AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y14HD E. 2015/14375-K. 2016/1509

T.C.
YARGITAY
14. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/14375
K. 2016/1509
T. 8.2.2016
• GEÇİT HAKKI KURULMASI İSTEMİ (Yasal İlkelere ve Bozma İlamına Uygun Şekilde Hüküm Kurulması Gerekirken Tarihi Belirtilmeyen Rapor ve Krokilere Atıf Yapılarak Lehine ve Aleyhine Geçit Kurulan Parseller de Belirtilmeksizin Karar Verilmesinin Hatalı Olduğu)
• YOL OLARAK TESCİL (Geçit Hakkının Sadece Taşınmazların Leh ve Aleyhlerine Kurulması ve Kurulan Geçit Hakkının Kütük Sayfasında Ayrılan Özel Sütununa Tesciline Karar Verilmesi Gerekirken Davacı Lehine Yol Olarak Tesciline Şeklinde Karar Verilmesinin Doğru Olmadığı)
• BOZMAYA UYMA (İkinci Bozma İlamına Uyulmasına Rağmen Taşınmaz Maliklerine Ödenmesi Gereken Bedel Depo Ettirilerek Hüküm Sonucunda Geçit Bedeline Hükmedilmesi Gerekirken Bu Hususun Gözetilmemesinin Doğru Görülmediği)
• HÜKMÜN İNFAZDA TEREDDÜTE NEDEN OLMASI (Tarihi Belirtilmeyen Rapor ve Krokilere Atıf Yapılarak Lehine ve Aleyhine Geçit Kurulan Parseller de Belirtilmeksizin Karar Verildiği - İnfazda Şüphe ve Tereddüt Uyandıracak Şekilde Usul ve Yasaya Aykırı Kurulan Hükmün Bozulması Gerektiği)
4721/m.747
6100/m.297/2
ÖZET : Dava, geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Mahkemece yasal ilkelere ve bozma ilamına uygun şekilde hüküm kurulması gerekirken tarihi belirtilmeyen rapor ve krokilere atıf yapılarak, lehine ve aleyhine geçit kurulan parseller de belirtilmeksizin karar verildiği görülmüştür. Ayrıca TMK'nın 747. maddesi gereğince geçit hakkının sadece taşınmazların leh ve aleyhlerine kurulması ve kurulan geçit hakkının kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmesi gerekirken "davacı lehine yol olarak tesciline" şeklinde karar verilmesi ve ikinci bozma ilamına uyulmasına rağmen taşınmaz maliklerine ödenmesi gereken bedel depo ettirilerek hüküm sonucunda geçit bedeline hükmedilmesi gerekirken bu hususun da gözetilmemesi doğru görülmemiştir. Mahkemece, HMK'nın 297/2 maddesi hükmüne aykırı şekilde infazda şüphe ve tereddüt uyandıracak şekilde usul ve yasaya aykırı kurulan hükmün bozulması gerekmiştir.
DAVA : Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.09.2009 gününde verilen dilekçeyle geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.06.2015 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, 101 ada 167 parsel sayılı taşınmazı lehine davalılar murisine ait 150 parsel sayılı taşınmaz üzerinden ve dahili davalıya ait 152 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
150 Sayılı parselin mirasçıları olan davalılar, davacının kendisine ait 151 parsel sayılı taşınmaz üzerinden, keşif krokisinde 1 numaralı veya 3 numaralı güzergah seçilerek geçit kurulması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
152 parsel sayılı taşınmazın maliki dahili davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Dairemizin davalıların husumet ehliyetinin araştırılması yönündeki önceki bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılamada davanın kabulüne, 149 parsel sayılı taşınmaz yararına, 150 ve 152 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Hüküm, davalı 150 parsel sayılı malikinin temyizi üzerine Dairemizce "... davacının maliki olduğu 149 parsel sayılı taşınmazın genel yola çıkışının bulunmadığı, mutlak geçit ihtiyacı içinde olduğu sabittir. 151 parsel sayılı taşınmaz davacıya ait olduğuna göre, geçit hakkı kurulması davalarında gözetilen fedâkarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca, öncelikle 151 parsel sayılı taşınmaz üzerinden ve komşu 150 ve 153 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden genel yola ulaşacak şekilde geçit kurulup kurulamayacağı araştırılmalı mümkün ise belirtilen yerden, mümkün olmadığı takdirde bilirkişi tarafından belirlenen tüm alternatifler değerlendirilerek Dairemizin yukarıdaki ilkeleri doğrultusunda en uygun yerden geçit kurulmasına karar verilmelidir. Ayrıca geçit bedelinin güncelleştirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulup yeniden yapılan keşif ve inceleme sonucu "davanın kabulüne, yapılan keşif sonucunda verilen rapor ve krokilerde 2 numaralı güzergâh olarak isimlendirilen seçenekte gösterilen yolun davalı parselden alınarak davacı lehine yol olarak tesciline, kararın bu şekilde tapuya işlenmesine" karar verilmiştir.
Hükmü, 150 parsel sayılı taşınmazın malikleri olan davalılar vekili temyiz etmiştir.
HMK'nın 297/2 maddesi gereğince; Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hallerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Saptanan geçit sebebiyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Kurulan geçit hakkının 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesiyle yeni Tapu Sicil Tüzüğünün "İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili" başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir.
Geçit hakkı kurulmasına dair davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
Bu tür davalarda taşınmaz leh ve aleyhine geçit kurulması gerekir.
Somut olaya gelince; mahkemece Dairemizin yukarda açıklanan ilkelerine ve bozma ilamına uygun şekilde hüküm kurulması gerekirken tarihi belirtilmeyen rapor ve krokilere atıf yapılarak, lehine ve aleyhine geçit kurulan parseller de belirtilmeksizin karar verildiği görülmüştür. Ayrıca TMK'nın 747. maddesi gereğince geçit hakkının sadece taşınmazların leh ve aleyhlerine kurulması ve kurulan geçit hakkının kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmesi gerekirken "davacı lehine yol olarak tesciline" şeklinde karar verilmesi ve ikinci bozma ilamına uyulmasına rağmen taşınmaz maliklerine ödenmesi gereken bedel depo ettirilerek hüküm sonucunda geçit bedeline hükmedilmesi gerekirken bu hususun da gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, HMK'nın 297/2 maddesi hükmüne aykırı şekilde infazda şüphe ve tereddüt uyandıracak şekilde usul yasaya aykırı kurulan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istenmesi halinde yatırana iadesine, 08.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg