AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y2CD E. 2015/16996-K. 2015/23874

T.C.
YARGITAY
2. CEZA DAİRESİ
E. 2015/16996
K. 2015/23874
T. 23.12.2015
• KABLO ÇALINARAK SATILMASI ( Sanığın Suçlamayı Reddedip Hırsızlık Eylemine Katılmadığını ve Diğer Sanıkların Getirdikleri Kabloları Satın Alacağı Yönünde Beyanda Bulunmadığını Belirttiği - Ekspertiz Raporu ve Diğer Sanıkların Anlatımlarına Göre Sanığın Olay Yerinde Bulunduğu Sabit Olmadığı Gibi Kabloları Satın Alacağını Vaat Ettiğinin de Kanıtlanamadığı/Mahkumiyetine Karar Verilmemesi Gerektiği )
• HIRSIZLIK ( Sanığın Suçlamayı Reddedip Hırsızlık Eylemine Katılmadığını ve Diğer Sanıkların Getirdikleri Kabloları Satın Alacağı Yönünde Beyanda Bulunmadığını Belirttiği - Ekspertiz Raporu ve Diğer Sanıkların Anlatımlarına Göre Sanığın Olay Yerinde Bulunduğu Sabit Olmadığı Gibi Kabloları Satın Alacağını Vaat Ettiğinin de Kanıtlanamadığı/Mahkumiyetine Karar Verilemeyeceği )
• MALA ZARAR VERME ( Suça Konu Kabloları Keserek Zarar Verme Eylemi - Hırsızlık Suçunun Konusu İle Mala Zarar Verme Suçunun Konusunun ve Korunan Hukuki Yararın Aynı Olduğu/Eylemin Ayrıca Mala Zarar Verme Suçunu Oluşturmayacağı )
5237/m. 141, 151
ÖZET : Sanıklar hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hüküm kurulmuştur.
Sanıklardan biri, suçlamayı reddedip, hırsızlık eylemine katılmadığını, hurdacılık yaptığını, diğer sanıklardan daha önce kablo alıp almadığını hatırlamadığını ve getirdikleri kabloları satın alacağı yönünde beyanda bulunmadığını belirtmiştir. Gerek ekspertiz raporu gerekse diğer sanıkların anlatımlarına göre sanığın olay yerinde bulunduğu sabit olmadığı gibi kabloları satın alacağını vaat ettiği de kanıtlanamadığı halde mahkumiyetine karar verilmesi isabetsizdir.
Suça konu kabloları keserek zarar verme eyleminin, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun ve korunan hukuki yararın aynı olması nedeniyle, ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmelidir.
DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR : 1- Sanık Ş. K.'nın, yokluğunda verilip, 09.01.2013 günü aynı konutta oturan kardeşi Ş. K.'ya tebliğ edilen hükmün, tebliğ edilmediği gerekçesine dayandırdığı eski hale getirme istemi yerinde görülmediğinden, yasal süresinde olmayan 17.09.2015 günlü temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık S. P. hakkında her iki hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazları nedeniyle yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3- Sanık A. G. hakkında hırsızlık ve mala zarar verme, sanık S. P. hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
a ) Aşamalarda suçlamayı reddedip, hırsızlık eylemine katılmadığını, hurdacılık yaptığını, diğer sanıklardan daha önce kablo alıp almadığını hatırlamadığını ve getirdikleri kabloları satın alacağı yönünde beyanda bulunmadığını belirten sanık A. G.'nün, gerek ekspertiz raporu gerekse diğer sanıkların anlatımlarına göre olay yerinde bulunduğu sabit olmadığı gibi kabloları satın alacağını vaat ettiği de kanıtlanamadığı halde mahkumiyetine karar verilmesi,
b ) Suça konu kabloları keserek zarar verme eyleminin, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun ve korunan hukuki yararın aynı olması nedeniyle, ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, bu suçtan da hükümlülük kararı verilmesi,
c ) Kabule göre de;
Mala zarar verme suçundan temel cezanın, suçun nitelikli halini düzenleyen TCK'nın 152/1-a maddesi uyarınca belirlenmesi gerekirken, aynı Yasa'nın 151/1. maddesi uyarınca ceza tayin edilip, daha sonra TCK'nın 152/1-a maddesinin uygulanması suretiyle hükmün karıştırılması,
SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg