AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y19HD E. 2015/6576-K. 2016/1399

T.C.
YARGITAY
19. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/6576
K. 2016/1399
T. 3.2.2016
• MENFİ TESPİT (Takibe Dayanak Oluşturan Banka Alacağının Kefaleti Bulunmayan Kredi Sözleşmesinden Kaynaklandığının Belirtilerek Takip Dosyası Nedeniyle Davalıya Borçlu Olmadığının Tespiti ve Kötüniyet Tazminatın Davalıdan Tahsili İstemi - Davalının Takibinde Kötüniyetli Olduğunu Kanıtlamaya Elverişli Bilgi ve Belgeye Rastlanılmadığından Kötüniyet Tazminatı Koşullarının Gerçekleşmediği)
• KÖTÜNİYET TAZMİNATI (Menfi Tespit - Davalının Takibinde Kötüniyetli Olduğunu Kanıtlamaya Elverişli Bilgi ve Belgeye Rastlanılmadığı/Kötüniyet Tazminatı Koşullarının Gerçekleşmediğinden Davalı Aleyhine Tazminata Hükmedilmesine Yer Olmadığına Karar Verileceği)
2004/m.72
6098/m.586
ÖZET : Dava, takibe dayanak oluşturan banka alacağının kefaleti bulunmayan kredi sözleşmesinden kaynaklandığını belirterek, takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine kötüniyet tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davalının somut olay bakımından takibinde kötüniyetli olduğunu kanıtlamaya elverişli bilgi ve belgeye dosyada rastlanılmamıştır. Bu nedenle kötüniyet tazminatı koşulları gerçekleşmediğinden davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yanılgılı şekilde tazminata hükmedilmesi doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi uygun görülmüştür.
DAVA : Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili ... ile davalı vekili ...gelmiş olmalarıyla, duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacılar vekili, davadışı... ile davalı banka arasında akdolunan ... tarihli ...TL limitli genel nakdi gayrinakdi kredi sözleşmesinde müvekkillerinin de aynı limitle kefil olduğu gibi ayrıca müvekkillerinden ...'ın adına kayıtlı taşınmaz üzerinde banka yararına ipotek tesis ettirdiğini, anılan kredi sözleşmesi kapsamında davadışı şirkete kullandırılan kredinin borçlu şirketçe ödenerek kredi borcunun sonlandırılıp ipoteğin de fekkinden sonra, davalı banka ile davadışı şirket arasında ... tarihinde ... TL limitli ikinci kredi sözleşmesinin akdolunduğunu müvekkilinin bu sözleşmede kefaletleri olmadığı halde bu kredi sözleşmesi kapsamında şirkete kullandırılan kredi borcunun ödenmediğinden bahisle kat ihtarı gönderilmek suretiyle davalı bankaca müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, oysa takibe dayanak oluşturan banka alacağının müvekkillerinin kefaleti bulunmayan kredi sözleşmesinden kaynaklandığını belirterek, takip dosyası nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine kötüniyet tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların kefil olarak yer aldığı ... tarihli kredi sözleşmesi kapsamında davadışı kredi borcunun şirket yararına cari hesap şeklinde işleyen ticari kredi hesabı açıldığını ve bu hesabın hiçbir zaman sonlandırılmadığını, davacıların kefaletlerinin ise süresiz bulunduğunu bildirerek, davanın reddini ve kötüniyet tazminatının davacılardan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıların kefil olarak yer aldıkları 80.000,00 TL limitli kredi sözleşmesi kapsamındaki kredi borcunun davalı bankaca tahsil edildiği, davacılardan ...'ın adına kayıtlı taşınmaz üzerinde banka lehine kurulan ipotek hakkının da banka istemiyle terkininin davacıların sorumlulukları bulunmadığını teyit ettiği gibi, ipoteğin fekkinden sonraki süreçte davacıların kefil olarak yer almadıkları ikinci kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı şirketin davalı bankaya olan kredi borçlarından davacıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların davalıya borçlu olmadığının tesbitine, takibin iptaline, dava değeri 13.391,80 TL' nin % 20 ‘si oranındaki ... TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacıların 30.05.2012 tarihli kefalet sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla imzaları bulunmakta ise de sonradan düzenlenen ... tarihli sözleşmede kefaletlerinin bulunmamasına, sonraki sözleşmedeki “bu sözleşmenin önceki sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğu yolundaki” hükmün imzası bulunmayan davacıları bağlamamasına, davalı bankanın ipoteği feketmiş olması nedeniyle kefillerin kefalet sorumluluğundan kurtulmuş olmalarına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının somut olay bakımından takibinde kötüniyetli olduğunu kanıtlamaya elverişli bilgi ve belgeye dosyada rastlanılmamıştır. Bu nedenle İİK'da öngörülen kötüniyet tazminatı koşulları gerçekleşmediğinden davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yanılgılı şekilde tazminata hükmedilmesi doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının hüküm kısmının 2 nolu bendinin hükümden çıkarılarak yerine “yasal koşulları oluşmadığından davacıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine” sözcüklerinin eklenmek süretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg