AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y4CD E. 2013/36769-K. 2016/2475

T.C.
YARGITAY
4. CEZA DAİRESİ
E. 2013/36769
K. 2016/2475
T. 15.2.2016
• SANIK HAKKINDAKİ HÜKMÜN AÇIKLANMASI (Sanık Hakkında Açıklanmasına Karar Verilecek Yeni Hükmün Yargıtay İncelemesine Tabi Olacak ve Kesinleşmesi Halinde İnfaza Verilecek Mahiyette Hüküm Niteliğinin Bulunması Gereği - Kararın Dayandığı Tüm Kanıtlar ve Ulaşılan Sonuçların Değerlendirileceği)
• HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI (Sanığın Beş Yıllık Denetimli Serbestlik Süresi İçerisinde Kasıtlı Suç İşlediğinden Hükmün Açıklanmasına Karar Verildiği - Yeni Hükmün Gerekçesinin Yargıtay Denetimine Uygun Olması Gereği/Hangi Delillere Üstünlük Tanındığının Açık Olarak Gerekçede Belirtileceği)
• CEZANIN ŞAHSİLEŞTİRİLMESİ (Sanık Hakkında Açıklanmasına Karar Verilecek Yeni Hükmün Yargıtay İncelemesine Tabi Olacak ve Kesinleşmesi Halinde İnfaza Verilecek Mahiyette Hüküm Niteliğinin Bulunması Gereği - Sanık Hakkında Yüklenen Suçun Unsurlarının Nelerden İbaret Olduğunun Belirtilmesi Gerektiği)
5271/m. 223,230,231/11
2709/m. 141
ÖZET : Sanığın yeniden kasıtlı suç işlediğinden, hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekir.
DAVA : Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
KARAR : Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın 18.02.2010 tarih ve 2009/708 E, 2010/146 K sayılı ilamla hükümlülüğüne karar verilip, CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetim süresi içinde yükümlülük yüklenmemesine, hükmün kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde 21.05.2011 tarihinde yeniden kasıtlı suç işlediğinden, hükmün CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasanın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılarak hükmün gerekçesiz bırakılması,
2-CMK'nın 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine, ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir” şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, açıklanması geri bırakılan hükümdeki 5 ay hapis cezasının seçenek yaptırımlardan biri olan adli para cezasına çevrilmesi,
SONUÇ : Kanuna aykırı, sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle, sair yönler incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken karşı temyiz olmadığından 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/ son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg