AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y18HD E. 2015/11091-K. 2016/1669

T.C.
YARGITAY
18. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/11091
K. 2016/1669
T. 9.2.2016
• KAMULAŞTIRMASIZ EL KOYMA NEDENİYLE TAZMİNAT DAVASI ( Hükme Esas Alınan Bilirkişi Kurulu Raporunda Somut Emsal Kabul Edilen Taşınmazın 02.09.1996 Tarihli Satışının Esas Alındığı - Satış Tarihinin Çok Eski Olması Sebebiyle Satış Tarihindeki Bedelinin Güncellenmesinin Yanıltıcı Sonuçlara Götürebileceği/Yeniden Rapor Alınması Gerektiği )
• EMSAL TAŞINMAZ KARŞILAŞTIRMASI ( Kamulaştırmasız El Koyma Nedenine Dayalı Tazminat Davası - İncelenen Emsal İmar Parseli Olup da Dava Konusu Taşınmazın Bu Nitelikte Olmaması Halinde Dava Konusu Taşınmazın Yapılacak Karşılaştırmadan Sonra Bulunacak Değerinden Düzenleme Ortaklık Payına Tekabül Edecek Oranda İndirim Yapılması Gerektiği )
• DÜZENLEME ORTAKLIK PAYI ORANINDA İNDİRİM YAPILMASI ( Kamulaştırmasız El Koyma Nedenine Dayalı Tazminat Davası - İncelenen Emsal İmar Parseli Olup da Dava Konusu Taşınmazın Bu Nitelikte Olmaması Halinde Dava Konusu Taşınmazın Yapılacak Karşılaştırmadan Sonra Bulunacak Değerinden Düzenleme Ortaklık Payına Tekabül Edecek Oranda İndirim Yapılacağı )
• SOMUT EMSAL KABUL EDİLEN TAŞINMAZIN SATIŞ TARİHİNİN ÇOK ESKİ OLMASI ( Kamulaştırmasız El Koyma Nedenine Dayalı Tazminat Davası/ Somut Emsal Kabul Edilen Taşınmazın 02.09.1996 Tarihli Satışının Esas Alındığı - Satış Tarihinin Çok Eski Olması Sebebiyle Satış Tarihindeki Bedelinin Güncellenmesinin Yanıltıcı Sonuçlara Götürebileceği/Yeniden Rapor Alınması Gerektiği )
• EMLAK VERGİ DEĞERİ ( Kamulaştırmasız El Koyma Nedenine Dayalı Tazminat Davası - Emlak Vergi Değerlerinin Emsal Karşılaştırılmasında Gözönünde Tutulacağı/Emlak Vergisine Esas Tutulan Asgari m² Değerlerinin Oranı İle Bilirkişi Raporunda Değerlendirmeye Esas Alınan Oran Birbirinden Fahiş Ölçüde Farklı Olduğunda Bu Farklılık ve Çelişkinin Giderileceği )
2942/m. 10, 11
3194/m. 18
ÖZET : Kamulaştırmasız el koyma nedenine dayalı olarak parsel sayılı taşınmazın tazminat bedelinin davalı taraftan tahsili istenilmiştir. İncelenen emsal imar parseli olup da dava konusu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, dava konusu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiği dikkate alınmalıdır. Emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmaz ile emsalin karşılaştırılmasında gözönünde tutulmalıdır. Dava konusu taşınmazın ve emsalin emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin oranı ile bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişki giderilmelidir. Satış akit tablosunun incelenmesinden, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, somut emsal kabul edilip taşınmazın 02.09.1996 tarihli satışının esas alındığı, satış tarihinin çok eski olması sebebiyle satış tarihindeki bedelinin güncellenmesinin yanıltıcı sonuçlara götürebileceği dikkate alındığında seçiminin isabetli olmadığı anlaşılmaktadır. Taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgeden, benzer yüzölçümlü ve yakın tarihli satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal araştırması yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılıp, emsal kayıtlar tapu müdürlüğünden getirtildikten ve bunun imar parseli olup olmadığı da sorulup saptandıktan sonra yukarıda açıklanan esaslara uygun incelemeyi ve sonucunu içeren bilirkişi raporları alınarak karar verilmelidir.
DAVA : Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el koyma nedenine dayalı olarak parsel sayılı taşınmazın tazminat bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın Akdeniz Belediye Başkanlığı yönünden husumetten reddine, M. B. yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi davacı vekili ile davalılardan M. B. vekili tarafından, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davalı M. B. vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan 09.02.2016 gününde temyiz edenlerden davalı vekili ile davacı vekili geldiler. Aleyhine temyiz olunan diğer davalı adına gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
KARAR : Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-)1/1000 ölçekli imar planında yeşil alan ve yol olarak ayrılmış taşınmaza projesine uygun olarak yol ve park olarak el konulduğu ve taşınmazın ilçe belediyesinin sorumluluk alanında kaldığı anlaşıldığından Akdeniz Belediye Başkanlığı yönünden davanın kabülüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde M. B. aleyhine davanın kabulü,
2-)Kamulaştırmasız el koyma davalarına da uygulanan Kamulaştırma Yasası'nın 10. maddesiyle bedelin tespiti esaslarını düzenleyen 11. maddenin (g) bendine göre; kamulaştırma (değerlendirme) gününden önceki özel amacı olmayan emsallerin satış değeri esas alınarak bedelin tespiti gerekir. Bu esaslara göre gerçekçi ve doğru sonuçlara ulaşılabilmesi için; emsal alınan taşınmazın satış tarihinin değerlendirme tarihinden önce ve değerlendirme tarihine yakın bulunması, davaya konu taşınmaza örnek teşkil edebilecek nitelikte, davaya konu taşınmaz ile aynı veya yakın semtlerde olması, topografik yapısı, manzarası, konumu, üzerinde yapılabilecek inşaat ve katlar için izin ve ruhsat sınırları, yüzölçümleri, imar uygulamasına konu edilip edilemedikleri, sokak cadde veya şehir alanlarına cepheleri ve uzaklıkları gibi yönlerden benzer veya yakın özellikleri taşıması gereklidir.
Aynı özellik ve nitelikleri taşıyan başka yerlerde bulunan ve kamulaştırma gününden önce satılmış olan taşınmazlar da emsal alınabilir. Bu emsalin satış fiyatına Türkiye İstatistik Kurumu üretici fiyat endeksi uygulanmak suretiyle değerlendirme tarihinde oluşan fiyatları bulunduktan sonra davaya konu taşınmazla karşılaştırılıp incelenerek aradaki farklılıklar belirtilip üstün ve eksik yönleri açıklanmalı, bu nitelik ve farklılıkların taşınmazın değerine olan etkilerinin ne olduğu belirtilmeli ve bu suretle yapılacak karşılaştırma ile davaya konu taşınmazın değeri belirlenmelidir.
İncelenen emsal imar parseli olup da davaya konu taşınmazın bu nitelikte olmaması halinde, davaya konu taşınmazın yapılacak karşılaştırmadan sonra bulunacak değerinden, İmar Kanunu'nun 18.maddesinin 2.fıkrası gözetilerek, düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerektiği de dikkate alınmalıdır.
2942 Sayılı Kanunun 11. maddesinin (d) bendi gereğince, emlak vergi değerlerinin de davaya konu taşınmaz ile emsalin karşılaştırılmasında gözönünde tutulmalıdır. Bu itibarla davaya konu taşınmazın ve emsalin emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin oranı ile bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan oran birbirinden fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişki giderilmelidir.
Satış akit tablosunun incelenmesinden, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, somut emsal kabul edilip incelenen Bahçe Mahallesi 282 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 02.09.1996 tarihli satışının esas alındığı, satış tarihinin çok eski olması sebebiyle satış tarihindeki bedelinin güncellenmesinin yanıltıcı sonuçlara götürebileceği dikkate alındığında seçiminin isabetli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, taraflara davaya konu taşınmaza yakın bölgeden, benzer yüzölçümlü ve yakın tarihli satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal araştırması yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılıp, emsal kayıtlar tapu müdürlüğünden getirtildikten ve bunun imar parseli olup olmadığı da sorulup saptandıktan sonra yukarda açıklanan esaslara uygun incelemeyi ve sonucunu içeren bilirkişi raporları alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-)Kamulaştırma yapılmaksızın el konulan taşınmazın bedeline hükmedildiği halde tapusunun iptali ile idare adına tesciline karar verilmemesi,
4-)Dava konusu taşınmazın mazbut Valide Sultan Vakfı'na ait olduğu ve davacı Vakıflar Genel Müdürlüğünün adı geçen vakfa izafeten bu davayı açtığı anlaşıldığından, karar başlığında davacı olarak Vakıflar Genel Müdürlüğünün Valide Sultan Vakfı'na izafeten davacı olduğunun belirtilmeyerek infazda tereddüt yaratılması,
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 1.350,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istenmesi halinde temyiz edenlere iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg