AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y3HD E. 2016/381-K. 2016/1760

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/381
K. 2016/1760
T. 15.2.2016
• TEDBİR NAFAKASI ( Nafaka ve Nafakanın Artırılması Davaları Kanundan Doğan Bir Alacağın Tespiti ve Tahsili Niteliğinde Olduğu/Davanın Açıldığı Tarihten İtibaren Hüküm İfade Edeceği - Nafaka Miktarının Belirlenmesi Hakimin Takdirine Bağlı Olduğundan Nafaka Alacağı Karar Tarihinde Belirli ve İstenebilir Olacağı/Karar Tarihinden İtibaren Yasal Faize Hükmedileceği )
• NAFAKANIN ARTIRILMASI TALEBİ ( Nafaka ve Nafakanın Artırılması Davaları Kanundan Doğan Bir Alacağın Tespiti ve Tahsili Niteliğinde Olduğu/Davanın Açıldığı Tarihten İtibaren Hüküm İfade Edeceği - Nafaka Miktarının Belirlenmesi Hakimin Takdirine Bağlı Olduğundan Nafaka Alacağı Karar Tarihinde Belirli ve İstenebilir Olacağı/Karar Tarihinden İtibaren Yasal Faize Hükmedilmesi Gerektiği )
• FAİZ ( Nafaka ve Nafakanın Artırılması Davaları Kanundan Doğan Bir Alacağın Tespiti ve Tahsili Niteliğinde Olduğu/Davanın Açıldığı Tarihten İtibaren Hüküm İfade Edeceği - Nafaka Miktarının Belirlenmesi Hakimin Takdirine Bağlı Olduğundan Nafaka Alacağı Karar Tarihinde Belirli ve İstenebilir Olacağı/Karar Tarihinden İtibaren Yasal Faize Hükmedileceği )
4721/m. 169, 331
ÖZET : Dava, tedbir nafakası talebine ilişkindir.
Nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Ancak, nafaka miktarının belirlenmesi hakimin takdirine bağlı olduğundan nafaka alacağı karar tarihinde belirli ve istenebilir olacaktır. Karar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekir.
DAVA : Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
KARAR : Davacı dava dilekçesi ile; davalının evi terkettiğini, masrafları karşılamadığını ileri sürerek kendisi için 1.500.00.TL, çocuklar için 750.00' şer TL tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir .
Mahkemece; davacı için aylık 1.500.00 TL tedbir nafakasına, çocuklar yönünden talebin vazgeçme nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Ancak, nafaka miktarının belirlenmesi hakimin takdirine bağlı olduğundan nafaka alacağı karar tarihinde belirli ve istenebilir olacaktır . Mahkemece, karar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekir iken dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya uygun değildir
SONUÇ : Ancak, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 2. fıkrasında yeralan; “… yasal faiziyle ...” ifadelerinin tamamen çıkarılarak yerine "... karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ..." ifadelerinin yazılarak hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg