AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y10CD E. 2016/278-K. 2016/735

T.C.
YARGITAY
10. CEZA DAİRESİ
E. 2016/278
K. 2016/735
T. 10.3.2016
• UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ YAPMA SUÇU (Sanığın Diğer Sanığın Suçuna İştirak Ettiğine İlişkin Şüpheyi Aşan Kesin ve Yeterli Delil Bulunmadığı - Sanığın Fiilinin Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçunu Oluşturduğu/Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Hüküm Kurulmasının Hatalı Olduğu)
• KULLANMAK İÇİN UYUŞTURUCU MADDE BULUNDURMA (Sanığın Üzerinde ve Montunun Cebinde İki Adet Uyuşturucu Niteliğindeki Tablet Bulunduğu ve Sabit Olan Fiilinin Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçunu Oluşturduğunun Gözetilmesi Gerektiği)
• HAK YOKSUNLUĞU (Hükümden Sonra Yürürlüğe Giren Anayasa Mahkemesi Kararı İle 5237 S. TCK'nun 53. Md. Düzenlemesinin Bazı Hükümlerinin İptal Edilmesi Nedeniyle Bu Maddenin Uygulanması Açısından Sanığın Durumunun Yeniden Belirlenmesinde Zorunluluk Bulunduğu)
• DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ (Sanığın Fiilinin Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçunu Oluşturduğu ve Bu Suçla İlgili Ayrıca Soruşturma Yapıldığı Dikkate Alınarak Sözü Edilen Soruşturma Sonucunun Araştırılması Dava Açılmış İse Davaların Birleştirilmesi Gerektiği)
5237/m.53
ÖZET : Sanığın diğer sanığın suçuna iştirak ettiğine ilişkin, şüpheyi aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı ve Mahkeme'nin bu yöndeki kabulünün yerinde olduğu; ancak üzerinde ve montunun cebinde 2 adet uyuşturucu niteliğindeki tablet bulunduğu ve sabit olan fiilinin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında beraat hükmü kurulması hatalıdır. Hükümden sonra yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi kararı ile, 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Öte yandan, diğer sanığın fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma'' suçunu oluşturduğu ve bu suçla ilgili ayrıca soruşturma yapıldığı dikkate alınarak, sözü edilen soruşturma sonucunun araştırılması, dava açılmış ise davaların birleştirilmesi, mükerrer dava olup olmadığı da belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suç niteliği yanlış belirlenerek “uyuşturucu madde ticareti yapma“ suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması yasaya aykırıdır.
DAVA : Dosya incelendi.
Gereği Görüşülüp Düşünüldü:
KARAR : A-) Sanık M. hakkındaki beraat hükmünün incelenmesi:
Sanığın diğer sanık A.'ın suçuna iştirak ettiğine ilişkin, şüpheyi aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı ve Mahkeme'nin bu yöndeki kabulünün yerinde olduğu; ancak üzerinde ve montunun cebinde 2 adet uyuşturucu niteliğindeki tablet bulunduğu ve sabit olan fiilinin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı'nın temyiz itirazları bu sebeple yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
B-) Sanık A. hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA; ancak bu durumun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-) Sanık H. M. hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Olay tarihinde sanığın evinde ele geçirilen ve kullanım sınırında kalan 24 adetten ibaret MDMA içeren tableti kullanmak için bulundurduğuna dair savunmasının aksine, diğer sanık A.'ın önceki ifadeleriyle çelişen kovuşturma aşamasındaki soyut beyanı dışında satacağına veya başkasına devredeceğine dair kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sanığın fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma'' suçunu oluşturduğu ve bu suçla ilgili ayrıca soruşturma yapıldığı dikkate alınarak, sözü edilen soruşturma sonucunun araştırılması, dava açılmış ise davaların birleştirilmesi, mükerrer dava olup olmadığı da belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suç niteliği yanlış belirlenerek “uyuşturucu madde ticareti yapma“ suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması
SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 10.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg