AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y14CD E. 2015/10288-K. 2016/1183

T.C.
YARGITAY
14. CEZA DAİRESİ
E. 2015/10288
K. 2016/1183
T. 11.2.2016
• ÇOCUĞUN BASİT CİNSEL İSTİSMARI SUÇU (Mağdurenin Sıcağı Sıcağına Alınan ve Samimi Görülen İlk Beyanlarında Sanığın Kendisini Sadece Yanağından Öptüğünü İfade Ettiği - Sanığın Eyleminin Sarkıntılık Düzeyinde Kaldığı/Mağdurenin Ruh ve Beden Sağlığını Bozacak Nitelikte Eylem/Cinsel İstismar)
• EYLEMİN SARKINTILIK DÜZEYİNDE KALDIĞI (Sanık Hakkında Çocuğun Basit Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümden Sonra Yürürlüğe Giren 6545 S.K. Değerlendirilerek Her İki Kanunla İlgili Uygulamanın Denetimine İmkan Verecek Şekilde Kararda Gösterilmesi Gereği - Çocuğun Basit Cinsel İstismarı)
• HAK YOKSUNLUĞU (Anayasa Mahkemesinin Vermiş Olduğu Kısmi İptal Kararının Yerel Mahkemece Dikkate Alınması Gerektiği - Fazla Ceza Tayin Edildiği)
• FAZLA CEZA TAYİNİ (Sanığın Eylemine Uyan Suç Vasfıyla İlgili Mahkemece Yanılgıya Düşülerek Fazla Ceza Tayin Edilmesinin Hatalı Olduğunun Kabulü)
• ŞİKAYET (Diğer Sanık Hakkındaki Suçun Şikayete Tabi Olmadığı Halde Mağdurenin Şikayetten Vazgeçtiğinden Kamu Davasının Düşmesine Karar Verilemeceği)
5237/m. 53,109
ÖZET : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir, tehdit veya hile ile işlediklerine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek kanıtlanın eylemlerine uyan TCK'nın109/1. M. gereğince cezalandırılmaları yerine, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde TCK'nın 109/2. M.uygulanması suretiyle fazla ceza tayini hatalıdır.Mağdurenin sıcağı sıcağına alınan ve samimi görülen ilk beyanlarında, sanığın kendisini sadece yanağından öptüğünü ifade etmesi karşısında eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alınıp beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükümden sonra yürürlüğe giren 6545 S.K. değerlendirilerek her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerekir.Anayasa Mahkemesi'nin hak yoksunluğu hakkındaki iptal kararının da gözönünde bulundurulması gerekir. Mağdure ...'nin aşamalardaki beyanları, diğer sanığın savunmaları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayan sanığın müsnet suçtan beraati yerine, atılı suçun şikayete tabi olmadığı da gözetilmeden mağdurenin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi de kanuna aykırıdır.
DAVA : İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR : Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre, sanıkların mağdure ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cebir, tehdit veya hile ile işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek kanıtlanan eylemlerine uyan TCK'nın 109/1. maddesi gereğince cezalandırılmaları yerine, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde TCK'nın 109/2. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Sanık ...'ın mağdure ...'e yönelik eyleminin, mağdurenin sıcağı sıcağına alınan ve samimi görülen ilk beyanlarında, sanığın kendisini sadece yanağından öptüğünü ifade etmesi karşısında eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alınıp beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle sanık ...'ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılması lüzumu,
Mağdure ...'nin aşamalardaki beyanları, sanık ...'ın savunmaları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayan sanığın müsnet suçtan beraati yerine, atılı suçun şikayete tabi olmadığı da gözetilmeden mağdurenin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi,
SONUÇ : Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg