AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y14HD E. 2014/1688- K. 2016/1654

T.C.
YARGITAY
14. HUKUK DAİRESİ
E. 2014/16884
K. 2016/1654
T. 9.2.2016
• ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ (Annenin Hukuki Yararı İle Çocukların Hukuki Yararı Çatıştığından Çocuklara Kayyım Tayin Ettirilmesi Davaya Kayyım Tarafından Devam Edilmesi ve Kayyımın Gösterdiği Takdirde Delilleri Toplanıp Sonucuna Göre Karar Verilmesi Gerekirken Çocuklara Kayyım Tayin Edilmeden Karar Verilmesinin Doğru Görülmediği)
• ANNENİN HUKUKİ YARARI İLE ÇOCUĞUN HUKUKİ YARARININ ÇATIŞMASI (Ortaklığın Giderilmesi - Çocuklara Kayyım Tayin Ettirilmesi Davaya Kayyım Tarafından Devam Edilmesi ve Kayyımın Gösterdiği Takdirde Delilleri Toplanıp Sonucuna Göre Karar Verileceği)
• MENFAAT ÇATIŞMASI (Ortaklığın Giderilmesi - Bir İşte Yasal Temsilcinin Menfaati İle Küçüğün veya Kısıtlının Menfaati Çatışırsa Vesayet Makamının İlgilisinin İstemi Üzerine veya Re'sen Temsil Kayyımı Ataması Gerektiği)
6100/m.27
4721/m.426/2
ÖZET : Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, annenin hukuki yararı ile çocukların hukuki yararı çatıştığından; çocuklara kayyım tayin ettirilmesi, davaya kayyım tarafından devam edilmesi ve kayyımın gösterdiği takdirde delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çocuklara kayyım tayin edilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
DAVA : Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.12.2011 gününde verilen dilekçeyle ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.08.2013 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Y.G.tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR : Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Y.G.temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olayda; 110 ada 1 parsel ve 111 ada 43 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olan Ali Göktürk davaya dahil edilmesine rağmen karar başlığında gösterilmemiş ve hakkında hüküm kurulmamıştır.
Ayrıca; TMK'nun 426/2. maddesine göre, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışırsa, vesayet makamının, ilgilisinin istemi üzerine veya re'sen temsil kayyımı ataması gerekmektedir. Ortaklığın giderilmesi çift taraflı dava olduğundan, davacılar F.G. ve E.G. ile davacı S.G.'ün menfaati çatışmaktadır.F.G. ve E.G.'e velayeten S.G. dava açamaz. Mahkemece, annenin hukuki yararı ile çocukların hukuki yararı çatıştığından; çocuklar F.G. ve E.G.'e kayyım tayin ettirilmesi, davaya kayyım tarafından devam edilmesi ve kayyımın gösterdiği takdirde delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çocuklar F.G. ve E.G.'e kayyım tayin edilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Yaşar Göktürk'ün temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istenmesi halinde yatırana iadesine, 09.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg