AVŞAR HUKUK BÜROSU

Y9HD E. 2015/11346 K. 2016/1407

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/11346
K. 2016/1407
T. 20.1.2016
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : A-) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait ... plakalı otobüsünde 11/01/2001 tarihinden itibaren şehirlerarası otobüs şoförü olarak aylık net 1.000,00 TL ücretle işe başladığını, sigorta girişinin Nisan/2002 tarihinde yapıldığını, davacının tüm yeme içme ve seferdeki tüm masraflarının davalıya ait olduğunu, 6 ayda bir enflasyon oranında ücretinin arttırılması hususunda anlaştıklarını, yazılı sözleşme yapılmadığını, davalının davacının akrabası olması ve otobüsün büyük oranda borç ile alınmış olması sebebiyle davacının hiç maaş alamadığını, davalının arabayı satayım tüm maaş kıdem ihbar tazminatı fazla mesai tüm alacaklarını öderim diyerek ... otobüs firmasında çalışan otobüsünü 28/02/2005 tarihinde...'e çektiğini davacının 28/02/2005- 30/04/2005 tarihleri arasında sabah 08:00'dan akşam hava kararana kadar otobüsün başında bekleyerek otobüsü görmek isteyenlere gösterdiğini, birçok kişinin otobüse talep olmasına rağmen davalının otobüsü satmadığını, 30/04/2005 tarihinde davalının davacıya otobüsü satmaya çalışıyorum sen kendine bir an önce iş bul diyerek davacıyı işten çıkararak iş yerinden uzaklaştırdığını, davacının başka bir işe girdikten sonra davalının otobüsü yeniden şehirler arası çalıştırmaya başladığını, davalının davacının iş akdini kötü niyetli olarak feshettiğini, davacının hafta sonları dahil hiç izin kullanmadığını, dini milli bayramlarda iş yoğunluğu nedeni ile normalin üstünde çalıştığını, otobüsün altında bulunan yerde uyuyarak istirahat ettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve iş akdinin kötüniyetli olarak feshedildiği iddiası ile kötüniyet tazminatı ile ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ve tatil çalışmalarına karşılık ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
B-) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunarak, davacının dava dilekçesinde belirtilen çalışma tarihlerinin gerçeği yansıtmadığını, davacının işçilik alacakları şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddine istemiştir.
C-) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının iş akdine işveren davalı tarafından son verildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminat taleplerinin kabulüne, yıllık izin kullandığına dair belge olmaması sebebiyle yıllık izin ücreti talebi ile tanık beyanlarına göre milli bayramlarda çalıştığı gerekçesi ile bayram tatili ücret alacağı talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D-) Temyiz:
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E-) Gerekçe:
1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacının fazla mesai yapıp yapmadığı, yapmış ise haftalık kaç saat yaptığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla mesai her türlü delille kanıtlanabilir. Davacı bu iddiasını kanıtlamak için tanık deliline dayanmıştır. Dinlenen davacı tanıkları, davacının ikili vardiya sisteminde günlük 12 saat davalıya ait araçta çalıştığını beyan etmişler, davalı tanıkları da işin yoğun olduğu dönemlerde 12 saat çalışma olduğunu doğrulamışlardır.
Fazla mesai, kural olarak haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. Davacının tanık beyanlarına göre haftalık 45 saati aşan çalışması bulunmaktadır. Belirtilen çalışma şekline göre 4857 Sayılı Kanun'un 68. maddesi gereğince 11 saate kadar 1 saat, 11 saati aşan çalışmalarda ise 1,5 saat ara dinlenme düşülmesi gerektiği dikkate alınarak ara dinlenme düşüldükten sonra davacının haftalık çalışma süresi ve fazla mesaisi belirlenmeli ve hüküm altına alınmalıdır. Yazılı gerekçeyle bu alacağın reddine karar verilmesi hatalıdır.
3-) Davacı ödenmeyen ücret alacaklarını talep etmiş, davalının yemin teklifi üzerine ise bir kısım ücret alacaklarını aldığını ancak ne kadar ücret aldığını ve hangi aylara dair olduğunu hatırlamadığını belirtmiş ve mahkemece davacının net olarak ne kadar ücret alacağı olduğu belli olmadığından anılan alacağın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle 6100 Sayılı HMK'nun 194. maddesi gereğince tarafların dayandıkları vakaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmaları gerekmektedir. Dolayısıyla davacıya, hangi aylara ait ücretlerinin ödenmediğinin açıklattırılması ve davacıdan bunu somutlaştırması istenmeli, bu konuda süre verilmeli, maddi vakalara dair eksikliğin giderilmesi dava dilekçesinde belirtilmesi zorunlu unsurlardan olduğundan verilen süre içinde giderilmediği takdirde bu alacak yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir. Davacı somutlaştırdığı takdirde ise ücretin ödendiğinin ispat yükü işverene ait olduğundan işverenin bu konudaki delilleri toplanmalı, ücretin bordro ile ödenmesi gerektiği de dikkate alınarak davacının ücret alacağı hesaplanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Usulüne uygun verilmeyen ve sonuçları da açık olmayan yemine dayanarak bu alacağın reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 20.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

SORU CEVAP

captchaImg