bırakılmasına dair kısmının ise 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesine aykırı olması sebebiyle 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca, hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Başsavcısı Düşüncesi: TAKSAN A.Ş.' de kapsamdışı personel statüsünde çalışmakta iken bu şirketin 13.5.2003 tarihinde satılarak özelleştirilmesi üzerine 4046 Sayılı Kanunun 22. maddesi uyarınca 657 Sayılı Yasaya tabi olarak naklen bir kamu kurumuna atanan davacının vekilince, TAKSAN A.Ş.'de çalıştığı sürelere dair 10.984,70 TL'lık kıdem tazminatı alacağının iş aktinin feshedildiği 13.7.2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davanın kabulüyle 10.984,70 TL'lık kıdem tazminatı alacağının 13.7.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, dökümü yapılan yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, hüküm altına alman miktar üzerinden hesaplanan nispi harçtan peşin alman harç düşüldükten sonra kalan 426,70TL nispi harcın davacıya tamamlattırılması yolunda Antalya 1. idare Mahkemesi'nin tek hakimli olarak verilen 27.11.2012 tarih ve E:2012/179, K:2012/1500 Sayılı kararını onayan Antalya Bölge İdare Mahkemesi'nin bu kararının düzeltilmesi isteminin reddine dair 8.11.2013 gün ve E:2013/1378, K:2013/2422 Sayılı kararının, davacı vekilince yasal faiz ve tamamlatılmasına karar verilen eksik nispi harca dair hüküm fıkralarının hukuka aykırı olduğu, 6459 Sayılı Kanun uyarınca dava dilekçesindeki tazminat tutarının artırılması için dilekçe verildiği ileri sürülerek kanun yararına bozulması istemiyle Danıştay Başsavcılığıma yapılan başvuru üzerine konu incelendi:
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51 . maddesinde; Bölge İdare Mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştay'ca ilk derece mahkemesi olarak verilip temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin ilgili Bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği; temyiz istemi yerinde görüldüğü takdirde, kararın kanun yararına bozulacağı; bu bozma kararının, daha önce kesinleşmiş olan mahkeme veya Danıştay kararının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmayacağı hükme bağlanmıştır.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesine göre, kanun yararına temyiz yoluna, ancak, "niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden" kararlara karşı başvurma olanağı mevcuttur.
3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4. maddesinde, diğer kanunların, bu Kanunda öngörülen orandan fazla temerrüt faizi ödenmesine dair hükümlerinin saklı olduğu hüküm altına alınmış, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesinde de, 25.8.1971 tarihli ve 1475 Sayılı İş Kanununun 14. maddesi hariç diğer maddelerinin yürürlükten kaldırıldığı, 1475 Sayılı Kanunun halen yürürlükte bulunan 14.maddesinin 11. fıkrasında ise, kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakimin gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmedeceği kuralına yer verilmiştir.
Anılan Yasa hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, yargı mercilerince ödenmesine hükmedilen kıdem tazminatına uygulanacak faizin, bu konudaki özel hüküm olan 1475 Sayılı Kanunun 14. maddesinin 11. fıkrası gereğince, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren işletilecek "mevduata uygulanan en yüksek faiz" olması gerektiğinden kabul edilen kıdem tazminatının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmeden Mahkeme Kararını onayan ve karar düzeltme istemini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Yargılama giderlerine dair isteme gelince;
2577 Sayılı Kanunun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinin 1. fıkrasında, Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, 3. şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sükununu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, ( Ek cümle: 5.4.1990 - 3622/11 md.; Değişik: 10.6.1994-4001/14 md. ) ancak, davanın ihbarı ve bilirkişi seçimi Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılacağı kuralına yer verilmiştir.
2577 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle, yargılama giderleri konusunda göndermede bulunulan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 4.2.2011 günlü, 27836 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, anılan Kanunun 447. maddesinin 2. fıkrasında, mevzuatta yürürlükten kaldırılan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan göndermelerin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı öngörülmüş, sözü edilen Kanunun 326. maddesinde ise, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, söz konusu yasal düzenlemelere göre açılan davalarda mahkemelerce yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmesi gerekmektedir.
492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun "Nispi harçlarda ödeme zamanı" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasının 23.7.2010 tarih ve 6009 Sayılı Kanunun 18. maddesiyle değişik ( a ) bendinde, "Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. ...Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez." hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun "Süresinde ödenmiyen harçlar"a dair 37. maddesinde, bu kanunda ödeme zamanı gösterilen harçlardan süresinde ödenmiyenlerin, ilgili mahkeme ve daireler tarafından sürenin sonundan itibaren onbeş gün içinde bir yazı ile o yerin vergi dairesine bildirileceği ve harçlar vergi dairesince tahsil olunacağı, yine "Zamanında ödenmiyen harçlar"a dair 130. maddesinde, bu kanunda ödenmeleri için belli bir süre tesbit edilmiş olan harçlar süresi içinde ödenmemiş ise, ilgili makam ve daireler tarafından, sürenin sonundan itibaren 15 gün içinde bir müzekkere ile o yerin ilgili vergi dairesine bildirileceği kurala bağlanmıştır.
Mahkemece, dava aşamasında nispi harcın tamamı alınmadan davanın kabulü yolunda verilen kararda, davacıya tamamlattırılmasına hükmedilen nispi harç tutarının ödenmemesi halinde 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun anılan maddeleri uyarınca davacıdan tahsil edileceği açıktır.
Bu durumda, söz konusu yasal düzenlemelere göre yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmesi gerektiğinden davacıya tamamlattırılmasına hükmedilen nispi harç tutarının, ödenmesi veya vergi dairesince tahsil edildikten sonra davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi gerekirken bu yolda hüküm kurulmadan yargılama giderlerinden olan nispi harç tutarının bir kısmının lehine karar verilen davacı üzerinde kalmasına yol açacak şekilde verilen Mahkeme Kararını onayan ve karar düzeltme istemini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir.
Davacının 6459 Sayılı Kanun ile getirilen hüküm uyarınca dava dilekçesinde belirtilen tazminat tutarının artırılması istemine gelince;
Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının neden olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 30.4.2013 tarih ve 28633 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6459 Sayılı Kanunun 4. maddesiyle 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 16. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya 2. dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler." hükmüne, 'Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına dair dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.' hükmü eklenmiş, yine aynı Kanunun 5. maddesiyle de 2577 Sayılı Yasaya Geçici 7. madde eklenerek "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin 4. fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.' hükmüne yer verilerek mahkemelerce istemle bağlı olma kuralı uygulanmak suretiyle verilen kararlara karşı taraflardan herhangi birinin kanun yoluna başvurmuş olması şartıyla davacı veya davacıların artırılan miktara isabet eden harcı ödemek suretiyle kararı veren mahkemeye verecekleri dilekçeyle bir defaya mahsus olmak üzere dava dilekçesinde gösterilen miktarı artırmalarına olanak sağlanmıştır.
Olayda İdare Mahkemesince esas hakkında davacı lehine hüküm tesis edildikten sonra kanun yollarından biri olan karar düzeltme aşamasında, davacı vekilince Antalya 1. İdare Mahkemesine hitaben yazılan dilekçeyle anılan yasa hükmü uyarınca dava dilekçesinde tazmini istenilen kıdem tazminatı tutarı ( Mahkemece yaptırılan bilirkişi raporunda belirtilen miktar esas alınarak ) artırılarak bu miktara isabet eden harç da yatırılmak suretiyle tazminine karar verilmesi istenilmiş ise de, bu istem hakkında karar verme konusunda İdare Mahkemesi'nin görevli olması ve henüz bu istem hakkında söz konusu kararda verilmiş ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bir hüküm bulunmaması karşısında anılan kararın bu yönden kanun yararına bozulması için temyiz edilmesini gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Antalya 1. İdare Mahkemesi'nin tek hakimli olarak verilen27.11.2012tarih ve E:2012/179, K:2012/1500 Sayılı kararını onayan Antalya Bölge İdare Mahkemesi'nin bu kararının düzeltilmesi isteminin reddine dair 8.11.2013 gün ve E:2013/1378, K:2013/2422 Sayılı kararının, faiz ile eksik nispi harca dair hüküm fıkralarının hukuka aykırı sonuçlar doğurması sebebiyle 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince, Antalya 1. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 27.11.2012 tarihli ve E:2012/179; K:2012/1500 Sayılı kararını onayan Antalya Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilmesi isteminin reddine dair Antalya Bölge İdare Mahkemesi'nin 8.11.2013 tarihli ve E:2013/1378; K:2013/2422 Sayılı kararının; faiz ile eksik nispi harca dair hüküm fıkralarının, Danıştay Başsavcılığı tarafından, kanun yararına temyiz edilerek bozulmasının istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
KARAR : Dosyanın incelenmesinden; TAKSAN A.Ş.'de kapsamdışı personel statüsünde çalışmakta iken anılan kurumun özelleştirilme kapsamına alınması üzerine 4046 Sayılı Kanunun 22. maddesi uyarınca 13.7.2001 tarihinde 657 Sayılı Yasa'ya tabi olarak bir kamu kurumuna nakledilen davacı tarafından, TAKSAN AŞ.'de çalıştığı sürelere dair olarak 10.984,70 TL kıdem tazminatının iş akdinin feshedildiği 13.7.2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Antalya 1. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 27.11.2012 tarihli ve E:2012/179; K:2012/1500 Sayılı kararı ile davanın kabulüne ve 10.984,70 TL kıdem tazminatının 13.7.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine; 273,15 TL yargılama giderinin davalı İdareden alınarak davacıya verilmesine; hüküm altına alman miktar üzerinden hesaplanan nispi harçtan peşin alınan harç düşüldükten sonra kalan 426,70 TL harcın davacıya tamamlattırılmasına karar verildiği; davalı idare tarafından, davanın kabulüne dair hüküm fıkrası yönünden, davacı tarafından ise, faiz ile tamamlattırılan eksik nisbi harcın üzerinde bırakılmasına dair hüküm fıkrası yönünden itiraz edilerek anılan kararın bozulmasının istenildiği; tarafların itiraz istemlerinin reddedilerek Antalya Bölge İdare Mahkemesi'nin 8.3.2013 tarihli ve E:2013/14; K:2013/360 Sayılı kararı ile Antalya 1. İdare Mahkemesi Hakimliği kararının onandığı; tarafların kararın düzeltilmesi istemlerinin de Antalya Bölge İdare Mahkemesi'nin 8.11.2013 tarihli ve E:2013/1378; K:2013/2422 Sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine Antalya 1. İdare Mahkemesi Hakimliği kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Başsavcılığı, Antalya 1. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 27.11.2012 tarihli ve E:2012/179, K:2012/1500 Sayılı kararını onayan Antalya Bölge İdare Mahkemesi'nin bu kararının düzeltilmesi isteminin reddine dair 8.11.2013 gün ve E:2013/1378, K:2013/2422 Sayılı kararının, faiz ile eksik nispi harca dair hüküm fıkralarının yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade etmesi sebebiyle 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına temyiz edilerek bozulmasını istemektedir.
Dava konusu olayda, davacı, TAKSAN A.Ş.' de kapsamdışı personel statüsünde İş Kanunu hükümleri çerçevesinde görev yapmakta iken 4046 Sayılı Kanunun 22. maddesi uyarınca bir başka kamu kurumuna nakledilmiş ve TAKSAN A.Ş.'de görev yaptığı döneme dair olarak kıdem tazminatı ödenmesi talebiyle Antalya 1. İdare Mahkemesi Hakimliğince bakılan davayı açmıştır.
Bu itibarla TAKSAN A.Ş.'de kapsamdışı personel statüsünde iş hukukuna tabi olarak görev yaptığı tartışmasız bulunan davacının kıdem tazminatı faizine dair talebinin de iş hukukuna dair kurallar çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
1475 Sayılı İş Kanunu'nun "kıdem tazminatı" başlıklı 14. maddesinin 11. fıkrasında, kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakimin gecikme süresi için ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmedeceği kuralına yer verilmiştir.
Anılan Yasa kuralı uyarınca davacıya zamanında ödenmeyen kıdem tazminatı tutarının, fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinden, Antalya 1. İdare Mahkemesi Hakimliği kararının, mevduata uygulanan faiz oranı yerine yasal faize hükmeden kısmı; yürürlükteki hukuka uygun bulunmamaktadır.
Antalya 1. İdare Mahkemesi Hakimliği kararının, karar aşamasında tamamlattırılan nispi harcın yargılama giderlerine dahil edilmeyerek davacı üzerinde bırakılmasına dair kısmına gelince:
492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun "Nispi harçlarda ödeme zamanı" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasının 6009 Sayılı Kanun ile değişik ( a ) bendinde ise, "Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. ...Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez." kuralına yer verilmiş; belirtilen kurala paralel olarak, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 302. maddesinde de, tarafların, harcının ödenmiş olup olmamasına bakılmaksızın ilamı her zaman alabilecekleri, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceği kurala bağlanmıştır.
492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 37. ve 130. maddelerinde ise, 492 Sayılı Kanunda ödenmeleri için belli bir süre tesbit edilmiş olan harçların süresi içinde ödenmemesi durumunun, ilgili makam ve daireler tarafından, sürenin sonundan itibaren 15 gün içinde, bir müzekkere ile o yerin ilgili vergi dairesine bildirileceği düzenlenmiştir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle, yargılama giderleri hususunda göndermede bulunulan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 4.2.2011 günlü, 27836 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış; anılan Kanunun 447. maddesinin 2. fıkrasında, mevzuatta yürürlükten kaldırılan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na yapılan göndermelerin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı öngörülmüştür.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinin 1. fıkrasının ( a ) bendinde celse, karar ve ilam harçlarının yargılama giderlerinden olduğu; 326. maddesinde ise, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen, bir başka ifadeyle, davayı kaybeden taraftan alınmasına karar verileceği belirtilmiştir.
Antalya 1. İdare Mahkemesi Hakimliğince, kıdem tazminatı talebiyle miktar belirtilerek açılan davanın kabulü yolunda verilen kararda; karar aşamasında davacıya tamamlattırılmasına hükmolunan eksik nispi harcın, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesine aykırı olarak, yargılama giderleri toplamına dahil edilmeyerek davacı üzerinde bırakılması usule uygun bulunmamaktadır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulüyle Antalya 1. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 27.11.2012 tarihli ve E:2012/179; K:2012/1500 Sayılı kararını onayan Antalya Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilmesi isteminin reddine dair Antalya Bölge İdare Mahkemesi'nin 8.11.2013 tarihli ve E:2013/1378; K:2013/2422 Sayılı kararının; faiz ile eksik nispi harca dair hüküm fıkralarının, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca, hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA; kararın bir suretinin Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına, 02.02.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg