AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y19HD E. 2015/10743-K. 2016/2002

T.C.
YARGITAY
19. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/10743
K. 2016/2002
T. 10.2.2016
• MENFİ TESPİT (Taraflar Arasında Faiz Oranı İle İlgili Bir Anlaşma Olmadığı/Alacak Kambiyo Senedinden Kaynaklandığından Avans Faiz Oranı Üzerinden Vade Tarihinden Takip Tarihine Kadar Faiz Hesabı Yapılıp Ana Paraya da Takip Tarihinden Ödeme Tarihine Kadar Avans Faiz Oranı Üzerinden Faiz Hesabıyla Ödeme Tarihindeki Borç Miktarı Belirlenip Yapılan Ödeme İle Borcun Sona Erip Ermediği Bilirkişiye Tespit Ettirildikten Sonra Karar Verilmesi Gerektiği)
• KAMBİYO SENEDİNDE FAİZ (Menfi Tespit - Taraflar Arasında Faiz Oranı İle İlgili Bir Anlaşma Olmadığı Ancak Alacak Kambiyo Senedinden Kaynaklandığından Avans Faiz Oranı Üzerinden Vade Tarihinden Takip Tarihine Kadar Faiz Hesabı Yapılıp Ana Paraya da Takip Tarihinden Ödeme Tarihine Kadar Avans Faiz Oranı Üzerinden Faiz Hesabıyla Ödeme Tarihindeki Borç Miktarı Belirlenip Yapılan Ödeme İle Borcun Sona Erip Ermediği Bilirkişiye Tespit Ettirildikten Sonra Karar Verileceği)
2004/m.72
ÖZET : Davacı, davalıya 11.000,00 TL bedelli senetten kaynaklanan borcunun bulunduğunu, başlatılan icra takibinde %25 oranı üzerinden faiz işletildiğini, bu faizin fazla olduğunu, yasal faiz istenebileceğini, 15.500,00 TL ödeme yaptığını belirterek menfi tespite karar verilmesini istemiştir. 15/10/2010 vadeli, 11.000,00 TL bedelli kambiyo senedine dayanılarak takip yapıldığı, ödeme emrinde takip tarihinden itibaren ana paraya %25 oranı üzerinden 7.334,44 TL işlemiş faiz istenildiği anlaşılmaktadır. Yanlar arasında faiz oranı ile ilgili bir anlaşma olmadığı ancak alacak kambiyo senedinden kaynaklandığından avans faiz oranı üzerinden vade tarihinden takip tarihine kadar faiz hesabı yapılıp ana paraya da takip tarihinden ödeme tarihine kadar avans faiz oranı üzerinden faiz hesabıyla ödeme tarihindeki borç miktarı belirlenip, 15.500 TL ödeme ile borcun sona erip ermediği bilirkişiye tespit ettirildikten sonra karar verilmesi gerekirken, uzmanlığı bulunmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
DAVA : Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı asil tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı, davalı tarafından hakkında başlatılmış olan icra takibine yönelik 15.500,00 TL ödeme yaparak dosya borcunu ödediğini, davalının aralarında herhangi bir anlaşma olmamasına rağmen yasal oranın üzerinde faiz uygulayarak fazla talepte bulunduğunu ileri sürerek, ödemeyi aşan kısım yönünden borçlu olunmadığının tespitine ve davalı hakkında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının ödeme emrine karşı herhangi bir itirazda bulunmaması sebebiyle faiz oranın kesinleştiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ödemesi mahsup edildikten sonra halen bakiye borcun göründüğü gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı asil tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya 11.000,00 TL bedelli senetten kaynaklanan borcunun bulunduğunu, başlatılan icra takibinde %25 oranı üzerinden faiz işletildiğini, bu faizin fazla olduğunu,yasal faiz istenebileceğini, 15.500,00 TL ödeme yaptığını belirterek menfi tespite karar verilmesini istemiştir. 15/10/2010 vadeli, 11.000,00 TL bedelli kambiyo senedine dayanılarak takip yapıldığı, ödeme emrinde takip tarihinden itibaren ana paraya %25 oranı üzerinden 7.334,44 TL işlemiş faiz istenildiği anlaşılmaktadır.Yanlar arasında faiz oranı ile ilgili bir anlaşma olmadığı ancak alacak kambiyo senedinden kaynaklandığından avans faiz oranı üzerinden vade tarihinden takip tarihine kadar faiz hesabı yapılıp ana paraya da takip tarihinden ödeme tarihine kadar avans faiz oranı üzerinden faiz hesabıyla ödeme tarihindeki borç miktarı belirlenip, 15.500 TL ödeme ile borcun sona erip ermediği bilirkişiye tespit ettirildikten sonra karar verilmesi gerekirken, uzmanlığı bulunmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 10.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg