AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y16CD E. 2015/6533-K. 2016/897

T.C.
YARGITAY
16. CEZA DAİRESİ
E. 2015/6533
K. 2016/897
T. 9.2.2016
• İFTİRA SUÇU (Sanığın Olayı Aktarırken Katılanın "Dolaylı Olarak Kendilerinden Farklı Bir Talepte" Bulunduğunu Katılanın Olay Esnasındaki Hal ve Davranışlarından Çıkardığını Belirttiği Katılana Açık ve Net Bir Şekilde Konusu Suç Teşkil Eden Ya da İdari Yaptırım Uygulanmasını Gerektiren Bir Fiil İsnat Edilmediği İçin de Katılan Hakkında İdari-Adli Bir İşlem Yapılmadığı Gözetilmeden İftira Suçundan Sanığın Mahkumiyetine Karar Verilemeyeceği)
• CEZANIN BELİRLENMESİ VE BİREYSELLEŞTİRMESİ (İftira - Orantılılık İlkesi Çerçevesinde Suçun İşleniş Biçimi Kullanılan Araçlar İşlendiği Zaman ve Yer Konusunun Önem ve Değeri Meydana Getirdiği Tehlike İle Sanıkların Kasta Dayalı Kusurlarının Ağırlığı Güttükleri Amaç ve Saik de Göz Önünde Bulundurularak Makul Bir Cezaya Hükmedilmesi Gerekirken Teşdidin Derecesinde Yanılgıya Düşülmek Suretiyle Fazla Ceza Tayininin Bozmayı Gerektirdiği)
2709/m.138/1
5237/m.53,61
ÖZET : 1-Sanığın, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünü telefonla arayarak rütbeli bir memurla görüşmek istemesinin akabinde, kendisini telefonla arayıp maruzatını soran tanık Komiser Yrd.'na aktardığı olayın, ana hatlarıyla; vuku bulan bir olay olduğu, ancak sanığın, olayı aktarırken katılanın "dolaylı olarak kendilerinden farklı bir talepte" bulunduğunu, katılanın olay esnasındaki hal ve davranışlarından çıkardığını belirttiği, katılana açık ve net bir şekilde konusu suç teşkil eden ya da idari yaptırım uygulanmasını gerektiren bir fiil isnat edilmediği için de katılan hakkında idari-adli bir işlem yapılmadığı gözetilmeden, unsurları itibariyla oluşmayan iftira suçundan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği tehlike ile sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, güttükleri amaç ve saik de göz önünde bulundurularak makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini bozmayı gerektirmiştir.
DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR : 1- İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, somut olayda; sanığın, Afyon Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünü telefonla arayarak rütbeli bir memurla görüşmek istemesinin akabinde, kendisini telefonla arayıp maruzatını soran tanık Komiser Yrd. ...'ye aktardığı olayın, ana hatlarıyla; vuku bulan bir olay olduğu, ancak sanığın, olayı aktarırken katılanın "dolaylı olarak kendilerinden farklı bir talepte" bulunduğunu, katılanın olay esnasındaki hal ve davranışlarından çıkardığını belirttiği, katılana açık ve net bir şekilde konusu suç teşkil eden ya da idari yaptırım uygulanmasını gerektiren bir fiil isnat edilmediği için de katılan hakkında idari-adli bir işlem yapılmadığı gözetilmeden, unsurları itibariyla oluşmayan iftira suçundan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule ve uygulamaya göre de;
a- Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği tehlike ile sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, güttükleri amaç ve saik de göz önünde bulundurularak makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini,
b- Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
SONUÇ : Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 09.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg