AVŞAR HUKUK BÜROSU

D16D E. 2015/13268-K. 2015/3837

T.C.
DANIŞTAY
16. DAİRE
E. 2015/13268
K. 2015/3837
T. 17.6.2015
• HAKİM ADAYLIĞI SINAVI ( Başvurunun Reddi İşleminin İptali İstemi - Hakimlik Sınavının 2577 S. Kanunun 20/B Md. Düzenlenen "Merkezi ve Ortak Sınav" Kapsamında Olmadığı/Mahkemece Dosyanın 2577 S. Kanunun 18. Md. Uyarınca Tekemmül Ettirilerek Karar Verileceği )
• MERKEZİ VE ORTAK SINAV ( Hakim Adaylığı Yazılı ve Sözlü Sınavı Kaymakam Adaylığı Yazılı Sınavı Komiser Yardımcılığı Sınavı Milli Eğitim Bakanlığı Şube Müdürlüğü Yazılı ve Sözlü Sınavı veya Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavları Gibi Sınavları Kapsamadığı - KPSS ALES YDS YGS LYS TEOG ve Benzeri Gibi Sınavları Kapsadığı )
• SINAVA KATILMA BAŞVURUSUNUN REDDİ İŞLEMİNİN İPTALİ İSTEMİ ( Hakim Adaylığı Sınavı - 2577 S. Kanunun 20/B Md. Öngörülen Yargılama Usulü Kapsamında Olmadığı/Mahkemece Dosyanın 2577 S. Kanunun 18. Md. Uyarınca Tekemmül Ettirilerek Karar Verilmesi Gerektiği )
• YARGILAMA USULU ( Hakim Adaylığı Sınavına Katılma Başvurusunun Reddi İşleminin İptali İstemi - Hakim Adaylığı Sınavının 2577 S. Kanunun 20/B Md. Öngörülen Yargılama Usulü Kapsamında Olmadığı Gözetileceği )
2577/m.16,20
ÖZET : Dava, İdari Yargı Hakim Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavı ve Adli Yargı Hakim Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavı'na girmek amacıyla yapılan başvuruların reddine dair işlemlerin iptali istemine ilişkindir. 2577 Sayılı Kanunun 20/B maddesi hükmünün düzenleyici işlemleri kapsamadığı gibi "merkezi ve ortak sınav" koşuluna uymayan yani bir kuruma veya bir gruba münhasır olarak yapılan Hakim Adaylığı Yazılı ve Sözlü Sınavı, Kaymakam Adaylığı Yazılı Sınavı, Komiser Yardımcılığı Sınavı, Milli Eğitim Bakanlığı Şube Müdürlüğü Yazılı ve Sözlü Sınavı veya görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları gibi sınavları da kapsamadığı değerlendirilmekte iken, anılan maddede yer alan "merkezi ve ortak sınav" tanımına uygun olarak yapılan ve başvurucular bakımından daha geniş kapsamlı olan KPSS, ALES, YDS, YGS, LYS, TEOG ve benzeri gibi sınavların ise bu özel yargılama usulü kapsamında olduğu değerlendirilmektedir. Bu durumda; 2577 Sayılı Kanunun 20/B maddesinde öngörülen yargılama usulü kapsamında olmayan Hakim Adaylığı Sınavına dair iş ve işlemlerden doğan davaya konu uyuşmazlık bakımından dosyanın, anılan Kanunun 18. maddesi uyarınca tekemmül ettirilerek bir karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin 1. savunmasının alınmasından sonra dosyanın tekemmül ettiği gerekçesiyle verilen Mahkeme kararında usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir.
İstemin Özeti : Ankara 4. İdare Mahkemesi'nin 16.12.2014 tarih ve E:2014/2108, K:2014/1729 Sayılı kararının, dilekçede yazılı sebeplerle 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi: 2577 Sayılı Kanunun 20/B maddesinde öngörülen yargılama usulü kapsamında olmayan Hakim Adaylığı Sınavına dair iş ve işlemlerden doğan davaya konu uyuşmazlık bakımından dosyanın, anılan Kanunun 16. maddesi uyarınca tekemmül ettirilerek bir karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin 1. savunmasının alınmasından sonra dosyanın tekemmül ettiği gerekçesiyle verilen esasa dair Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onaltıncı Dairesi'nce, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
KARAR : Dava, davacının 7.12.2014 tarihli İdari Yargı Hakim Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavı ve 21.12.2014 tarihli Adli Yargı Hakim Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavı'na girmek amacıyla yaptığı başvuruların reddine dair 20.11.2014 tarih ve 83617106/3818/39746 Sayılı işlem ile
20.11.2014 tarih ve 83617106-3817/39745 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 4. İdare Mahkemesi'nin 16.12.2014 tarih ve E;2014/2108, K:2014/1729 Sayılı kararıyla; davaya konu işlemlerin gerekçesine dayanak oluşturan 5525 Sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin 3. fıkrası ile disiplin cezası ile yükseköğretim kuruntundan ilişiği kesilip, 2547 Sayılı Kanunun belirtilen geçici maddelerine göre öğrenimini tamamlayanlar hakkında yaş şartı açısından istisna hükmü getirildiği, maddenin lafzına bakıldığında yaş şartı istisnasından yararlanmanın ilk koşulunun disiplin cezası ile yükseköğretim kurumundan ilişik kesilmesi olduğu, kayıt yenilememe sebebiyle ilişiği kesilen davacının ise, 2547 Sayılı Kanunun Geçici 56. maddesinden yararlanarak öğrenimini tamamladığı sabit olmakla birlikte, işlemlerin gerekçesine dayanak oluşturan madde metninin disiplin cezası alan ve sayılan geçici maddelerden yararlanan kişiler şeklinde bir ayrıma gitmediği görüldüğünden davaya konu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacı, davaya konu işlemlerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tebligat ve cevap verme" başlıklı 16. maddesinde; dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneğinin davalıya, davalının vereceği savunmanın ise davacıya tebliğ olunacağı; davacının 2. dilekçesinin davalıya, davalının vereceği 2. savunmanın da davacıya tebliğ edileceği; buna karşı davacının cevap veremeyeceği, ancak, davalının 2. savunmasında, davacının cevaplandırmasını gerektiren hususlar bulunduğunun davanın görülmesi sırasında anlaşılması halinde, davacıya cevap vermesi için bir süre verileceği; tarafların, yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebilecekleri, bu sürenin, ancak haklı sebeplerin bulunması halinde, taraflardan birinin istemi üzerine görevli mahkeme kararı ite otuz günü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabileceği hükmü düzenlenmiş, "Dosyaların incelenmesi" başlıklı 20. maddesinin 5. fıkrasında ise; dosyaların tekemmül ettikten sonra, tekemmül sırasına göre incelenerek karara bağlanacağı belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından 28.11.2014 tarihinde açılan davanın Mahkemece "konusu itibariyle" 2577 Sayılı Kanunun 20/B maddesinde düzenlenen "merkezi ve ortak sınavlara dair yargılama usulü" kapsamında olduğu değerlendirilerek anılan maddede öngörülen usul uygulanmak suretiyle dava dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği, davalı idarenin de dava dilekçesine karşı 1. savunmasını vermesi üzerine dosyanın tekemmül ettiği sonucuna ulaşılarak işin esası hakkında temyize konu kararın verildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda; dosyanın tekemmül edip etmediği hususunun irdelenebilmesi için öncelikle davaya konu işlemlerin iptali istemiyle açıları davanın, 2577 Sayılı Kanunun 20/B maddesinde belirtilen "Milli Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezi ve ortak sınavlar, bu sınavlara dair iş ve işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalar" kapsamında olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
11.9.2014 tarih ve 29116 ( Mükerrer ) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 Sayılı Kanunun 96. maddesiyle, 2577 Sayılı Kanun'a 20/A maddesinden sonra gelmek üzere eklenen ve "Merkezi ve ortak sınavlara dair yargılama usulü"nün düzenlendiği 20/B maddesinde;
"1. Milli Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezi ve ortak sınavlar, bu sınavlara dair iş ve işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalara dair yargılama usulünde;
a- ) Dava açma süresi on gündür.
b- ) Bu Kanunun 11. maddesi hükümleri uygulanmaz.
c- ) Yedi gün içinde ilk inceleme yapılır ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır.
ç ) Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren üç gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla üç gün uzatılabilir Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır.
d- ) Yürütmenin durdurulması talebine dair olarak verilecek kararlara itiraz edilemez.
e- ) Bu davalar dosyanın tekemmülünden itibaren en geç on beş gün içinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif, bilirkişi incelenmesi ya da duruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır.
f- ) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
g- ) Temyiz dilekçeleri üç gün içinde incelenir ve tebliğe çıkarılır. Bu Kanunun 48. maddesinin bu maddeye aykırı olmayan hükümleri kıyasen uygulanır.
ğ ) Temyiz dilekçelerine cevap verme suresi beş gündür.
h- ) Danıştay evrak üzerinse yaptığı inceleme sonunda, maddi vakalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara dair ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi halde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yandan temyizi haklı bulduğu hallerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir.
ı ) Temyiz istemi en geç on beş gün içinde karara bağlanır. Karar en geç yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.
2. Milli Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezi ve ortak sınavlar, bu sınavlara dair iş ve işlemler sınav sonuçları hakkında açılan davalarda verilen yürütmenin durdurulması ve iptal kararları, olası söz konusu sınava katılan kişilerin lehine sonuç doğuracak şekilde uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yasa hükmünün gerekçesinde ise; "Önergeyle, Milli Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezi ve ortak sınavlar hakkında açılan davalarda olması mağduriyetlerin önüne geçebilmek için hızlı yargılama süreci öngörülmekte ve söz konusu davalara dair verilen kararların ilgili kişilerin lehine sonuç doğuracak şekilde uygulanması hükme bağlanmaktadır." denilmiştir.
İdari yargıda davaların tümü aynı usul takip edilmek suretiyle sonuçlandırılmakta iken, bazı davaların niteliği itibariyle diğerlerinden farklı olması sebebiyle bu tür davaların geciktirilmeksizin karara bağlanması ihtiyaç ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda, yargı hizmetinin hızlandırılması, etkin ve verimli bir şekilde sunulabilmesi amacıyla 11.9.2014 tarih ve 29116 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 Sayılı Kanun ile 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda değişiklikler yapılmış ve idari yargıda başvuru, inceleme ve yargılama usulüne dair olarak bazı yenilikler getirilmiştir.
Görüldüğü üzere, bu yargılama usulü, normal yargılama usulüne göre yargılama sürecini hızlandıracak önemli değişiklikler içermektedir. Buna göre, 2577 Sayılı Kanun'a 6552 Sayılı Kanunla eklenen 20/B maddesinde belirtilen işlemlere karşı, taraflar açısından, dava açma süresi, cevap verme süresi, temyiz süresi; mahkemeler açısından ise, dava dosyalarının tekemmül süresi ile dosyaları inceleme süreleri kısaltılmış; yürütmenin durdurulması talebine dair verilecek kararlara itiraz yolu ile temyiz incelemesi sonrasında karar düzeltme yolu kapatılmıştır.
2577 Sayılı Yasamın 20/B maddesinde öngörülen özel yargılama usulüne tabi işlemlerin kapsamının belirlenmesi amacıyla iki şart aranmıştır. Bunlardan birincisi "Milli Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan bir sınav olması"; ikincisi ise, "merkezi ve ortak sınav ve bu sınava dair iş ve işlemler" olması şartıdır. Yasa koyucu bu iki şartın yanında yapılacak sınavın "merkezi" ve "ortak" sınav olması özelliğini de birlikte aramış olduğu halde "merkezi ve ortak sınav" tanımına yer vermemiştir.
Dolayısıyla, söz konusu maddedeki yargılama usulüne tabi işlemlerin kapsamı belirlenirken, bu Kanun maddesiyle amaçlanan faydanın sağlanması için dengeli bir yorum yapılması gerekmektedir. Bu kapsamda söz konusu madde ile getirilen düzenlemedeki sürelerin kısalığı, bazı itiraz ve kanun yollarının kaldırıldığı dikkate alındığında, maddenin kapsamının dar yorumlanmasının değişik mağduriyetlere yol açabileceği gibi çok geniş yorumlanmasının da mağduriyetlere yol açacağı açıktır.
Yukarıda belirtilen tüm hususlar dikkate alındığında; sınavlar sebebiyle oluşacak bireysel mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacıyla getirilen 2577 Sayılı Kanunun 20/B maddesi hükmünün düzenleyici işlemleri kapsamadığı gibi "merkezi ve ortak sınav" koşuluna uymayan yani bir kuruma veya bir gruba münhasır olarak yapılan Hakim Adaylığı Yazılı ve Sözlü Sınavı, Kaymakam Adaylığı Yazılı Sınavı, Komiser Yardımcılığı Sınavı, Milli Eğitim Bakanlığı Şube Müdürlüğü Yazılı ve Sözlü Sınavı veya görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları gibi sınavları da kapsamadığı değerlendirilmekte iken, anılan maddede yer alan "merkezi ve ortak sınav" tanımına uygun olarak yapılan ve başvurucular bakımından daha geniş kapsamlı olan KPSS, ALES, YDS, YGS, LYS, TEOG ve benzeri gibi sınavların ise bu özel yargılama usulü kapsamında olduğu değerlendirilmektedir.
Bu durumda; 2577 Sayılı Kanunun 20/B maddesinde öngörülen yargılama usulü kapsamında olmayan Hakim Adaylığı Sınavına dair iş ve işlemlerden doğan davaya konu uyuşmazlık bakımından dosyanın, anılan Kanunun 18. maddesi uyarınca tekemmül ettirilerek bir karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin 1. savunmasının alınmasından sonra dosyanın tekemmül ettiği gerekçesiyle verilen Mahkeme kararında usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz isteminin kabulüyle Ankara 4. İdare Mahkemesi'nin 16.12.2014 tarih ve E: 2014/2108, K: 2014/1729 Sayılı kararının, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/c fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 3622 Sayılı Kanunla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarda belirtilen hususlar da gözetilerek tekemmül ettirilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme'ye gönderilmesine, kullanılmayan 41,50-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 ( onbeş ) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 17.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg