AVŞAR HUKUK BÜROSU

BAZI SUÇ VE CEZALARIN AFFI HAKKINDA

KANUN NO: 780
BAZI SUÇ VE CEZALARIN AFFI HAKKINDA KANUN
Kabul Tarihi: 3 Ağustos 1966
Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 9 Ağustos 1966- Sayı: 12370 (Mükerrer)
5.t. Düstur, c.5 -s.2669
Madde 1- 5 Haziran 1966 tarihine kadar işlenmiş olan suçlardan:
A) Taksirli cürümlerle kanunların suçu tesbit eden asli maddesinde yukarı haddi 5 seneyi geçmiyen hürriyeti bağlayıcı bir cezsa ile yahut yalnız veya birlikte olarak para cezası ile cezalandırdığı veya müsadereyi yahut bir meslek veya sanatın yapılmamasını veyahut bu cezalardan birini veya birkaçını istilzam eden fiiller hakkında tatbikat yapılmaz.
Bu fıkra hükmünden istifade edecek olanların, affı kabul etmemeye hakları vardır. Haklarında soruşturma veya kovuşturma yapıldığına muttali olanlar bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay ve herhalde 6 ay içinde bu haklarını kullandıkları takdirde soruşturma veya kovuşturmaya devam olunur. Mahkumiyet halinde bu hakkın kullanılmış olması aftan istifadeye engel olmaz.
B) 5 sene ve daha az hürriyeti bağlayıcı bir cezaya ve bu miktarı aşmıyan hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte veya müstakillen hükmedilmiş para cezasına tayin edilenler " 8 inci madde hükmü saklı kalmak şartıyle" fer'i ve mütemmim cezalar ile ceza mahkumiyetlerinin neticelerine de şamil olmak üzere affedilmişlerdir.
C) Müstakillen 5 seneden fazla hürriyeti bağlayıcı bir cezaya veya bununla birlikte para cezasına mahkum edilenlerin, hürriyeti bağlayıcı cezalarının 5 senesi ve para cezalarının da tamamı affedilmiştir.
D) Türk Ceza Kanunu ile diğer kanunlarda yazılı suçlardan dolayı ölüm veya müebbet ağır hapse mahkum edilmiş veya edilecek olanların ölüm cezaları müebbet ağır hapse; müebbet ağır hapis cezaları da 30 sene ağır hapse çevrilir.
Madde 2- 3116, 5653 ve 6831 sayılı Orman Kanunlarında yazılı suçlar ayrık olmak üzere suç tarihinde 15 yaşını doldurmamış olanlar tarafından işlenen bilumum suçlar hakkında bu kanunun birinci maddesi uygulanır.
Madde 3- 218 sayılı bazı suç ve cezaların affı hakkındaki Kanunun 3 üncü maddesinin (ı) bendi ile aftan hariç bırakılan ölüm veya müebbet ağır hapis cezalarını müstelzim suçlardan dolayı,muvakkat hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum edilmiş bulunanlar.(Aynı maddenin diğer bentlerinde gösterilen istisnalar saklı kalmak üzere) adı geçen kanunun 1 inci maddesinin ( C ) bendi hükmünden faydalanırlar. Ve bu kanunun 6 ıncı maddesi gereğince de, bakiye cezalarından ikişer senesi indirilir.
Madde 4- 20-21 Mayıs 1963 olaylarından dolayı:
a) Ölüm veya müebbet ağır hapse mahkum edilenlerin cezaları (15) sene muvakkat ağır hapse çevrilmiştir.
b) Hürriyeti bağlayıcı muvakkat cezalara mahkum edilmiş olanların cezalarından (8) er senesi affedilmiştir.
c) (8) sene ve daha az hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilmiş bulunanlar fer'i mütemmim cezaları ile ceza mahkumiyetlerinin neticelerine de şamil olmak üzere affedilmişlerdir.
(a) ve (b) bentleri hükümlerinden faydalananlar hakkında, bihakkın veya meşruten tahliye tarihinden itibaren, bu mahkumiyetlerinin tabii neticesi olan kanuni mahcuriyet halinde bulundurulmaya, memuriyete alınmamaya veya muayyen bir meslek ve sanatın icrasının men'ine dair hükümlerle, cezaların infazı hakkındaki 647 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin 9 uncu ve TCK nun 173 üncü maddesinin son fıkraları hükümleri uygulanmaz.
1076 sayılı Kanunun 16 ıncı maddesi hükmü saklıdır.
Muvakkat hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum edilmiş olup da; bu madde hükmünden faydalanların, meşruten tahliyelerinde dışarıda geçirecekleri 1/3 müddet af ile yapılacak indirimden evvelki esas ceza miktarı üzerinden yapılır.
Madde 5- 1924 tarihli ve 491 sayılı Teşkilatı Esasiye Kanununun bazı hükümlerinin kaldırılması ve bazı hükümlerinin değiştirilmesi hakkıındaki 12 Haziran 1960 tarihli ve 1 sayılı Kanunun 6 ıncı maddesine tevkifan kurulan Yüksek Adalet Divanınca mahkum edilenler; fer'i ve mütemmim cezalar ile ceza mahkumiyetlerinin neticelerine de şamil olmak üzere affedilmişlerdir.
Bu mahkumiyetler dolayısıyla hükmedilmiş olup da, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar ödenmemiş olan zararlar ve para cezaları ödettirilmez.
Yüksek Adalet Divanınca sonuçlandırılamamış olmaları sebebiyle Anayasa Mahkemesine veya diğer kaza mercilerine intikal etmiş davaların sanıkları ile Yüksek Adalet Divanınca duruşmalarının muvakkaten tatiline karar verilen sanıklar ve Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri hakkında kanunun geçici 7 inci maddesinin 4 üncü bendi gereğince dosyaları Millet Meclisi Başkan-lığına verilmiş bulunanlar hakkında kovuşturma yapılmaz.
Bu madde hükmünden faydalanan askerî şahısların Askerî Ceza Kanununun 31 ve 33 üncü maddeleri A bendleri gereğince kaybedilen hakları geri verilir.
1076 sayılı Kanunun 16 ıncı maddesi hükmü saklıdır.
Madde 6- 134 sayılı Kanunla değişen 113 ve 218 sayılı Af Kanunlarının 1 inci maddelerinin ( C ) bentlerinden fiilen faydalananların bu cezalarından ikişer hanesi indirilir.
Madde 7- Genel Bütçe harcamaları sırasında hizmet karşılıklarının usülsüz ödenmesi dolayısıyla, yetkililer tarafından (Haksız iktisaplar hariç) bütçe hizmetlerinden doğma eşhas borçları hesabına andırılan ; vergi resim ve harç dışında kalan ve Sayıştay ile Askerî ve Adlî Mahkemelerce suç ile alakalı bulunmayan ve sorumlular adına hükme bağlanmış Devlet alacakları ile, hizmet ifa ve belgeleri saymanlıklara teslim edildiği halde mahsubu yapılmamış, ahizi üzerinde kalmış olan bütçeden mütevellit avans artıkları (Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar ödenmeyen kısımları) silinir.
Bu maddenin kapsamına giren ve henüz hükmedilmemiş eski yıllara ait zimmetler hükmedilmelerini müteakip silinirler.
Madde 8- Mükellefler veya sorumlular adına 31 Aralık 1965 tarihine kadarki dönemlere ait olarak kesilmiş olup, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilmemiş bulunan vergi cezaları (Mülga vergi kanunlarına göre kesilmiş olanlar dahil) ile uygulanan gecikme zamları; taallûk ettikleri vergi asılları kanunun mer'iyetinden itibaren altı ay içerisinde ödendiği takdirde (Kanunun mer'iyetinde vergi asılları ödenmiş olanlar dahil) affedilmiştir.
İhtilâflı vergilerde tarafların mali veya idarî kaza mercilerine müracaatları veya ihtilafı devam ettirmeleri mükelleflerin veya sorumluların ihtilâfın sonunda vergi aslının süresinde ödenmesi kaydıyle aftan istifadelerine engel olmaz.
Ancak İhtilâfın hallinde tamamen veya kısmen haksız çıkan mükelleften veya sorumludan haksız çıkarılan vergi aslı yüzde on zamla tahsil olunur.
Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 31 Aralık 1965 tarihine kadarki dönemlere ait olarak kesilecek vegi cezaları hakkında da vergi aslının süresinde ödenmesi kaydıyle yukarıdaki hükümler uygulanır.
Madde 9- (Değişik ilk fıkra : 917- 19.7.1967).
Aşağıda yazılı bentlerde gösterilen suçlar 1 inci maddenin ( D ) bendi ile 2, 4 ve 5 inci madde hükümleri saklı kalmak şartiyle bu kanun hükümleri dışında bırakılmıştır.
A) (Değişik: 917- 19.7.1967) Türk Ceza Kanununun 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132 ve 133 üncü maddelerinde ; 135 inci maddenin 2 inci bendinde ve 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 145, 148, 149, 150, 151, 152, 154, 155, 156 ve 157 inci maddelerinde yazılı suçlar ve bunların 168, 171 ve 172. maddelerinde gösterilen şekilleri ; 163 üncü maddenin 1 inci fıkrası ile 164, 165 ve 166 ncı maddelerinde yazılı suçlar; zimmet, ihtilâs, irtikâp ve rüşvet suçları; 339, 340, 341, 403, 404 ( 2 inci bent birinci fıkrası hariç), 405, 406, 407, 408, 414, 415, 416, 417, 418, 429 ve 430 uncu maddenin birinci fıkrası ile 431, 435, 436, 440, 441, 491, 492, 493, 495, 496, 497, 498, 499, 503, 506, 508 ve 510 uncu maddelerinde yazılı suçlar ancak;
1.Kaçırmanın evlenmek maksadıyle yapıldığı ve kaçırılan kimsenin ırzına geçilmediği ve 416 ıncı maddenin son fıkrasının asli hüküm olarak tatbik edildiği,
2. Türk Ceza Kanunu ile Askerî Ceza Kanununa göre zimmet ve ihtilâs suçlarından dolayı, hükmen tesbit edilmiş zararın tamamen ödendiği,
3. Türk Ceza Kanununun 491, 492 ve 493 üncü maddelerinde yazılı suçlardan, 18 yaşını bitirmemiş bulunanlar tarafından işlendiği,
Hallerde bu kanunun 1 inci maddesi uygulanır.
4. İrtikâp ve rüşvet suçları ile Türk Ceza Kanununun 339, 340, 341, 503 ve 508 inci maddelerinde yazılı suçlardan dolayı hükmedilmiş veya hükmedilecek olan hürriyeti bağlayıcı cezaların üçte ikisi ve para cezalarının tamamı affedilmiştir.
Ancak hürriyeti bağlayıcı cezadan yapılacak indirme on aydan az ve üç seneden fazla olamaz.
B) 3116, 5653, 6831 sayılı Orman Kanunlarında yazılı suçlar ile Türk Ceza Kanununun 369, 370 ve 373 üncü maddelerinin birinci fıkrası ve 374 üncü maddesinde yazılı suçlar ile bunların 411, 412 ve 413 üncü maddelerinde gösterilen şekilleri.
C) Askeri Ceza Kanununun 55, 56 ve 59 uncu maddeleriyle 91, 131, 132 inci maddeleri , 148 inci maddenin (B) bendi yukardaki bentlerde Türk Ceza Kanununun maddelerine atıf suretiyle cezalandırılan suçlar.
D) 5816 sayılı Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkındaki kanunun şümulüne giren suçlar.
E) İcra ve İflâs Kanununun 337, 338, 339, 340 ve 344 üncü maddelerinde yazılı suçlra.
F) 551 sayılı Markalar Kanununda yazılı suçlar.
G) 15.7.1963 tarihli 274 sayılı Sendikalara Kanununun 19 uncu maddesine aykırı hareketten dolayı aynı kanunun 31/3 maddesi gereğince açılan dâvalara ilişkin suçlar. Ancak mahkumiyet halinde aynı kanunun 20 inci maddesinin ( C ) bendi hükümleri uygulanır. Şu kadar ki verilen ceza infaz edilmez.
H) Türk Parasının Kıymetini Koruma hakkındaki Kanunun şümulüne giren 2.500 liraya kadar (2.500 lira dahil) kıymet kaçakçılığı suçları veya bu kanuna göre çıkarılan kararname ve tebliğlere aykırı fiiller veya miktarı ne olursa olsun döviz veya Türk parasının ziyaını intaç etmemiş bilumum fiiller veya önceden çıkarılan kararname ve tebliğlere göre suç sayılıp da sonradan çıkarılan kararname ve tebliğlere göre suç sayılmayan fiiller; istimal ve istihlâk maksadıyla işlenmiş kaçakçılık fiilleriyle 6829 sayılı Kanunun ek ikinci maddesinin I, II, III üncü bendleri ve IV üncü bendinin birinci fıkrası hükmü, tekel kaçakçılığı, CIF kıymeti 2.500 lirayı geçmeyen (2.500 lira dahil) -gümrük kaçakçılığı suçları hariç-Kaçakçılığın Men ve Takibine dair 1918 ve Türk Parasının Kıymetini Koruma hakkındaki 1567 sayılı kanunlar ile bunların ek ve tadilleri hükümleri ihlâl eyliyen fiiller.
Ancak, Yüksek Adalet Divanınca 1567 sayılı Kanunla ek ve tadillerine muhalefetten dolayı hükmedilmiş olan para cezaları affedilmemiştir.
J) 27 Mayıs 1960 tarihinden itibaren, Bakanların sıfat ve vazifeyi suiistimal suretiyle işledikleri suçlar.
Madde 10- Bu kanunun 4 ve 5 inci maddeleri hükümleri saklı ve basın zabıtasına taallûk eden fiillerden dolayı (31 inci maddde hükmü saklı kalmak kaydı ile) 5680 sayılı Basın Kanunu ile ek ve tadillerine muhalefet suçları hariç kalmak üzere; tekerrür hükümlerinin tatbikini gerektiren aynı cinsten cürümler affın dışında bırakılmıştır.
Bu kanunun uygulanmasında, aynı kanun maddesine uyan veya kanunun bir faslında bulunan cürümler bir cinsten sayılır.
Askerî Ceza Kanununun 66 ıncı maddesinde yazılı izin tecavüzü ve firar suçları hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.
Madde 11- Bu kanunun 1 inci maddesinin (A) bendi dışında aftan faydalanan hükümlüler yürürlüğe girdiği tarihten itibaren mahkum oldukları cezanının zamanaşımı süresi içinde ve herhalde 5 yıl zarfında, taksirli suçlar hariç aşağı haddi 6 aydan az olmayan hürriyeti bağlayıcı cezayı müstelzim aynı cinsten diğer bir cürüm işledikleri takdirde evvelce haklarında hükmedilmiş bulunan cezanın infaz edilmeyen kısmı aynen çekilir.
Madde 12- Firar halinde olup da, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren memleket içinde bulunanlar 3 ay ve memleket dışında olanlar 6 ay zarfında resmî mercilere müracaatla teslim olmadıkları takdirde bu kanunda yazılı af hükmünden istifade edemezler.
Madde 13- Kıtasından veya görev yerinden uzaklaşıp yahut izin süresini mazeretsiz geçirip de, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 ay zarfında resmî mercilere müracaatla teslim olmayanlar, bu kanun hükümlerinden istifade edemezler.
Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kıtasından veya görev yerinden uzaklaşmış yahut izin süresini mazeretsiz geçirmiş izinsiz, bakaya, yoklama kaçağı ve saklı bulunanlar ve askerlikten kurtulmak için hile yapanlar, bu kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren yurt içinde bulunanlar 3 ay, yurt dışında bulunanlar 6 ay içinde resmî mercilere teslim olmak şartıyle bu kanundan faydalanırlar.
Madde 14- Bu kanun hükümleri bir ceza mahkumiyeti olmasa ve faile ait bulunmasa dahi kanunen veya dış ticaret rejimi hakkındaki kararlara göre kullanılması, yapılması, taşınması, bulundurulması, satılması ve memlekete sokulması suç teşkil eden veya tekele tabi bulunan eşyanın müsaderesine mani değildir.
Yukarıdaki fıkra haricinde kalan eşya gümrük ve diğer Devlet ve belediye vergi ve resimlerinin ödenmesi halinde sahiplerine verilir.
Resmî kayıtlara dayanılarak satın alınan taşıt araçları zapt ve müsadere olunamaz. Zapt edilmiş olanlar sahiplerine geri verilir. Geri verilirken kendilerinden masraf, vergi, resim ve prim alınmaz.
Kovuşturma sonunda suçlulukları anlaşılanlar bu hükümden faydalanamazlar.
Madde 15- 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun geçici 84 üncü maddesi hükümlerine göre müstafi sayılmış olup da bu kanunun yayımı tarihine kadar yabancı kadınla evlilik veya beraber yaşama münasebeti sona ermiş bulunanlar hakkında bu madde ile evvelce uygulanmış bulunan hükümler bütün hukuki neticeleriyle affedilmiştir.
1076 sayılı Kanunun 16 ıncı maddesi hükmü saklıdır.
Madde 16- Bu kanun hükümlerinin taksirli suçlar hariç, hakimler ve memurin kanunları ile bunlara ek kanunlara ve sair husuusi kanunlara tevkifan verilmiş ve verilecek idari ve inzibati karar veya yapılmış veya yapılacak işlemlere ve subay, askeri memur ve astsubayların cezalarının hukuki neticelerinden olan rütbenin kaybedilmesi ve orduya subay, askeri memur, astsubay olarak kabul olunmak ve askeri nisbetin kesilmesi işlemlerine şümulü yoktur. Ancak 1 inci maddenin (B) bendinden faydalanan askerî ve sivil şahısların emeklilik hakları geri verilir.
Madde 17- Yargıtay ve Askeri Yargıtayca incelenmekte bulunan bir ceza davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi halinde, usulünce açılmış ve mahkumiyetle neticelenmiş olan şahsi hak davalarına ait kararlar üzerinde temyiz incelenmesi yapılmak üzere, dosya görevli hukuk dairesine gönderilir. Şahsî hakka ait mahkûmiyet kararı hukuk dairesinde bozulduğu takdirde, dosya görevli ve yetkili hukuk mahkemesine yollanır ve o mahkemece Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanunu gereğince dava karara bağlanır.
Yargıtay Hukuk Dairesi ilâmından alınacak harçlar, hukuk ilâmlarındaki harçların aynıdır. Mahallî mahkemeler peşin ilâm harcını tamamlattıktan sonra davaya devam ederler.
Mahalli mahkemelerce verilmiş bulunan bir ceza mahkumiyet kararı ile beraber, usulünce açılmış şahsî hak davalarına ait olarak verilmiş mahkûmiyet kararlarının temyizce incelenmesi ceza kararlarının temyizindeki şartlara göre istendiği takdirde, dosya yukarıdaki fıkra gereğince işleme tabi tutulur.
Madde 18- Bu kanun hükümlerinden faydalanacak tutuklu ve hükümlülerin salıverilme işleri, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 20 gün içinde tamamlanır.
Madde 19- Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 20- Bu kanunun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

SORU CEVAP

captchaImg