AVŞAR HUKUK BÜROSU

D8D E. 2015/1824-K. 2015/10504

T.C.
DANIŞTAY
8. DAİRE
E. 2015/1824
K. 2015/10504
T. 24.11.2015
• TAŞINMAZIN BEDELSİZ İADESİ İSTEMİ (6292 S.K. Kapsamında - Dava Konusu İşlem Her Ne Kadar Sonucu İtibariyle Tapu Kaydında Değişiklik Yapılması Sonucunu Doğuracak Nitelikte Bir İşlem İse de Söz Konusu Taşınmazın 6292 S.K. Kapsamında Bedelsiz Olarak İade Şartlarını Taşıyıp Taşımadığının Tespitine Yönelik İşlemin İdari Nitelikte Bir Ön İşlem Olduğu/İdari Yargı Yerince Değerlendirilmesi Gerektiği)
• GÖREVLİ MAHKEME (Taşınmazın 6292 S.K. Kapsamında Bedelsiz Olarak İadesi İstemi - Söz Konusu Taşınmazın 6292 S.K. Kapsamında Bedelsiz Olarak İade Şartlarını Taşıyıp Taşımadığının Tespitine Yönelik İşlemin İdari Nitelikte Bir Ön İşlem Olduğu/6292 S.K.'Da Öngörülen Şartları Taşıyıp Taşımadığının İdari Yargı Yerince Değerlendirileceği)
• YARGI YOLU (Taşınmazın 6292 S.K. Kapsamında Bedelsiz Olarak İadesi İstemi - Taşınmazın 6292 S.K. Kapsamında Bedelsiz Olarak İade Şartlarını Taşıyıp Taşımadığının Tespitine Yönelik İşlemin İdari Nitelikte Bir Ön İşlem Olduğu/6292 S.K.'Da Öngörülen Şartları Taşıyıp Taşımadığının İdari Yargı Yerince Değerlendirilmesi Gerektiği)
2577/m.2
2576/m.5
6292/m.7
ÖZET : Dava; davacının, taşınmazın 6292 S.K. kapsamında bedelsiz olarak iadesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin İstanbul Defterdarlığı Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.Dava konusu işlem, her ne kadar sonucu itibariyle tapu kaydında değişiklik yapılması sonucunu doğuracak nitelikte bir işlem ise de, söz konusu taşınmazın 6292 S.K. kapsamında bedelsiz olarak iade şartlarını taşıyıp taşımadığının tespitine yönelik idari nitelikte bir ön işlem olduğu, anılan taşınmazın orman sınırı içerisine alınmasına ya da 2/B olarak orman sınırı dışına çıkarılmasına ilişkin olmadığı açıktır.Bu durumda, söz konusu taşınmazın davacıya bedelsiz olarak iade edilebilmesi için 6292 S.K.'da öngörülen şartları taşıyıp taşımadığının idari yargı yerince değerlendirilmesi gerektiğinden, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargıya ait olduğu ve davanın görev yönünden reddine dair kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
İstemin Özeti : İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 10/12/2014 gün ve E:2014/2314, K:2014/2237 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi : İsteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
KARAR : Dava; davacının, İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, Aşağı Dudullu Mahallesi'nde bulunan 101 parsel sayılı taşınmazın, 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iadesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 23.09.2014 tarih 082543 sayılı İstanbul Defterdarlığı Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünün tapu kayıtlarında değişiklik meydana getirebilecek bir şekilde karar vermeye yetkili olan adli yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
2576 sayılı Bölge idare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 5. maddesinde; idare mahkemelerinin, vergi uyuşmazlıklarıyla ilk derecede Danıştay'da çözümlenecek olanlar dışındaki iptal davalarını çözümlemekle görevli oldukları belirtilmiş, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde de, idari dava türleri arasında sayılan iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış ve bu davaların da idari yargı yerinde görülmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
İptal davalarının yukarıda anılan kanun maddeleri hükümleri ile ortaya konulan hukuki nitelikleri göz önüne alındığında; idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen, yeni bir hukuki durum yaratan ya da değiştiren idari işlemlerinin iptal davasının konusunu teşkil ettiği açıktır.
Anayasa Mahkemesi 25.05.1976 günlü E: 1976/1, K: 1976/38 sayılı kararında idari işlemi kamu kurumu ya da idare örgütü içinde yer alan bir idari makamca verilmiş ve idarenin idare hukuku alanında gördüğü idari faaliyetlerle ilgili işlem olarak; Uyuşmazlık Mahkemesi de 20.02.1989 günlü E:1988/2. K:1989/1 sayılı kararında, idari işlemi kamu kurum ve kuruluşları tarafından kamu hukuku kuralları uyarınca tek taradı olarak tesis edilen ve re'sen uygulanabilir nitelikte olan hukuki tasarruf olarak tanımlamıştır.
Öte yandan, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun "2/A veya 2/B Belirtmelerinin Terkini ve İade Edilecek Taşınmazlar" başlıklı 7. maddesininde;
(1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde:
a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder. Aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.
b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya da akdi haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.
c) Bu fıkra kapsamında kalan taşınmazların kullanıcılarının kayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları ve kayıt maliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde, kullanıcılar bu Kanunda belirtilen şartları taşısalar dahi doğrudan satış hakkından yararlanamazlar.
(2) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırı dışına çıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulması gereken taşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmaz ve bunlar hakkında dava açılmaz.
(3) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerin hakları bu süre sonunda sona erer, bu kişiler idareden başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve dava açamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilli olanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göre değerlendirilir.
(4) Bu maddeye göre ilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünce açılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen, fiilen orman niteliğinde olan veya bu nedenle dava açılması gereken, ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken veya Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iade edilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen ve ilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilen rayiç bedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlar verilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Aşağı Dudullu Mahallesi'nde bulunan 101 parsel sayılı taşınmazın, 2/B niteliğinde olduğu ve 6292 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca bedelsiz olarak tarafına iadesi istemiyle yaptığı başvurunun 23.09.2014 tarih 082543 sayılı İstanbul Defterdarlığı Anadolu Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı işlemi ile reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu işlem, her ne kadar sonucu itibariyle tapu kaydında değişiklik yapılması sonucunu doğuracak nitelikte bir işlem ise de, söz konusu taşınmazın 6292 sayılı Yasa kapsamında bedelsiz olarak iade şartlarını taşıyıp taşımadığının tespitine yönelik idari nitelikte bir ön işlem olduğu, anılan taşınmazın orman sınırı içerisine alınmasına ya da 2/B olarak orman sınırı dışına çıkarılmasına ilişkin olmadığı açıktır.
Bu durumda, söz konusu taşınmazın davacıya bedelsiz olarak iade edilebilmesi için 6292 sayılı Yasada öngörülen şartları taşıyıp taşımadığının idari yargı yerince değerlendirilmesi gerektiğinden, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargıya ait olduğu ve davanın görev yönünden reddine dair kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; İstanbul 3. İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 24.11.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg