AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y1HD E. 2014/14145-K. 2016/2139

T.C.
YARGITAY
1. HUKUK DAİRESİ
E. 2014/14145
K. 2016/2139
T. 24.2.2016
• ELATMANIN ÖNLENMESİ (Dava Dilekçesinin Bağımsız Bölüme Ait Adreste Bizzat Davalıya Tebliğ Edildiği/Dosya İçerisinde Bulunan Vekaletnamede Davalının Aynı Adresi Gösterdiği - Kayden Davacıya Ait Bağımsız Bölüme Davalı Tarafından da Elatıldığı Gözetilerek Davanın Kabulüne Karar Verilmesi Gerektiği)
• KOLLUK ARAŞTIRMASI (Davalının Başka Bir Adreste İkamet Etiği Belirtilmiş İse de Eldeki Davaya Dair Dava Dilekçesinin Bağımsız Bölüme Ait Adreste Bizzat Davalıya Tebliğ Edildiği/Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden Yapılan Sorguda da Aynı Adresin Davalıya Ait Olduğu - Elatmanın Önlenmesi)
• ADRESİN TESPİTİ (Sosyal Güvenlik Kurumu İl Emniyet Müdürlüğü Nüfus Müdürlüğü Elektrik ve Türk Telekom İdareleri İle Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlığından Yapılan Araştırma Sonucunda Adresinin Çekişme Konusu Taşınmaz Olduğu - Kayden Davacıya Ait Bağımsız Bölüme Davalı Tarafından da Elatıldığının Kabulü Gerektiği)
4721/m.683
ÖZET : Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Her ne kadar kolluk görevlilerince yapılan araştırmada, davalının başka bir adreste ikamet etiği belirtilmiş ise de; davacı tarafından dava açılmadan önce noterde düzenlenen ve çekişme konusu taşınmazın bulunduğu adreste davalıya gönderilen ihtarnamenin Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiği, eldeki davaya dair dava dilekçesininde bağımsız bölüme ait adreste bizzat davalıya tebliğ edildiği, dosya içerisinde bulunan vekaletnamede davalının aynı adresi gösterdiği, elektronik ortamda Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden yapılan sorguda da aynı adresin davalıya ait olduğu görülmektedir. Diğer taraftan; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından davalının boşandığı eşi aleyhine ölüm aylığı almak için muvazaalı boşanma sebebiyle açtığı alacak davasında; mahkemesince Sosyal Güvenlik Kurumu, İl Emniyet Müdürlüğü, Nüfus Müdürlüğü, Elektrik ve Türk Telekom idareleri ile Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlığından yapılan araştırma sonucunda adresinin çekişme konusu taşınmaz olduğu saptanarak davanın kabulüne karar verildiği, anılan kararın onandığı anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; davada ileri sürülen iddialar ve yukarda değinilen somut olgular birlikte değerlendirildiğinde kayden davacıya ait bağımsız bölüme davalı tarafından da elatıldığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
DAVA : Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine dair olarak verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu 12 parsel sayılı taşınmazdaki 5 numaralı bağımsız bölüme davalının ihtara rağmen haksız olarak müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın boşanmış olduğu eşi H. tarafından çocukları ile birlikte kullanıldığını, kendisinin bir müdahalesinin olmadığını belirtip husumet ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, husumet yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mesken niteliğindeki çekişme konusu 5 numaralı bağımsız bölümün 11.11.2008 tarihinde satış suretiyle davacı adına tescil edildiği, daha önce davalı ile dava dışı H. evli iken Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/779 esas 1999/603 karar sayılı 22.10.1999 tarihli kararı ile anlaşmalı olarak boşandıkları anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanunun 683. maddesinde "Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir" şeklinde mülkiyet hakkının içeriği belirlenmiştir. Öte yandan, elatma bir haksız fiil olup, taşınmaza fiilen müdahale eden aleyhine elatmanın önlenmesi davası açılabileceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; her ne kadar kolluk görevlilerince yapılan araştırmada, davalının başka bir adreste ikamet etiği belirtilmiş ise de; davacı tarafından dava açılmadan önce 21.3.2013 tarihinde noterde düzenlenen ve çekişme konusu taşınmazın bulunduğu adreste davalıya gönderilen ihtarnamenin Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiği, eldeki davaya dair dava dilekçesininde 5 numaralı bağımsız bölüme ait adreste bizzat davalıya tebliğ edildiği, dosya içerisinde bulunan 12.9.2012 düzenleme tarihli vekaletnamede davalının aynı adresi gösterdiği, 12.2.2014 tarihinde elektronik ortamda Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden yapılan sorguda da aynı adresin davalıya ait olduğu görülmektedir.
Diğer taraftan; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından davalının boşandığı eşi H. T. aleyhine ölüm aylığı almak için muvazaalı boşanma sebebiyle açtığı alacak davasında; mahkemesince Sosyal Güvenlik Kurumu, İl Emniyet Müdürlüğü, Nüfus Müdürlüğü, Elektrik ve Türk Telekom idareleri ile Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlığından yapılan araştırma sonucunda R. A.'ın adresinin çekişme konusu taşınmaz olduğu saptanarak Manisa İş Mahkemesi'nin 2010/766 esas 2014/168 Karar sayılı ve 6.3.2014 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesince 20.5.2014 tarihinde onandığı anlaşılmaktadır.
SONUÇ : Hâl böyle olunca; davada ileri sürülen iddialar ve yukarda değinilen somut olgular birlikte değerlendirildiğinde kayden davacıya ait 5 numaralı bağımsız bölüme davalı tarafından da elatıldığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle (6100 Sayılı Kanun'un geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 Sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene iadesine, 24.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg