AVŞAR HUKUK BÜROSU

D12D E. 2012/5849 K. 2015/7254

T.C.
DANIŞTAY
12. DAİRE
E. 2012/5849
K. 2015/7254
T. 29.12.2015
• KADEME İLERLEMESİNİN DURDURULMASI CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA DAİR İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİ (Sağlık Memuru Olarak Görev Yapan Davacı - Davacının Basın Açıklamasını Yapan ya da Basın Açıklamasına Katılan Kişi Sıfatıyla Bir İsnada Muhatap Olmasının Maddi Gerçeklik Bakımından Mümkün Bulunmadığı/Davacının Basın Açıklamasını Kaleme Alan Kişi Olduğu Yolunda Bir İddianın da Soruşturma Konusu Yapılmadığı - Dava Konusu İşlemin İptali Gerektiği)
• BASIN AÇIKLAMASI YAPAN SAĞLIK MEMURU (Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası İle Cezalandırılmasına Dair İşlemin İptali İstemi - Davacının Soruşturmaya Konu Basın Açıklamasına Katıldığı İddiasına Delil Niteliğinde Olduğu Belirtilen Video Kaydı ve Fotoğrafların İş Bu Davaya Konu Basın Açıklamasından Çok Önceki Tarihli Bir Kayıt Olduğu ve Soruşturmaya Konu Olayla Bir İlgisinin Bulunmadığı/Dava Konusu İşlemin İptali Gerektiği)
• BASIN BİLDİRİSİ YAPAN MEMUR (Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası İle Cezalandırılmasına Dair İşlemin İptali İstemi - Davacının Basın Açıklamasını Yapan ya da Basın Açıklamasına Katılan Kişi Sıfatıyla Bir İsnada Muhatap Olmasının Maddi Gerçeklik Bakımından Mümkün Bulunmadığı/Davacının Basın Açıklamasını Kaleme Alan Kişi Olduğu Yolunda Bir İddianın da Soruşturma Konusu Yapılmadığı - Dava Konusu İşlemin İptali Gerektiği)
657/m.125/D (d,I)
Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik/m.4
ÖZET : Dava, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık memuru olarak görev yapan davacının 657 Sayılı Kanun'un 125/D-(d,l) maddeleri uyarınca bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Bakılan uyuşmazlığın esasına dair olarak, ara karara cevaben gönderilen ve davacının soruşturmaya konu basın açıklamasına katıldığı iddiasına delil niteliğinde olduğu belirtilen video kaydı ve bu kayıttan elde edilen fotoğrafların, iş bu davaya konu basın açıklamasından çok önceki tarihli bir kayıt olduğu ve soruşturmaya konu olayla bir ilgisinin bulunmadığı, davalı idarece dosyaya sehven mi ibraz edildiği anlaşılamayan kayda dair olarak temyize konu kararda bu yönüyle bir belirleme yapılmadığı, davacının basın açıklamasını yapan ya da basın açıklamasına katılan kişi sıfatıyla bir isnada muhatap olmasının maddi gerçeklik bakımından mümkün bulunmadığı, bunun dışında davacının basın açıklamasını kaleme alan kişi olduğu yolunda bir iddianın da soruşturma konusu yapılmadığı görülmektedir. Dava konusu işlemin iptaline dair temyize konu kararın gerekçesinde belirtilen hukuka aykırılık nedeninin yanı sıra, yukarda ayrıntılı biçimde aktarılan disiplin cezasına dair işlemlerin usulüne ve işin esasına yönelik olarak sıralanan hususların, ayrı ayrı davaya konu işlemin iptalini gerektirecek nitelikte durumlar olduğu sonucuna varılmıştır. İdare mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
KARAR : Dava, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık memuru olarak görev yapan davacının 657 Sayılı Kanun'un 125/D-(d,l) maddeleri uyarınca bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına dair 30.12.2010 tarihli ve 79 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare mahkemesince, davacının üyesi olduğu sendika yönetim kurulu tarafından hazırlanan basın bildirisinin içeriği itibarıyla, davalı idarece Van Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde yapılan atamaları eleştiri boyutunu ve maksadını aşan nitelikte bir açıklama olduğu, bu basın açıklamasının davacının kamu görevlisi statüsü ile bağdaşmadığı ancak "Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak" ya da "Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" olarak nitelenmesinin de hukuken mümkün olmadığı, bu sebeple davaya konu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Davalı idare, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan, disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurallar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.
Dolayısıyla, disiplin kurulları tarafından verilen disiplin cezalarının objektif olması, disiplin amirleri ve disiplin kurulları üyelerinin olayı tarafsız değerlendirmesiyle mümkün olduğundan, yerleşik yargı kararlarında da ifade edildiği üzere, hakkında soruşturma yürütülen kişilerle arasında husumet bulunan, hakkında soruşturma yapılan kamu görevlisinin disiplin suçu sayılan eyleminden zarar gören veya yarar sağlayan ya da soruşturulanın veya olayın mağduru durumunda bulunan, soruşturmada taraf pozisyonunda olan ve soruşturmayı yürüten kişilerin, disiplin amiri sıfatıyla ya da disiplin kurulu üyesi olarak tesis edilecek disiplin cezası işlemine katılmaları mümkün olmadığından, davacının sorumlu tutulduğu basın açıklamasında hakaret edildiği ileri sürülen kişi olan valinin disiplin amiri sıfatıyla tesis ettiği işlem, bu sebeple hukuka aykırıdır.
Disiplin cezasına dair valilik onayına konu disiplin kurulu kararında, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası teklifinin kabulüne karar verilirken, söz konusu cezasının süresine dair olarak bir belirleme yapılmamış olması da davaya konu işleme dair bir başka hukuka aykırılık nedenidir.
Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin "Kurulların Kuruluşuna İlişkin Esaslar" başlıklı 4. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinde;
“Hakkında disiplin soruşturması yürütülen Devlet memurunun üyesi olduğu sendikanın temsilcisi de bu maddede belirtilen disiplin ve yüksek disiplin kurullarında yer alır. Her bir disiplin ve yüksek disiplin kurulunda görevlendirilen temsilci ilgili sendika tarafından önceden bildirilir. Bu şekilde üyesi çift sayıya ulaşan kurullarda oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın kararına itibar edilir.”
düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu düzenleme uyarınca, Disiplin ve Yüksek Disiplin Kurulunca ilgilinin üyesi olduğu sendika temsilcisi yer almaksızın alınan kararların şekil yönünden hukuka aykırı olacağı açık olduğundan, davacının üyesi bulunduğu sendika temsilcisinin toplantıya davet edildiği halde katılmadığı yönünde bir tespit de bulunmadığından, uyuşmazlığa konu disiplin kurulu kararında sendika temsilcisinin yer almaması sebebiyle davaya konu işlem, şekil yönünden hukuka aykırıdır.
Bakılan uyuşmazlığın esasına dair olarak, 31.05.2011 tarihli ara karara cevaben gönderilen ve davacının soruşturmaya konu basın açıklamasına katıldığı iddiasına delil niteliğinde olduğu belirtilen video kaydı ve bu kayıttan elde edilen fotoğrafların, iş bu davaya konu basın açıklamasından çok önceki tarihli bir kayıt olduğu ve soruşturmaya konu olayla bir ilgisinin bulunmadığı, davalı idarece dosyaya sehven mi ibraz edildiği anlaşılamayan kayda dair olarak temyize konu kararda bu yönüyle bir belirleme yapılmadığı, davacının basın açıklamasını yapan ya da basın açıklamasına katılan kişi sıfatıyla bir isnada muhatap olmasının maddi gerçeklik bakımından mümkün bulunmadığı, bunun dışında davacının basın açıklamasını kaleme alan kişi olduğu yolunda bir iddianın da soruşturma konusu yapılmadığı görülmektedir.
Dava konusu işlemin iptaline dair temyize konu kararın gerekçesinde belirtilen hukuka aykırılık nedeninin yanı sıra, yukarda ayrıntılı biçimde aktarılan disiplin cezasına dair işlemlerin usulüne ve işin esasına yönelik olarak sıralanan hususların, ayrı ayrı davaya konu işlemin iptalini gerektirecek nitelikte durumlar olduğu sonucuna varılmıştır.
SONUÇ : İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. İdare mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarda belirtilen gerekçe eklenmek suratiyle onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29.12.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg