AVŞAR HUKUK BÜROSU

D9D E. 2011/2020-K. 2014/8412

T.C.
DANIŞTAY
9. DAİRE
E. 2011/2020
K. 2014/8412
T. 19.11.2014
• DÜZELTME ŞİKAYET BAŞVURUSUNUN REDDİNE İLİŞKİN İŞLEMİN İPTALİ İSTEMİ ( Tarh Zamanaşımı Süresinden Sonra Tarh ve Tebliğ İşlemleri Yapıldığı - Davacı Tarafından Haberdar Olunduktan Sonra Yapılan Düzeltme Başvurusunun Tarh Zamanaşımı Gerekçe Gösterilerek Reddinin Doğru Olmadığı )
• TARH ZAMANAŞIMI SÜRESİNDEN SONRA TARH VE TEBLİĞ YAPILMASI ( Düzeltme Şikayet Başvurusunun Reddine İlişkin İşlemin İptali İstemi - Davalı İdarece Zamanaşımı Kurallarına Riayet Edilmediği/Davacı Düzeltme İstemi Zamanaşımı Süresi Dolduğu Öne Sürülerek Kabul Edilmemesi Hak ve Nesafet Kurallarına Aykırı Olduğu )
• İDARENİN ZAMANAŞIMI KURALLARINA UYMAMASI ( Tarh Zamanaşımı Süresinden Sonra Tarh ve Tebliğ İşlemleri Yapıldığı - Düzeltme Şikayet Başvurusunun Reddine İlişkin İşlemin İptali İstemi/Davacı Tarafından Haberdar Olunduktan Sonra Yapılan Düzeltme Başvurusunun Tarh Zamanaşımı Gerekçe Gösterilerek Reddinde Hukuka Uyarlık Bulunmadığı )
• HAK VE NESAFET KURALLARI ( Düzeltme Şikayet Başvurusunun Reddine İlişkin İşlemin İptali İstemi - Tarh Zamanaşımı Süresinden Sonra Tarh ve Tebliğ İşlemleri Yapıldığı/Davacı Tarafından Haberdar Olunduktan Sonra Yapılan Düzeltme Başvurusunun Tarh Zamanaşımı Gerekçe Gösterilerek Reddedildiği - Davanın Reddi Bozma Nedeni Olduğu )
213/m.122,124,126
ÖZET : Dava; düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir. Olayda, tarh zamanaşımı süresinden sonra tarh ve tebliğ işlemleri yapıldığı; davalı idarece zamanaşımı kurallarına riayet edilmediği ancak davacı düzeltme isteminin zamanaşımı süresinin dolduğu öne sürülerek kabul edilmediği, bu durumun çelişki oluşturduğu açık olup, davacı tarafından durumdan haberdar olunduktan sonra yapılan düzeltme başvurusunun tarh zamanaşımı gerekçe gösterilerek reddedilmesinde hak ve nesafet kurallarına uygunluk görülmemiştir.
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 2001, 2002 ve 2003 yıllarına dair olarak salınan cezalı katma değer vergisinin terkini istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun 2001 ve 2002 yıllarına ait kısmının reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi'nin kararının; dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:
KARAR : Davacı adına, 2001, 2002 ve 2003 yıllarına dair olarak salınan cezalı katma değer vergisinin terkini istemiyle yapılan şikayet başvurusunun 2001 ve 2002 yıllarına ait kısmının reddine dair 6.5.2009 tarih ve 10124 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Düzeltmede Zamanaşımı" başlıklı 126. maddesinde, 114. maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği, ancak düzeltme zamanaşımı süresinin; zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı; ilan yoluyla tebliğ edilip vergi mahkemesinde davaya konu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği; ihbarname ve ödeme emri ilan yolu ile tebliğ edilen vergilerde 6183 Sayılı Kanun'a göre haczin yapıldığı tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Anılan madde hükümlerinin değerlendirilmesinden, düzeltme zamanaşımı süresi konusunda oluşabilecek farklı durumlar için ayrı hükümler getirilmek suretiyle, beş yıllık genel zamanaşımı süresinin istisnai olarak hangi durumlarda uzayabileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 2001, 2002 ve 2003 dönemleri için katma değer vergisi iade talebinde bulunduğu, vergi dairesince yapılan araştırma neticesinde ihraç edilen mallara ait gümrük beyannamelerinin aslı veya onaylı örneklerinin katma değer vergisi beyannamelerine eklenmediğinin tespiti üzerine, söz konusu gümrük beyannamelerin 15 gün içinde ibrazının gerektiği, aksi halde matrah takdirine gidileceği hususundaki 28.9.2007 tarihli eksiklik yazısının tebliğe çıkarıldığı ancak davacıya tebliğ edilemediği, bunun üzerine ilgili dönemlerin takdire sevk edildiği, takdir komisyonu kararına istinaden düzenlenen ihbarnamelerin davacının adresinde bulunamaması sebebiyle ilanen tebliğ edildiği, şirket müdürünün yurtdışına çıkışına izin verilmemesi üzerine durumdan haberdar olunduğu, akabinde davacı tarafından 213 Sayılı Yasa'da yer alan "düzeltme" hükümleri çerçevesinde 19.9.2008 tarihinde Vergi Dairesi Müdürlüğüne düzeltme talebinde bulunulduğu, talebinin reddi üzerine Gelir İdaresi Başkanlığı'na şikayet yolu ile başvurulduğu, başvuruya Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 6.5.2009 tarih ve 10124 Sayılı yazısıyla; 2003 yılına dair tarhiyatların terkinin yapılacağı ancak 2001 ve 2002 yılı vergi ve cezaları bakımından düzeltme zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle düzeltme işleminin yapılamayacağı yönünde ret cevabı verildiği, bu cevaba karşı görülmekte olan davanın açıldığı, mahkemece 2001 ve 2002 yıllarına dair tarhiyatın düzeltilmesi istemiyle verilen dilekçenin genel zamanaşımı süresi olan beş yıl geçtikten sonra 19.9.2008 tarihinde verildiğinin görüldüğü gerekçesi ile açılan davanın reddedildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, tarh zamanaşımı süresinin 2001 yılı için 31.12.2006, 2002 yılı için ise 31.12.2007 tarihinde dolduğu, sözkonusu vergi ve cezalar için 2007 yılında takdir komisyonuna başvurulduğu; ardından 2007 tarihli ihbarnameler düzenlenerek 24.11.2007 tarihinde ilanen tebliğ edildiği saptanmıştır.
Bu durumda, 2001 yılına ait vergi ve cezalar için 31.12.2006 tarihinde dolacak olan tarh zamanaşımı süresinden sonra 2007 yılında tarh ve tebliğ işlemlerinin yapıldığı; davalı idarece zamanaşımı kurallarına riayet edilmediği ancak davacı düzeltme isteminin zamanaşımı süresinin 31.12.2006 tarihinde dolduğu öne sürülerek kabul edilmediği, bu durumun çelişki oluşturduğu açık olup, davacı tarafından durumdan haberdar olunduktan sonra yapılan düzeltme başvurusunun tarh zamanaşımı gerekçe gösterilerek reddedilmesinde hak ve nesafet kurallarına uygunluk görülmemiştir.
Bir başka anlatımla, vergi ve cezaların beş yıl içinde, en son 31.12.2006 tarihine kadar tarh ve tebliği gerekirken bu tarihten sonra 2007 yılında tarh ve tebliğ edildiği görüldüğünden, davacının anılan tarihten önce düzeltme yoluna başvurmasına fiilen ve hukuken imkan bulunmamaktadır.
2002 yılına ait vergi ve cezanın ise zamanaşımı süresinin son yılı içerisinde tarh ve tebliğ edildiği bu durumda 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 126. maddesinin ( a ) bendi uyarınca düzeltme zamanaşımı süresinin bir yıl uzayacağı, davacı tarafından 19.9.2008 tarihinde düzeltme yoluna gidildiği dolayısıyla düzeltme başvurusunun zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından yukarda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar veren vergi mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüne, Vergi Mahkemesi'nin kararının BOZULMASINA bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 19.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg