AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y15HD E. 2015/5060-K. 2016/595

T.C.
YARGITAY
15. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/5060
K. 2016/595
T. 2.2.2016
• ESER SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN ALACAK DAVASI ( İstisna Sözleşmesinden Doğan İlişkilerde 4077 S.K. Hükümlerinin Uygulanmayacağı/Görev Hususu Kamu Düzenine İlişkin Olup Mahkemece Her Aşamada Nazara Alınacağı - Görev Hususunda Kazanılmış Haktan Söz Edilemeyeceği/Davanın Ara Kararıyla Genel Mahkeme Sıfatıyla İncelenerek Karar Verileceği )
• İSTİSNA SÖZLEŞMESİ SEBEBİYLE YAPILAN İMALATLARDA AYIP BULUNMASI ( İstisna Sözleşmesinden Doğan İlişkilerde 4077 S.K. Hükümlerinin Uygulanmayacağı/Görev Hususu Kamu Düzenine İlişkin Olup Mahkemece Her Aşamada Nazara Alınacağı - Görev Hususunda Kazanılmış Haktan Söz Edilemeyeceği/Davanın Ara Kararıyla Genel Mahkeme Sıfatıyla İncelenerek Karar Verilmesi Gerektiği )
• GÖREV ( İstisna Sözleşmesinden Doğan İlişkilerde 4077 S.K. Hükümlerinin Uygulanmayacağı/Görev Hususu Kamu Düzenine İlişkin Olup Mahkemece Her Aşamada Nazara Alınacağı - Görev Hususunda Kazanılmış Haktan Söz Edilemeyeceği/Davanın Ara Kararıyla Genel Mahkeme Sıfatıyla İncelenerek Karar Verileceği )
• TÜKETİCİ TANIMI ( Tüketicinin Bir Mal veya Hizmeti Ticari veya Mesleki Olmayan Amaçlarla Edinen Kullanan veya Yararlanan Gerçek ya da Tüzel Kişi Olarak Tanımlandığı - 4077 S.K.'nın Hazır Bir Malı veya Hizmeti Satın Alarak Onu Günlük Yaşamında Kullanan veya Tüketen Kişiyi Koruduğu )
6098/m. 470
4077/m. 3/e
ÖZET : Davacı, davalı yüklenici ile aktedilen sözleşme gereği mutfakta yapılan imalatlarda ayıplar bulunduğu gibi, kararlaştırılan malzeme de kullanılmadığı iddiasıyla eldeki davayı açmıştır. Tüketici, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Yasa, hazır bir malı veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında kullanan veya tüketen kişiyi korumaktadır. İstisna (eser) sözleşmesinden doğan ilişkilerde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece her aşamada nazara alınması gerekir. Görev hususunda kazanılmış haktan sözedilemez. Davanın ara kararıyla genel mahkeme sıfatıyla incelenerek karar verilmesi gerekir.
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava tüketici mahkemesiyle görülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Davacı vekili davalı yüklenici ile aktedilen sözleşme gereği mutfakda yapılan imalâtlarda ayıplar bulunduğu gibi, kararlaştırılan malzeme de kullanılmadığı iddiasıyla eldeki davayı açmıştır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4822 Sayılı Yasayla değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/e maddesinde, tüketici “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya göre yasa, hazır bir malı veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında kullanan veya tüketen kişiyi korumaktadır. Başka bir deyişle, yasada dar kapsamlı mal ve hizmet ilişkileri olağan tüketim işleri kapsama alınmıştır. Aksinin düşünülmesi halinde üst düzey teknolojiyle gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi yasa kapsamında kaldığının ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıkların da –yasanın amacına rağmen- Tüketici Mahkemelerinde bakılması gerekeceğinin kabulü icap eder. Bundan dolayı somut olayda olduğu gibi istisna (eser) sözleşmesinden doğan ilişkilerde 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir. Nitekim aynı husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.02.2003 gün ve 2003/15-127 E., 2003/102 K. sayılı kararında da açıklanmış bulunmaktadır. Görev hususu kamu düzenine dair olup, mahkemece her aşamada nazara alınması gerekir. Görev hususunda kazanılmış haktan sözedilemez.
Açıklanan bütün bu sebeplerle davanın ara kararıyla genel mahkeme sıfatıyla incelenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi yerine, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödenen temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 02.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg