AVŞAR HUKUK BÜROSU

D12D E. 2012/3754-K. 2015/7250

T.C.
DANIŞTAY
12. DAİRE
E. 2012/3754
K. 2015/7250
T. 29.12.2015
• DİSİPLİN ZAMANAŞIMI (Disiplin Cezası Gerektiren Fiil veya Halin İşlendiğinden İtibaren İki Yıl İçinde Disiplin Cezası Verilememesi Halinde Ceza Verme Yetkisinin Zamanaşımına Uğrayacağı - Disiplin Zamanaşamı Süresi İçindeki Eylem ve İşlemler Hakkında Soruşturma Yapılabileceği İki Yıllık Zamanaşımı Süresinden Önceki Zaman Dilimindeki İşlem ve Eylemlerin Soruşturmaya Dahil Edilmesinin Hukuka Uyarlı Olmadığı)
• DİSİPLİN SORUŞTURMA OLURU (Disiplin Soruşturma Olurunun Bulunmamasının Disiplin Cezasına Yönelik İşlemin İptalini Gerektireceği - Disiplin Soruşturması Bakımından Tarafsız Soruşturmacı Görevlendirilmesi Lehe ve Aleyhe Bütün Delillerin Toplanması Oluşturulacak Rapor ile İlgilinin Hangi Eylemi Nerede Ne Zaman ve Nasıl İşlediğinin Açık Bir Şekilde Ortaya Konulması Gereği)
657/m. 127
ÖZET : Disiplin soruşturma olurunun bulunmaması hali söz konusu disiplin cezasına yönelik işlemin iptalini gerektirir.
İstemin Özeti : İzmir 4. İdare Mahkemesince verilen 2.12.2011 tarihli ve E:2011/57, K:2011/1809 Sayılı kararın, dilekçede yazılı sebeplerle 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulüyle temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
KARAR : Dava, İzmir ... Devlet Hastanesinde dahiliye uzmanı olarak görev yapan davacının, 657 Sayılı Kanun'un 125/C-(a) maddesi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına dair 20.12.2010 tarihli 101 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, davacının hastaları görmeden ve muayene etmeden onların bilgileri dışında reçete düzenlediği iddiasının sübuta erdiği, 2008 ve 2009 yıllarında hastaların bilgisi ve rızası dışında toplam 12 reçetenin davacı tarafından yazılması sebebiyle davacının kasten hareket ettiği sonucuna varıldığı, davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.
Yukarıda yer verilen kurallara göre, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli yasal süreler içinde ilgili memur hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin soruşturması açılması, söz konusu soruşturmada memurun lehine ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak ekleriyle birlikte bir soruşturma raporunun oluşturulması ve bu şekilde memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir ve delillerle şüpheye yer vermeyecek açıklıkta ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezası verilmesi gerekmektedir.
657 Sayılı Kanun'un ''Zamanaşımı'' başlıklı 127. maddesinde, "Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.'' hükmüne yer verilmiştir.
Bakılan olayda, davacının hastaları görmeden düzenlediği iddia edilen reçetelerin düzenleme tarihleri itibarıyla büyük kısmı yönünden yukarda metnine yer verilen zamanaşımı hükmü uyarınca disiplin cezası verme zamanaşımı süresinin geçirilmiş olduğu, diğer bir ifadeyle sadece davaya konu işlem tarihinden geriye doğru iki yıllık zaman dilimi içerisinde kalan reçeteler yönünden işlem tesis edilebileceği açık olmasına karşın, temyize konu kararda bu yönüyle bir belirleme yapılmadığı ve soruşturmaya konu reçetelerin tamamına dair değerlendirme yapılmak suretiyle karar verildiği görülmektedir.
Ayrıca, yukarda ayrıntılı olarak aktarıldığı üzere, disiplin soruşturma olurunun bulunmaması halinin söz konusu disiplin cezasına yönelik işlemin iptalini gerektirecek olması bakımından, bakılan uyuşmazlıkta usulüne uygun biçimde verilmiş bir soruşturma olurunun bulunup bulunmadığı hususunun belirlenmesi önem arzetmektedir.
Dolayısıyla, soruşturma kapsmında bulunan fiillerin disiplin cezası verme yetkisi yönünden zamanaşımına uğramış olup olmadıklarının her bir evrak tarihi itibarıyla ayrı ayrı belirlenerek, yalnızca zamanaşımına uğramadığı belirlenen reçeteler esas alınmak suretiyle ve diğer yandan, usulüne uygun biçimde verilmiş bir soruşturma olurunun bulunup bulunmadığı hususun araştırılarak buna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, davanın reddi yolunda verileni temyize konu kararda bu sebeple hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29.12.2015 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg