AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y7HD E. 2015/14416 K. 2016/2383

T.C.
YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/14416
K. 2016/2383
T. 10.2.2016
• FAZLA ÇALIŞMA ALACAĞI İSTEMİ (Kural Olarak Resmi Kurumlarda Yapılan Çalışmaların Vardiya Çizelgeleri Nöbet Listeleri Puantaj Kayıtları ve Benzeri Belgelerle Kayıt Altına Alınması Esas Olduğu - Bilirkişi Marifetiyle Davalı Belediyenin Kayıtları Üzerinde İnceleme Yaptırılarak Davacının Fazla Çalışma Alacağı Hesaplattırılacağı)
• BELEDİYE İŞ YERİ (Fazla Çalışma Alacağı İstemi - Bilirkişi Marifetiyle Davalı Belediyenin Kayıtları Üzerinde İnceleme Yaptırılarak Fazla Çalışma Alacağı Hesaplattırılacağı/Davacıya Her Yıl Belirlenen Maktu Miktar Üzerinden Yapılan Ödemelerin Net veya Brüt Olduğu Tespit Edilerek Bulunan Miktardan Mahsup Edileceği)
• RESMİ KURUMLARDA KAYITLARIN TUTULMASININ ESAS OLDUĞU (Fazla Çalışma Alacağı İstemi - Bilirkişi Marifetiyle Davalı Belediyenin Kayıtlarında İnceleme Yaptırılarak Fazla Çalışma Alacağı Hesaplattırılacağı/Aynı İş Yerince Çalışan ve Davalı Aleyhine Alacak Talebinde Bulunan Tanık Beyanlarına Dayanılarak Davanın Kabul Edilmesi Doğru Olmadığı)
4857/m.41,68
ÖZET : Dava; fazla çalışma alacağı istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı fazla çalışma alacağı talebinde bulunmuş, mahkemece aynı iş yerince çalışan ve davalı aleyhine alacak talebinde bulunan tanık beyanlarına dayanılarak davacının alacak talebi kabul edilmiştir. Davalı işyeri resmi kurum olup kural olarak resmi kurumlarda yapılan çalışmaların vardiya çizelgeleri, nöbet listeleri, puantaj kayıtları ve benzeri belgelerle kayıt altına alınmasının esas olduğu hususu göz önüne alınarak, Mahkemece bilirkişi marifetiyle davalı Belediyenin kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacının fazla çalışma alacağı hesaplattırılıp davacıya her yıl belirlenen maktu miktar üzerinden yapılan ödemelerin net veya brüt olduğu tespit edilerek bulunan miktardan mahsup edilmek suretiyle, davacının fazla mesai alacağı belirlenmesi gerekir.
DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
KARAR : Davacı, davalı Belediyede işçi olarak çalıştığını, 6111 Sayılı kanun kapsamında nakil nedeni ile iş sözleşmesinin son erdiğini ancak fazla çalışma ücretinin ödenmediğini savunarak alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına dair kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir. Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedibuçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesine göre, günde yedibuçuk saat çalışılması gereken işlerde çalışan işçinin, yedibuçuk saati aşan çalışma süreleri ile yedibuçuk saatten az çalışılması gereken işler bakımından Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sözü edilen günlük çalışma sürelerini aşan çalışmalar, doğrudan fazla çalışma niteliğindedir. Sözü edilen çalışmalarda haftalık kırkbeş saat olan yasal sürenin aşılmamış olmasının önemi yoktur.
Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41. maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir. Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 Sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir. Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay'ca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir. Somut olayda, davacı fazla çalışma alacağı talebimde bulunmuş, mahkemece aynı iş yerince çalışan ve davalı aleyhine alacak talebinde bulunan tanık beyanlarına dayanılarak davacının alacak talebi kabul edilmiştir. Davalı işyeri resmi kurum olup kural olarak resmi kurumlarda yapılan çalışmaların vardiya çizelgeleri, nöbet listeleri, puantaj kayıtları ve benzeri belgelerle kayıt altına alınmasının esas olduğu hususu göz önüne alınarak, Mahkemece bilirkişi marifetiyle davalı Belediyenin kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacının fazla çalışma alacağı hesaplattırılıp davacıya her yıl belirlenen maktu miktar üzerinden yapılan ödemelerin net veya brüt olduğu tespit edilerek bulunan miktardan mahsup edilmek suretiyle, davacının fazla mesai alacağı belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi bozma nedenidir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde davalıya iadesine, 10.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg