AVŞAR HUKUK BÜROSU

D13D E. 2015/5502-K. 2015/4574

T.C.
DANIŞTAY
13. DAİRE
E. 2015/5502
K. 2015/4574
T. 15.12.2015
• FON KURULU KARARININ İPTALİ İSTEMİ (Davaya Konu İşlemin Davacının Hukukunu Etkileyen İdarî Davaya Konu Edilebilecek Nitelikte Kesin ve Yürütülmesi Zorunlu Bir İşlem Olduğu Sonucuna Varıldığından Uyuşmazlığın Esasına Girilerek Hukuka Uygunluk Denetiminin Yapılması Gerektiği)
• YARGI KARARLARININ YERİNE GETİRİLMESİ (İdarenin Kararın İcabına Göre ya İşlem Tesis Edecek ya da Eylemde Bulunacağı - Söz Konusu Eylem ve İşlemlerin Davaya Konu Edilmesi Hâlinde Yargı Mercilerince Sadece Yargı Kararının İcaplarının Yerine Getirilip Getirilmediği Yönünde Sınırlı Bir İnceleme Yapılması Gerektiği)
• KESİN VE YÜRÜTÜLMESİ ZORUNLU İDARİ İŞLEM (Davaya Konu İşlemin Yargı Kararının Yerine Getirilmesine Dair Bir İşlem Olduğu - İşlemin İdarî Davaya Konu Olabilecek Kesin ve Yürütülmesi Zorunlu Bir İşlem Olarak Nitelendirilmesinin Mümkün Olmadığı Gerekçesiyle İşin Esası Görüşülmeksizin Verilen Mahkeme Kararının Hatalı Olduğu)
• BAĞLI YETKİ (İdarenin Yargı Kararını Uygulama Konusunda Bağlı Yetki İçinde Olup Yargı Kararlarının İcaplarını Gecikmeksizin Yerine Getirmek Zorunda Olduğu - Yargı Kararının Yerine Getirilmesinde İdarenin Kararın İcabına Göre ya İşlem Tesis Edecek ya da Eylemde Bulunacağı/Fon Kurulu Kararının İptali İstemi)
2577/m.2
6183/m.1
ÖZET : Dava; Fon Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır. İdare, yargı kararını uygulama konusunda bağlı yetki içinde olup yargı kararlarının icaplarını gecikmeksizin yerine getirmek zorundadır. Yargı kararının yerine getirilmesinde idare, kararın icabına göre ya işlem tesis edecek ya da eylemde bulunacaktır. Söz konusu eylem ve işlemlerin davaya konu edilmesi hâlinde yargı mercilerince, sadece yargı kararının icaplarının yerine getirilip getirilmediği yönünde sınırlı bir inceleme yapılması gerekmektedir. Bakılan uyuşmazlıkta; davaya konu işlemin yargı kararının yerine getirilmesine dair bir işlem olduğu, anılan işlemde her ne kadar davacı hakkında 6183 Sayılı Kanun kapsamında başlatılan takiplerin sonlandırılmasına karar verilmiş ise de, 6183 Sayılı Kanun kapsamında yapılan taşınmaz satışlarının kesinleşerek taşınmazların alıcılar adına tescil edilmiş olmaları ve satış işlemlerinden önceki hukukî ve fiili durumuna geri gelmesinin hukuken mümkün olmadığından bahisle satış ve takip sonucu yapılan tüm tahsilatların neması ile birlikte iadesine karar verildiği dikkate alındığında, davaya konu işlemin davacının hukukunu etkileyen idarî davaya konu edilebilecek nitelikte kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olduğu sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın esasına girilerek hukuka uygunluk denetiminin yapılması gerekirken, işlemin idarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle işin esası görüşülmeksizin verilen Mahkeme kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
İstemin Özeti : İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nin 31.07.2015 tarih ve E:2015/1522, K:2015/1763 Sayılı kararının; davaya konu işlemin kesin ve yürütülebilir nitelikte olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
KARAR : Dava; 04.06.2015 tarih ve 2015/140 Sayılı Fon Kurulu kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesi'nce; davaya konu işlemin mahkeme kararına dayalı olarak alındığı; davacının mevcut hukukî durumunu değiştirmediği; ortada idarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığından, davanın esasının incelenmesine hukuken imkân bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasa'nın 138. maddesinin 4. fıkrasında; yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği kurala bağlanmış; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrasında da: Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına dair kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği kuralına yer verilmiştir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun idarî dava türlerinin sayıldığı 2. maddesinde; iptal davaları, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde; dava dilekçelerinin, idarî davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise; 14. maddenin üçüncü fıkrasının (d) bendinde yazılı hâlde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında, 4389 Sayılı Kanun kapsamında ortaya çıkan Fon alacağına mahsuben Fon'a devredilen taşınmazda fuzuli şagil olduğundan bahisle ecrimisil tahakkuk ettirilerek 11.07.2006 tarih ve 7802 Sayılı ödemeye çağrı mektubu ve 04.09.2006 tarih ve 150 Sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, anılan alacağın ödenmemesi üzerine bu kez davacının mal bildiriminde gösterdiği iki adet taşınmazının haczedilerek satışına karar verildiği, davacı tarafından ödemeye çağrı mektubu, ödeme emri ve satış işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 11.10.2012 tarih ve E:2012/1035, K:2012/1440, 11.10.2012 tarih ve E:2012/1210, K:2012/1441, 11.10.2012 tarih ve E:2012/1209, K:2012/1442 Sayılı kararlarıyla bu işlemlerin iptaline karar verildiği, anılan kararların Dairemizin 29.04.2015 tarih ve E:2013/654, K:2015/1676, 29.04.2015 tarih ve E:2013/769, K:2015/1677, 29.04.2015 tarih ve E:2013/164, K:2015/1678 Sayılı kararlarıyla onandığı, anılan iptal kararları üzerine davaya konu işlem ile, 6183 Sayılı Kanun kapsamında başlatılan takiplerin sonlandırılarak, bu kapsamda konulan tüm hacizlerin kaldırılmasına, 6183 Sayılı Kanun kapsamında yapılan taşınmaz satışlarının kesinleşerek taşınmazların alıcılar adına tescil edilmiş olmaları ve satış işlemlerinden önceki hukukî ve fiili durumuna geri gelmesinin sağlanmasının hukuken mümkün olmaması sebebiyle satış ve takip sonucu yapılan tüm tahsilatların neması ile birlikte iade edilmesine, anılan davaların temyiz taleplerinden feragat edilmesine ve takibe konu alacağın genel hükümler kapsamında başlanılan dava ve takibine devam edilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Aktarılan mevzuat hükümlerine göre idare, yargı kararını uygulama konusunda bağlı yetki içinde olup yargı kararlarının icaplarını gecikmeksizin yerine getirmek zorundadır. Yargı kararının yerine getirilmesinde idare, kararın icabına göre ya işlem tesis edecek ya da eylemde bulunacaktır. Söz konusu eylem ve işlemlerin davaya konu edilmesi hâlinde yargı mercilerince, sadece yargı kararının icaplarının yerine getirilip getirilmediği yönünde sınırlı bir inceleme yapılması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta; davaya konu işlemin yargı kararının yerine getirilmesine dair bir işlem olduğu, anılan işlemde her ne kadar davacı hakkında 6183 Sayılı Kanun kapsamında başlatılan takiplerin sonlandırılmasına karar verilmiş ise de, 6183 Sayılı Kanun kapsamında yapılan taşınmaz satışlarının kesinleşerek taşınmazların alıcılar adına tescil edilmiş olmaları ve satış işlemlerinden önceki hukukî ve fiili durumuna geri gelmesinin hukuken mümkün olmadığından bahisle satış ve takip sonucu yapılan tüm tahsilatların neması ile birlikte iadesine karar verildiği dikkate alındığında, davaya konu işlemin davacının hukukunu etkileyen idarî davaya konu edilebilecek nitelikte kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olduğu sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın esasına girilerek hukuka uygunluk denetiminin yapılması gerekirken, işlemin idarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle işin esası görüşülmeksizin verilen Mahkeme kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin kabulüyle 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nin 31.07.2015 tarih ve E:2015/1522, K:2015/1763 Sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, kullanılmayan 45,60.-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 15.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg