AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y7HD E. 2015/27034-K. 2016/2649

T.C.
YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/27034
K. 2016/2649
T. 11.2.2016
• EMEKLİLİK SEBEBİYLE İŞÇİLİK ALACAKLARI TALEBİ ( Hizmet Süresinin Ne Kadar Olduğu Konusunda Uyuşmazlık Bulunduğu - Davacının Çalışma Bildirilen İşyerlerinin SGK Tescil Bilgileri Faaliyet Adresleri O Tarih İtibariyle Ortak ve Yöneticilerinin Yapısı İlgili Kurumlardan Getirtileceği/Davalı Tanığının Davacının 1996-1997 Yılları Arasında Aralarında Organik Bağ Olduğu Kabul Edilen Davalı Şirketler Yanında Çalışmaya Başladığına Dair İfadesi de Birlikte Değerlendirilerek Davacının Hizmet Süresi Konusunda Karar Verileceği )
• TEFHİM EDİLEN HÜKÜM SONUCU İLE KARARIN GEREKÇESİNİN ÇELİŞKİLİ OLMASI ( Davalı Vekilinin Temyizi Üzerine İtirazların Yerinde Olmadığını Belirtildiği Halde Gerekçe İle Uyuşmayacak Şekilde Hizmet Süresi ve Kıdem Tazminatını Raporlardan Farklı Süre ve Miktarlardan Hüküm Altına Alındığı - Kararın Bozulması Gerektiği )
• HİZMET SÜRESİNİN TESPİTİ ( Davacının Çalışma Bildirilen İşyerlerinin SGK Tescil Bilgileri Faaliyet Adresleri O Tarih İtibariyle Ortak ve Yöneticilerinin Yapısı İlgili Kurumlardan Getirtileceği/Davalı Tanığının Davacının 1996-1997 Yılları Arasında Aralarında Organik Bağ Olduğu Kabul Edilen Davalı Şirketler Yanında Çalışmaya Başladığına Dair İfadesi de Birlikte Değerlendirilerek Davacının Hizmet Süresi Konusunda Karar Verilerek Alacakların Hesaplanacağı )
4857/m. 41
1475/m. 14
6100/m. 298/2
YİBGK, E. 1991/7, K. 1992/4, T. 10.4.1992
ÖZET : Davacı, davalı Şirketler Grubu bünyesinde emekliye ayrıldığı tarihe kadar çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı ve fazla çalışma ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
İstek kısmen hüküm altına alınmış, davalı vekilinin temyizi üzerine itirazların yerinde olmadığını belirttiği halde gerekçe ile uyuşmayacak şekilde hizmet süresi ve kıdem tazminatını raporlardan farklı süre ve miktarlardan hüküm altına almış ancak bunu gerekçelendirmemiştir. Tefhim edilen hüküm sonucu ile kararın gerekçesinin çelişkili olduğu açıkça ortadadır. Bu nedenle karar bozulmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının hizmet süresinin ne kadar olduğu noktasındadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda SGK kaydına göre davacının belirli bir süre çalıştığı işyerlerinin hangi işverene ait olduğunun kanıtlanamadığı, bu sebeple hesaba dahil edilmeyeceği kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu dönemde davacının çalışma bildirilen işyerlerinin SGK tescil bilgileri, faaliyet adresleri, o tarih itibariyle ortak ve yöneticilerinin yapısı ilgili kurumlardan getirtilip; davalı tanığının, davacının 1996-1997 yılları arasında aralarında organik bağ olduğu kabul edilen davalı şirketler yanında çalışmaya başladığına dair ifadesi de birlikte değerlendirilip davacının hizmet süresi kesin olarak belirlenerek alacaklar bu süreye göre hesaplanıp bir karar verilmesi gerekir.
DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
KARAR : 1-) Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-) Davacı vekili, davacının E... Şirketler Grubu bünyesinde 12.11.1996 tarihinden emekliye ayrıldığı 21.09.2008 tarihine kadar çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı ve fazla çalışma ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece istek kısmen hüküm altına alınmış, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin ilamı ile “Mahkeme gerekçeli kararında raporlara göre karar verdiğini ve itirazların yerinde olmadığını belirttiği halde gerekçe ile uyuşmayacak şekilde hizmet süresi ve kıdem tazminatını raporlardan farklı süre ve miktarlardan hüküm altına almış ancak bunu gerekçelendirmemiştir.
Yukarıda belirtildiği üzere duruşmada tefhim edilen hüküm sonucu ile kararın gerekçesinin çelişkili olduğu açıkça ortadadır. Bu sebeplerle 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına ( 6100 Sayılı Kanun'un HMK.nun 298/2. maddesine) aykırı olduğu anlaşılan hükmün hatalı oluduğu” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının hizmet süresinin ne kadar olduğu noktasındadır.
Davacı 12.11.1996 - 21.09.2008 tarihleri arası davalılar yanında çalıştığını iddia etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda SGK kaydına göre davacının 12.11.96 dan 25.01.2001 tarihine kadar çalıştığı işyerlerinin hangi işverene ait olduğunun kanıtlanamadığı, bu sebeple hesaba dahil edilmeyeceği kabul edilerek 30.01.2001-21.09.2008 tarihleri arası için hesaplama yapılmıştır.
Mahkemece uyuşmazlık konusu dönemde davacının çalışma bildirilen işyerlerinin SGK tescil bilgileri, faaliyet adresleri, o tarih itibariyle ortak ve yöneticilerinin yapısı ilgili kurumlardan getirtilip; davalı tanığı A. B.'nin davacının 1996-1997 yılları aralarında organik bağ olduğu mahkemece de kabul edilen davalı şirketler yanında çalışmaya başladığına dair ifadesi de birlikte değerlendirilip davacının hizmet süresi kesin olarak belirlenerek alacaklar bu süreye göre hesaplanıp bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
O halde davacı vekilinin bu yöne dair temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeple BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 11.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg