AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y1HD E. 2014/14163-K. 2016/2140

T.C.
YARGITAY
1. HUKUK DAİRESİ
E. 2014/14163
K. 2016/2140
T. 24.2.2016
• İMAR PARSELİNE ELATMANIN ÖNLENMESİ İSTEMİ (Davalının İradesi Dışında ve İdari Karara Dayalı Olarak Gerçekleştirilen İmar Uygulaması Sonucu Davacıların Edindiği İmar Parseline Taşkın Hale Geldiği - Davalının Davanın Açılmasına Sebebiyet Vermediği/Haksız İşgal Tazminatı Niteliğindeki Ecrimisil İle Davalının Sorumlu Tutulamayacağı)
• ECRİMİSİL (Davalının Bayiinin Kadastral Parsele Yapmış Olduğu Yapının Davalının İradesi Dışında ve İdari Karara Dayalı Olarak Gerçekleştirilen İmar Uygulaması Sonucu Davacıların Edindiği İmar Parseline Taşkın Hale Geldiği - Davalının Davanın Açılmasına Sebebiyet Vermediği/Haksız İşgal Tazminatı Niteliğindeki Ecrimisil İle Davalının Sorumlu Tutulmasının İsabetsizliği)
• KAİM BEDELİN SAPTANMASI GEREĞİ (Öncelikle Taşkın Kısmın Yıkılması Halinde Binanın Geri Kalan Bölümden Yararlanılıp Yararlanılamayacağının Açıklığa Kavuşturularak Belirlenecek Duruma Göre Kaim Bedelinin Konunun Uzmanı Bilirkişi Aracılığıyla Saptanması Gerektiği - İmar Parseline Elatmanın Önlenmesi Yıkım ve Ecrimisil İstemi)
4721/m.683,995
ÖZET : Dava, imar parseline elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Öncelikle taşkın kısmın yıkılması halinde binanın geri kalan bölümden yararlanılıp yararlanılamayacağının açıklığa kavuşturularak belirlenecek duruma göre kaim bedelinin konunun uzmanı bilirkişi aracılığıyla saptanması, belirlenecek tutarın davalı yararına depo ettirilmesi için davacılara önel verilmesi, bedelin depo edilmesi halinde el atmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi gerekirken, hükmüne uyulan bozma ilamında belirtilen hususlar tam olarak yerine getirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi davalının bayiinin kadastral parsele yapmış olduğu yapının davalının iradesi dışında ve idari karara dayalı olarak gerçekleştirilen imar uygulaması sonucu davacıların edindiği imar parseline taşkın hale geldiği dolayısı ile davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği gözetilerek haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisil ile yargılama giderlerinden sayılan avukatlık ücreti, diğer gider ve harçtan davalının sorumlu tutulması da isabetsizdir.
DAVA : Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım,ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne dair olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Dava, imar parseline elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacılar, davalıya ait yapının kayden maliki oldukları 23 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne dair olarak verilen karar Dairece, "davalıya ait gecekondunun, imar öncesi tapu tahsis belgesinin bulunduğu kadastral parselde kalıp kalmadığının belirlenmediği, kadastral parsel sınırları ile imar sonucu oluşan parsel sınırlarının aynı krokide üzerinde çakıştırılmadığı, eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1766 ada 18 numaralı kadastral parselin tamamı İstanbul Belediyesi adına kayıtlı iken anılan kadastral parselde 287 m² lik gecekondu yeri için İstanbul Belediyesi tarafından davalının eşi A. Ç. adına 14.11.1984 tarih 4287 Sayılı tapu tahsis belgesinin düzenlendiği, 1988 yılında yapılan imar uygulaması sonucu oluşan 3253 ada 18 parsel sayılı taşınmazda 1/2 payın 2981 Sayılı yasa hükümleri uyarınca A. Ç. adına tescil edildiği, 25.12.2002 tarihinde ise anılan 1/2 payın Abdulkadir tarafından eşi davalıya satıldığı hükmüne uyulan Dairenin bozma ilamı doğrultusunda yapılan keşif sonucu bilirkişiden alınan rapor ve krokiye göre; davalıya ait yapının öncesinde tapu tahsis belgesinin düzenlendiği kadastral parsel kapsamında olup, imar uygulaması sonucu 40 m² lik bölümünün davacılara ait 23 parsele taşkın hale geldiği görülmektedir.
Ne var ki; mahkemece, kaim bedel ödenmeksizin davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hâl böyle olunca; öncelikle taşkın kısmın yıkılması halinde binanın geri kalan bölümden yararlanılıp yararlanılamayacağının açıklığa kavuşturularak belirlenecek duruma göre kaim bedelinin konunun uzmanı bilirkişi aracılığıyla saptanması, belirlenecek tutarın davalı yararına depo ettirilmesi için davacılara önel verilmesi, bedelin depo edilmesi halinde el atmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi gerekirken, hükmüne uyulan bozma ilamında belirtilen hususlar tam olarak yerine getirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi davalının bayiinin kadastral parsele yapmış olduğu yapının davalının iradesi dışında ve idari karara dayalı olarak gerçekleştirilen imar uygulaması sonucu davacıların edindiği imar parseline taşkın hale geldiği dolayısı ile davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği gözetilerek haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisil ile yargılama giderlerinden sayılan avukatlık ücreti, diğer gider ve harçtan davalının sorumlu tutulması da isabetsizdir.
SONUÇ : Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene iadesine, 24.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg