AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y21CD E. 2015/6098-K. 2016/2933

T.C.
YARGITAY
21. CEZA DAİRESİ
E. 2015/6098
K. 2016/2933
T. 29.3.2016
• RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK ( Sanığın Sahte Nüfus Cüzdanı Kullanarak Kurulan Şirket Adına Sahte Kimlikle Çek Keşide Ettiği İddiası/Nüfus Cüzdanı Talep Belgesi ve İmza Beyannamesinin Asıllarının Duruşmaya Getirtilip İnceleneceği - Sahteciliğe Konu Belgeler Üzerindeki Fotoğrafların Sanığa Ait Olup Olmadığı Yönünde İnceleme ve Karşılaştırma Yapılacağı/İmza Beyannamesinde Mağdur Adına Atılı İmzaların Sanığa Ait Olup Olmadığı Hususunda Yeniden Bilirkişi İncelemesi Yaptırılacağı )
• SAHTE NÜFUS CÜZDANI KULLANARAK KURULAN ŞİRKET ADINA SAHTE KİMLİKLE ÇEK KEŞİDE EDİLMESİ ( Nüfus Cüzdanı Talep Belgesi ve İmza Beyannamesinin Asıllarının Duruşmaya Getirtilip İnceleneceği - Sahteciliğe Konu Belgeler Üzerindeki Fotoğrafların Sanığa Ait Olup Olmadığı Yönünde İnceleme ve Karşılaştırma Yapılacağı/İmza Beyannamesinde Mağdur Adına Atılı İmzaların Sanığa Ait Olup Olmadığı Hususunda Yeniden Bilirkişi İncelemesi Yaptırılacağı )
• FOTOKOPİ BELGELER ÜZERİNDE İNCELEME YAPILMASI ( Resmi Belgede Sahtecilik - Fotokopi Belge Üzerinden Yapılan Bilirkişi İncelemesinin Hükme Esas Alınamayacağı/Nüfus Cüzdanı Talep Belgesi ve İmza Beyannamesinin Asıllarının Duruşmaya Getirtilip İnceleneceği )
5237/m. 204
ÖZET : Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulmuştur.
Sanık hakkında mağdur adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte nüfus cüzdanını kullanarak noterde imza beyannamesi düzenleterek, bu beyanname ve kimlik bilgileriyle şirket kurduktan sonra şirket adına çek karnesi alıp aynı sahte kimlikle çekler keşide ettiği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
Sanığın suçu kabul etmediğini belirtmesi ve bilirkişi raporunun ise fotokopi belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenmesi ve fotokopi belge üzerinden yapılan bilirkişi incelemesinin de hükme esas alınamayacağının anlaşılması karşısında, nüfus cüzdanı talep belgesi ve imza beyannamesinin asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadıklarının kararda tartışılması ve denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulması, ayrıca sahteciliğe konu belgeler üzerindeki fotoğrafların sanığa ait olup olmadığı yönünde inceleme ve karşılaştırma yapılması, imza beyannamesinde mağdur adına atılı imzaların sanığa ait olup olmadığı hususunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir.
DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR : I- Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükme ilişkin incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun yasada gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4. ve 104/2. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8.maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin incelemede;
1- Sanık hakkında mağdur . adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte nüfus cüzdanını kullanarak noterde imza beyannamesi düzenleterek, bu beyanname ve kimlik bilgileriyle ... Tekstil Sanayi ve Tic. Ltd. Şirketini kurduktan sonra şirket adına çek karnesi alıp aynı sahte kimlikle çekler keşide ettiği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; sanığın aşamalardaki savunmasında suçlamaları kabul etmediğini belirtmesi, 02.06.2010 tarihli bilirkişi raporunun ise fotokopi belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenmesi ve fotokopi belge üzerinden yapılan bilirkişi incelemesinin de hükme esas alınamayacağının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için, sahteciliğe konu nüfus cüzdanının nüfus cüzdanı talep belgesine istinaden nüfus müdürlüğünden verilmiş olması ve noterde düzenlenen imza beyannamesi sırasında bu nüfus cüzdanının kullanılmış olması karşısında, nüfus cüzdanı talep belgesi ve imza beyannamesinin asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadıklarının kararda tartışılması ve denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulması, ayrıca sahteciliğe konu belgeler üzerindeki fotoğrafların sanığa ait olup olmadığı yönünde inceleme ve karşılaştırma yapılması, imza beyannamesinde mağdur adına atılı imzaların sanığa ait olup olmadığı hususunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de,
a)- Sanığın sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile nüfus idaresinden aldığı kimlik sonrası noterde kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olan imza beyannamesi tanzim edilmesini sağladıktan sonra şirket kurarak şirket hesabından bankadan çek karnesi alması eylemlerinin zincirleme şekilde kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçunu (765 sayılı Yasanın 342/2, 80, 5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 43/1. maddeleri) oluşturacağı, suç tarihi ve zamanaşımı hükümleri de gözetilerek buna göre lehe yasa karşılaştırması yapılması gerektiği gözetilmeden, eylemin 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 765 sayılı TCK'nun342/1. maddeleri kapsamında kaldığı değerlendirilerek; yazılı şekilde uygulama yapılması,
b)- Sanığın talimat mahkemesinde alınan 24.04.2012 tarihli savunmasında lehe hükümlerin uygulanması yönündeki talebine rağmen TCK'nun 51. ve 62. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
c)- T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk bulunması,
SONUÇ : Bozmayı gerekmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, CMUK'nun 326/ son maddesi gereğince sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakları saklı kalmak üzere, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 29.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg