AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y4HD E. 2016/644-K. 2016/3007

T.C.
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/644
K. 2016/3007
T. 8.3.2016
• İTİRAZIN İPTALİ DAVASI ( Haksız Eylemin ve Bunun Sonucunda Doğan Zararın Birden Fazla Kişi Tarafından Meydana Getirilmesi Durumunda Zarar Görenin Dilediği Takdirde Eyleme Katılanların Birisinden Birkaçından veyahut Tamamından Zincirleme Olarak Sorumlu Tutulmalarını İsteme Hakkına Sahip Bulunduğu - Davalılar Dışında Dayanışmalı Olarak Başka Sorumluların da Bulunmasının Davalıların Sorumluluğunu Ortadan Kaldırmayacağı )
• HAKSIZ EYLEMİN VE DOĞAN ZARARIN BİRDEN FAZLA KİŞİ TARAFINDAN MEYDANA GETİRİLMESİ ( Zarar Görenin Dilediği Takdirde Eyleme Katılanların Birisinden Birkaçından veyahut Tamamından Zincirleme Olarak Sorumlu Tutulmalarını İsteme Hakkına Sahip Bulunduğu - Davalılar Dışında Dayanışmalı Olarak Başka Sorumluların da Bulunmasının Davalıların Sorumluluğunu Ortadan Kaldırmayacağının Gözetileceği )
• MÜTESELSİL SORUMLULUK ( Haksız Eylemin ve Bunun Sonucunda Doğan Zararın Birden Fazla Kişi Tarafından Meydana Getirilmesi Durumunda Zarar Görenin Dilediği Takdirde Eyleme Katılanların Birisinden Birkaçından veyahut Tamamından Zincirleme Olarak Sorumlu Tutulmalarını İsteme Hakkına Sahip Bulunduğu - Davalılar Dışında Dayanışmalı Olarak Başka Sorumluların da Bulunmasının Davalıların Sorumluluğunu Ortadan Kaldırmayacağı )
2004/m. 67
818/m. 50, 51
6098/m. 49, 61
ÖZET : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanların birisinden, birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip bulunduğu düzenleme altına alınmıştır.
Bu kapsamda; davalılar dışında dayanışmalı olarak başka sorumluların da bulunmasının davalıların sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gözetilmelidir.
DAVA : Davacı vekili tarafından, davalılar ve diğeri aleyhine 30/12/2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 15/05/2014 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen ilk karar, Dairemizin 14/03/2013 gün ve 2012/5113 esas ve 2013/4682 karar sayılı ilamıyla "Kural olarak Sayıştay; uyuşmazlıkları çözümle görevli bir yargı yeri değil, devlet harcamalarını denetlemek, hesap ve işlemlerini sonuçlandırmakla görevli Anayasal bir kurumdur. HMK. 303. maddesinde düzenlenen kesin hüküm, muhakeme yetkisine haiz mahkemelerin verdikleri ve kesinleşmiş kararlar bakımından söz konusudur. Sayıştay'ın zimmet çıkaran kararı mevcut davanın taraflarını bağlamaz. Taraflar iddia ve savunmalarını mahkeme huzuruna Sayıştay kararı ile bağlı olmaksızın, getireceği delillerle kanıtlayabileceklerinden eldeki davada bu deliller incelenmelidir. Kuşku yok ki bu incelemede Sayıştay kararında ortaya konan olgu ve bulgular da değerlendirilebilir.
O halde, mahkemece, Sayıştay ilamının kesinleşmesi beklenilmeli, Sayıştay dosyası getirtilmeli, tarafların tüm delilleri toplanmalı, konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna iddia ve savunma doğrultusunda inceleme yaptırılmalı, varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Yerinde olmayan gerekçe ve eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir." gerekçesi ile bozulmuştur. Yerel mahkemece, bozma kararına uyulmasına karar verilmiş; ancak, alınan bilirkişi raporunda ... TL tutarındaki tazminat miktarının ... ilamında belirtilen sorumlulardan ortaklaşa ve zincirleme talep edilmesinin yerinde olacağınının ifade edildiği, bu doğrultuda itirazın iptali davasının dayanağını teşkil eden takibin ve dolayısıyla davanın müştereken ve müteselsilen davalılar dışındaki kişilerinde dahil edilerek açılması gerektiği, takibin geçersiz olduğu, geçersiz takibe dayalı itirazın iptali talebinin reddi gerekeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddelerinde haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanların birisinden, birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip bulunduğu düzenleme altına alınmıştır. Aynı hüküm 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde de tekrar edilmiştir.
Bu kapsamda; davalılar dışında dayanışmalı olarak başka sorumluların da bulunması davalıların sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Mahkemece, Dairemizin 14/03/2013 gün ve 2012/5113 esas ve 2013/4682 karar sayılı bozması gereğince inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bozma kararına uygun olmayan şekilde yazılı gerekçeyle davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 08.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg