AVŞAR HUKUK BÜROSU

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İÇ HİZMET KANUNU

KANUN NO: 211
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İÇ HİZMET KANUNU (*)
Kabul Tarihi: 4 Ocak 1961
Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 10 Ocak 1961 - Sayı: 10703
4.t. Düstur, c.1 - s.1008
_____
(*) 1 - Bu Kanundaki uzman çavuş takriri 18 Mart 1986 tarih ve 3269 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle uzman erbaş olarak değiştirilmiştir.
2 - 24.12.2003 tarih ve 25326 sayılı R.G.'de yayımlanan, 10.12.2003 tarih ve 5018 sayılı Kanunun 81. maddesinin (c) bendi hükmü gereğince, (Bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla; “Bu Kanun kapsamındaki kamu idarelerine ilişkin olarak, 4.1.1961 tarihli ve 211 sayılı Kanunun 98 - 106 ncı maddeleri hariç olmak üzere, diğer kanunlarla 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanunu, 6245 sayılı Harcırah Kanunu ve 832 sayılı Sayıştay Kanununa tâbi olunmadığına dair istisna veya muafiyet getiren hükümleri”, 1.1.2005 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.)
_____
A) ESASLAR
I - TARİFLER
MADDE 1. - (Değişik: 4902 - 18.6.2003 / m.9) Türk Silâhlı Kuvvetleri : Kara (Jandarma dahil), Deniz (Sahil Güvenlik dahil) ve Hava Kuvvetleri subay, askerî memur, astsubay, erbaş ve erleri ile askerî öğrencilerden teşekkül eden ve seferde ihtiyatlarla ikmal edilen, kadro ve kuruluşlarla teşkilâtı gösterilen silâhlı Devlet kuvvetidir. MADDE 2 - (Değişik 1.fıkra : 6496 - 13.7.2013 / m.17) Askerlik: Harp sanatını öğrenmek ve yapmak mükellefiyetidir. 


Asker: Askerlik mükellefiyeti altına giren şahıslarla (Erbaş ve erler) özel kanunlarla Silâhlı Kuvvetlere intisab eden ve resmî bir kıyafet taşıyan şahsa denir.
MADDE 3 - Askerler ve rütbeler:
a) Askerler:
1. (Değişik: 6191 - 10.3.2011 / m.10/3-a) Er: İhtiyaçları Devlet tarafından deruhte ve temin olunan rütbesiz askerdir. Sözleşmeli erler de bu Kanuna göre er sayılır.  


2.(Değişik: 6191 - 10.3.2011 / m.10/3-a) Erbaş: İhtiyaçları Devlet tarafından deruhte ve temin olunan onbaşı ve çavuş rütbelerini haiz askerdir.
Askerlik Kanununa göre mükellef bulundukları hizmetleri ifadan sonra hususi kanunlara tevfikan muayyen bir hizmet taahhüdü suretiyle Silahlı Kuvvetlerde vazife gören uzman ve sözleşmeli çavuş ve onbaşılar da erbaş sayılır. 


3. Astsubay: Hususi kanununa göre Silâhlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbeyi haiz olan askerdir.
4. Askerî öğrenci: Subay, askerî memur veya astsubay yetiştirilmek üzere muhtelif okul ve üniversitelerde okuyan ve resmî bir kıyafet taşıyan öğrencilerdir.
5. Askerî memur: İdarî işlerde, fen ve sanat kollarında vazife gören ve kanuna göre subaylara muadil ve özel bir silsileye tabi bulunan askerdir.
6. Subay: Hususi kanuna göre Silâhlı Kuvvetlere intisabeden asteğmenden mareşala (Büyük âmirale) kadar rütbeyi haiz olan askerdir.
b) Rütbeler:
1. Erbaşlar:
a) Onbaşı
b) Çavuş
2. Astsubaylar:
a) Astsubay çavuş
b) Astsubay üstçavuş
c) Astsubay başçavuş
d) Astsubay kıdemli başçavuş
3. Askerî memurlar:
a) 8 inci sınıf (Asteğmen muadili)
b) 7 nci sınıf (Teğmen muadili)
c) 6 ncı sınıf (Üsteğmen muadili)
d) 5 inci sınıf (Yüzbaşı muadili)
e) 4 üncü sınıf (Kıdemli yüzbaşı muadili)
f) 3 üncü sınıf (Binbaşı muadili)
g) 2 nci sınıf (Yarbay muadili)
h) 1 inci sınıf (Albay muadili)
4. Subaylar:
a) Asteğmen
b) Teğmen
c) Üsteğmen
d) Yüzbaşı
e) Binbaşı
f) Yarbay > Üst subaylar
g) Albay
h) Tuğgeneral (Tuğâmiral)
i) Tümgeneral (Tümâmiral)
j) Korgeneral (Korâmiral) >General veya âmiraller
k) Orgeneral (Orâmiral)
l) Mareşal (Büyük âmiral)
MADDE 4 - Muhtelif sınıfların rütbe isimlerinin başlarına sınıf veya meslek ismi konulur.
MADDE 5 - Nizam: Tüzükler, kararnameler, yönetmelikler, talimnamelerin ve talimatların hükümleridir.
MADDE 6 - Hizmet: Kanunlarla nizamlarda yapılması veyahut yapılmaması yazılmış olan hususlarla, âmir tarafından yazı veya sözle emredilen veya yasak edilen işlerdir.
MADDE 7 - Vazife: Hizmetin icabettirdiği şeyi yapmak ve menettiği şeyi yapmamaktır.
MADDE 8 - Emir: Hizmete ait bir talep veya yasağın sözle, yazı ile ve sair surette ifadesidir.
MADDE 9 - Amir: Makam ve memuriyet itibariyle emretmek salâhiyetini haiz kimsedir. Bunun emri altındakilere maiyet denir.
MADDE 10 - Üst tâbiri, rütbe veya kıdem büyüklüğünü gösterir.
Ast, üstün rütbece veya kıdemce aşağısında bulunan kimsedir.
MADDE 11 - Makam: Her âmirin Silâhlı Kuvvetlerde temsil ettiği mevkidir.
MADDE 12 - a) Kıta: Görevin yapılması için tatkik ve idarî birlikleri kapsıyan ve bir kumanda altında toplanan teşkillere kıta denir.
Taktik birlik: Belli bir kuruluş ve kadrosu olup aslî görevi muharebe hareketleri olan bir teşkildir. Taktik birlikler içerisinde bazı idari hususlarda bulunabilir.
İdari birlik: Belli bir kuruluş ve kadrosu olup asli görevi hizmet hareketleri olan bir teşkildir.
b) Karargâh: Kumandan veya amirlerin kıta veya kurumlarının sevk ve idarelerinde yardımcı olan bir toplumdur. Karargâhlar bir kuruluş ve kadro ile tesbit edilir.
c) Askerî kurum: Kıta ve karargâh anlamı dışında kalan askerî hastane, okul, ordu evi, dikim evi, fabrika, askerlik şubesi, ikmal merkezi ve depo gibi askeri tesis ve teşkillerdir.
II - DİSİPLİN
MADDE 13 - Disiplin: Kanunlara, nizamlara ve âmirlere mutlak bir itaat ve astının ve üstünün hukukuna riayet demektir.
Askerliğin temeli disiplindir.
Disiplinin muhafazası ve idamesi için hususi kanunlarla cezai ve hususi kanun ve nizamlarla idari tedbirler alınır.
III - ASTIN VAZİFELERİ
MADDE 14 - Ast; âmir ve üstüne umumi âdap ve askerî usullere uygun tam bir hürmet göstermeye, âmirlerine mutlak surette itaate ve kanun ve nizamlarda gösterilen hallerde de üstlerine mutlak itaate mecburdur.
Ast, muayyen olan vazifeleri, aldığı emri vaktinde yapar ve değiştiremez, haddini aşamaz. İcradan doğacak mesuliyetler emri verene aittir.
İtaat hissini tehdit eden her türlü tezahürler, sözler, yazılar ve fiil ve hareketler cezai müeyyidelerle men olunur.
IV - AMİRİN VAZİFELERİ
MADDE 15 - Amir; emirlerini maiyetindeki her şahsa verebilir. Vazifelerin zamanında ve tam olarak yapılıp yapılmadığı takip ve yapılmasını temin eder.
MADDE 16 - Amir; maiyetine hizmetle münasebeti olmıyan emir veremez. Astından hususi bir menfaat temin edecek bir talepte bulunamaz. Hediyesini kabul edemez ve borç alamaz.
MADDE 17 - Amir; maiyetine hürmet ve itimat hisleri verir. Maiyetin ahlâki, ruhi ve bedeni hallerini daima nezaret ve himayesi altında bulundurur. Amirin maiyetine karşı daima bitaraflık ve hakkaniyeti muhafazası esastır.
MADDE 18 - Amir; maiyetine disiplini bozan fiil ve hareketlerinden dolayı disiplin cezaları verir.
Disiplin cezalarının mahiyeti ve verilmesi usulü hususi kanundaki hallere göre tâyin ve tesbit olunur.
V - EMİR
MADDE 19 - Emrin üniforma ile verilmesi lâzımdır. Üniformasız olan bir âmirin verdiği emirleri onu tanıyanlar yapmaya mecburdur.
MADDE 20 - Emirler ast tarafında değiştirilemez. Ancak, ahval ve şerait emri yapılamıyacak bir hale koymuşsa veyahut emir verilirken meçhul kalmış sebepler meydana çıkmışsa veya emrin yapılması büyük bir tehlikeyi ve ağır bir zararı da mücip olacaksa ve bütün bu haller karşısında amirden yeni bir emir alınmasına hal ve zaman da müsait değilse; ast mesuliyeti üzerine alarak emri yeni vaziyete uygun bir tarzda değiştirerek yapabilir ve ilk fırsatta emri yapılmıyan veya kısmen yapılan amirlere de malûmat verilir.
MADDE 21 - Emirler, kaideten birbirine bağlı makamlar ve kumandanlar tarafından bir silsile takip edilerek verilir. Müstacel ve zaruri hallerde bu sıraya riayet edilmeden de emir verilebilir. Bu takdirde âmir atlanmış olan kademelere en kısa zamanda bilgi verir. Ve böyle bir emri alan astda kendi amirini haberdar eder.
MADDE 22 - Bir âmirin verdiği emir yapılırken daha büyük bir amirden evvelki emre muhalif ikinci bir emir daha alınacak olursa, ikinci emri veren âmire evvelki emir bildirilir. Eğer ikinci âmir kendi emrinin yapılmasında israr ederse bu âmirin emri yapılır. Ve birinci âmire malumat verilir. Eğer daha büyük âmire birinci âmirin emrini bildirmeye hal ve zaman müsait değilse vaziyete uygun olan emir kendi mesuliyeti dahilinde yapılır ve amirlere bildirilir.
MADDE 23 - Fesat ve isyan halinde bulunan bir kıta, karargâh veya askerî kurumda intizamı temin etmek, yağmacılığın önünü almak ve kaçak askerleri cevirmek için bu halleri gören her üst emir ve kumanda işini üzerine almak vazifesi ile mükelleftir.
MADDE 24 - Disipline aykırı gördüğü her hale müdahaleye ve emir vermeye her üst görevlidir.
B) PERSONEL İŞLERİ
I - MÜRACAATLAR
MADDE 25 - Her asker resmî ve şahsi işlerinden dolayı müracaatini söz veya yazı ile en yakın amirinden başlıyarak silsile yoliyle yapar.
Müracaatlar takip ve tahkik ve bir karara bağlanarak neticesi müracaat sahibine mümkün olan en kısa zamanda mutlaka bildirilir. Ancak; bu müddet hiçbir halde bir ayı geçemez.
Birden fazla kimsenin topla olarak söz veya yazı ile müracaatleri yasaktır.
II - ŞİKAYETLER
MADDE 26 - Her asker, gerek hizmete ve gerek zati işlerine ait kanun ve nizamların kendisine vermiş olduğu hak ve salâhiyetler her hangi bir surette haksız olarak ihlâl edilirse veya ihlâl edildiğini zannederse şikâyet etmek hakknı haizdir.
MADDE 27 - Şikâyet, söz veya yazi ile en yakın amire yapılır. Eğer bu amirden şikâyet olunacaksa bir derece üstündeki amire yapılır. Ve bunun gibi her şikâyet edilen âmir geçilir. Sözle yapılan şikayetler bir zabıtla tesbit olunur.
MADDE 28 - Toplu olarak şikâyet yasaktır. Bir veya aynı hadise birden fazlaşahısların şikayetlerine sebep veya mevzu olursa bunların her biri ayrı ayrı
ve yalnız başına şikâyet hakkını kullanabilirler.
MADDE 29 - Şikâyet reddedildiği takdirde, şikâayetçiye bu yüzden ceza verilmez. Ancak şikâyet ederken şikâyetçi bir suç işlemiş veya bir disiplin tecavüzünde bulunmuşsa ayrıca mesul olur.
MADDE 30 - Şikâyetler ve itirazlar mutlaka tahkik olunarak bir karara bağlanır ve neticesi şikâyet edene ve lüzum görülürse şikâyet olunana mümkün olan en kısa zamanda bildirilir. Ancak bu müddet hiçbir halde bir ayı geçemez.
Adlî tahkikata mevzu olan şikâyet ve itirazlar hakkında Ceza ve Usul kanunlarındaki hükümler mahfuzdur.
MADDE 31 - Bir şikâyet üzerine karar vermek salâhiyeti, şikâyetin müstenit olduğu vaka halinde şikâyet olunan disiplin cezası vermek salâhiyetini haiz olan ilk disiplin âmirine verilmiştir.
O âmirin vereceği karar aleyhine gerek şikâyet eden ve gerekse şikâyet olunan, mertebeler silsilesi yolu ile daha yüksek âmirlere itiraz edebilir.
III - MÜKAFAT VE CEZA
MADDE 32 - Disiplin muhafazası ve hizmete mütaallik hususlarda tekâmülü teşvik ve temin için mükâfat ve ceza tedbirlerine müracaat olunur.
Mükâfat ve cezaya ait tedbirler kanun ve nizamlara göre alınır.
IV - İZİN
MADDE 33 - a) Askerlerin izin işleri hususi kanunlara ve nizamlara göre tanzim olunur. Vazifenin bulunmayı icap ettirdiği yerden izinsiz hiçbir asker gündüz ve gece ayrılamaz.
Nöbetçi ve vazifeli olmıyan veya kendisine ayrıca hususi bir vazife verilmeyen subay, askerî memur ve astsubaylar günlük mesai veya eğitimin bitiminde vazife mahallinden ayrılabilirler.
(Ek fıkra: 2259 - 19.2.1980) Ancak subay sınıf okullarında temel eğitimde bulunan subayların günlük çalışma ve okuldan gece izinli ayrılmaları, eğitim ve öğretim programlarına göre, ayrıca düzenlenecek bir yönetmelikle belirlenir.
b) Kıta, karargâh ve kurumlarda günlük çalışma saatleri mevsim, iklim, ahval ve hizmetin özelliklerine göre bir talimatla tesbit edilir.
Kıtalarda umumi mesai ve hizmet zamanı kalk borusunda başlar. Gece yoklamasından sonra biter. Karargâh ve kurumlarda günlük vazife müddeti en az 6 saattır.
V - KIYAFET
MADDE 34 - a) Silâhlı Kuvvetler mensupları üniforma giyerler. Hizmet esnasında üniformayı giymek mecburidir. Hususi vazifeler sebebiyle hizmet esnasında sivil elbise giymek âmirin müsaadesine bağlıdır. Her asker üniformasının şeref ve haysiyetini korumaya mecburdur.
Barlar, genelevler, meyhaneler ile bunlara benzer yerlere askerler üniforma ile giremezler.
b) Subay, askerî memur ve astsubaylar vazife dışında sivil elbise giyebilirler. Sivil elbise ile vazife yerine giriş ve çıkışlar talimatnamede düzenlenir.
c) (Değişik: KHK/499 - 9.7.1993) Subay ve astsubaylar hizmet dışında da resmî veya sivil elbise ile zati tabancalarını göze görünmeyecek şekilde taşıyabilirler.
d) (Değişik: 3612 - 7.2.1990) Üniformanın şekilleri Millî Savunma Bakanlığınca tespit olunur.
Kıyafet kavramı içinde olan el, yüz ve saç tuvaletlerinde sadelik esastır. Favori, biş, sakal ve bıyık bırakılamaz. Hangi hallerde, görevlerde, zamanlarda ve kimler hakkında yukarıdaki kayıtlama ve kısıtlamaların uygulanacağı Genelkurmay Başkanınca belirlenir. (Ek cümle: 6638 - 27.3.2015 / m.66) "Ancak, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarının kıyafetine ilişkin hususlar, Genelkurmay Başkanlığının görüşü alınarak Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."
e)(...) (Madde 34'ün e fıkrası, 22.2.2014 tarih ve 28921 sayılı R.G.'de yayımlanan, 11.2.2014 tarihli ve 6519 sayılı Kanunun 20. maddesi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.) 


Kimlik kartları, özlük dosyaları, kişisel veriler ve posta gönderileri
MADDE 34/A - (Ek: 6519 - 11.2.2014 / m.8) Askerî kimlik kartı; kişinin, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli olduğunu ve kimliğini gösteren resmî belgedir. Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, yönetmelikle belirlenen istisnalar saklı kalmak kaydıyla askerî kimlik kartlarını resmî ve sivil olarak üzerlerinde bulundururlar.
Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin temin, yetiştirme, istihdam, emeklilik, ayırma, atama, yer değiştirme, görevlendirme, seferberlik ve özlük hakları gibi işlemleri ve askerî hizmetlerin yürütülmesine ilişkin kişisel verileri personel bilgi sistemlerinde ve özlük dosyalarında muhafaza edilir.
Uzman erbaşlar hariç erbaş ve erler ile askerî öğrenciler tarafından gönderilen ve kendilerine gelen posta gönderileri ilgilinin amirince denetlenebilir.
C) UMUMİ VAZİFELER
MADDE 35 - (Değişik : 6496 - 13.7.2013 / m.18) Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; yurt dışından gelecek tehdit ve tehlikelere karşı Türk vatanını savunmak, caydırıcılık sağlayacak şekilde askerî gücün muhafazasını ve güçlendirilmesini sağlamak, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla yurt dışında verilen görevleri yapmak ve uluslararası barışın sağlanmasına yardımcı olmaktır.  


MADDE 36 - Silâhlı Kuvvetler, harb sanatını öğrenmek ve öğretmekle vazifelidir. Bu vazifenin ifası için lâzımgelen tesisler ve teşkiller kurulur ve tedbirler alınır.
MADDE 37 - Silâhlı Kuvvetlere katılan her asker andiçer. And sureti aşağıdadır:
"Barışta ve savaşta, karada, denizde ve havada her zaman ve her yerde milletime ve cumhuriyetime doğruluk ve muhabbetle, hizmet ve kanunlara ve nizamlara ve âmirlerime itaat edeceğime ve askerliğin namusunu Türk Sancağının şanını canımdan aziz bilip icabında vatan, cumhuriyet ve vazife uğrunda seve seve hayatımı feda eyliyeceğime namusum üzerine andiçerim."
MADDE 38 - Sancak, Silâhlı Kuvvetlerin şeref timsalidir. Sancağın muhafazası Silâhlı Kuvvetlerin mukaddes vazifesidir.
(Değişik fıkra: 12318 - 5.10.1980) Sancak hiçbir sebep ve bahane ile terk edilemez. Kuruluşunda alay teşkilatı bulunmayan her tugay ile her alaya (deniz ve havada eşidi birliklere) yönetmeliğe göre bir sancak verilir.
(Değişik 2. fıkra: 4187 - 9.10.1996) Sancak, hiçbir sebep ve bahane ile terk edilemez. Kuruluşunda aday teşkilatı (hudut alayları hariç) bulunmayan her tugay ile her alaya (deniz ve havada eşidi birliklere) yönetmeliğe göre bir sancak verilir.
MADDE 39 - Silâhlı Kuvvetlerde askerî eğitim ile beraber ahlâk ve mâneviyatın yükseltilmesine ve millî duyguların kuvvetlendirilmesine bilhassa itina olunur.
Cumhuriyete sadakat, vatanını sevmek, iyi ahlâklı olmak, üste itaat, hizmetin yapılmasında sebat ve gayret, cesaret ve atılganlık, icabında hayatını hiçe saymak, bütün silâh arkadaşları ile iyi geçinmek, birbirlerine yardım, intizam severlik, yapılması men edilen şeylerden kaçınmak, sıhhatini korumak, sır saklamak her askerin esas vazifesidir.
MADDE 40 - Askerin bakımı, sağlığı, yedirilmesi, giydirilmesi, barındırılması ve moralinin yüksek tutulması dikkat ve itina ile sağlanacak en mühim vazifelerdendir.
MADDE 41 - Erbaş ve erlere askerliğe ait bilgilerden başka okuyup yazmak, yurt ve hayata ait genel kültür bilgileri de öğretilir.
MADDE 42 - Her asker vazife ve hizmet icabı kullanmak veya muhafaza etmek için kendisine tevdi edilen her çeşit Devlet malının bakım, koruma ve muhafazasından sorumludur.
MADDE 43 - (Değişik 1.cümle : 6496 - 13.7.2013 / m.19) Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları siyasi faaliyette bulunamaz. Bundan ötürü Silâhlı Kuvvetler mensuplarının siyasî parti veya derneklere girmeleri bunların siyasî faaliyetleri ile münasebette bulunmaları, her türlü siyasî gösteri, toplantı işlerine karışmaları ve bu maksatla nutuk ve beyanat vermeleri ve yazı yazmaları yasaktır.Silâhlı Kuvvetler mensupları Millî Savunma Bakanlığınca adları yayınlanan ve siyasî olmıyan cemiyetler ile spor kulüplerinin faal olmıyan üyeliklerine girebilirler. Girenler durumlarını en kısa zamanda Millî Savunma Bakanlığına bildirmeye mecburdurlar.
(Ek fıkra: 725 - 15.2.1966) (...) (Madde 43 ün 3. fıkrası, 23 Temmuz 1999 tarih ve 4418 sayılı Kanunun 3. maddesi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.)
(Değişik dördüncü fıkra: 6519 - 11.2.2014 / m.9) Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları kendi kıta, karargâh ve kurumları içinde amatör askerî spor kulüpleri kurabilir ve bu kulüplerde faaliyette bulunabilirler. Bu kulüplerin kurulması için Genelkurmay Başkanlığının müsaadesi ile ilgili makamlara müracaat edilir. Harp ve vazife malulleri ile gaziler tarafından rehabilitasyon amacıyla kurulan spor kulüplerinin Türk Silahlı Kuvvetlerinin spor tesislerinden istifadesine Genelkurmay Başkanlığınca izin verilebilir. Amatör spor kulüplerinin kurulması, faaliyet ve denetimleri ile rehabilitasyon amacıyla kurulan spor kulüplerinin spor tesislerinden istifadesine ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususlar yönetmelikle düzenlenir. 

(...) (Madde 43'ün 5. fıkrası, 22.2.2014 tarih ve 28921 sayılı R.G.'de yayımlanan, 11.2.2014 tarihli ve 6519 sayılı Kanunun 9. maddesi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.) 


(Ek fıkra: 2861 - 28.6.1983) Silâhlı Kuvvetler mensupları kanunla kurulan meslek kuruluşlarına üye olamaz ve organlarında görev alamazlar. Ancak üye olamamaları kanunlarda belirtilen diğer kayıt ve şartlara uymak kaydıyla meslekleriyle ilgili görevlerde çalışmalarına, meslekî hizmetleri yürütmelerine, yetkilerini kullanmalarına, mesleki eğitim ve öğretim yaptırmalarına, kurum amirlerinin izniyle kuruluşun bilimsel çalışmalarına katılmalarına, meslek kural ve koşullarına uymak yükümlülüklerine, haklarında disiplin cezası uygulanmasına özel kanunların öngördüğü kayıtlarla mesleklerini serbestçe icra etmelerine, resmî veya özel bir görev almalarına engel teşkil etmez.
(Ek fıkra: 2861 - 28.6.1983) Belli bir meslek veya sanatın icra edilebilmesi için meslek kuruluşlarına üye olmayı zorunlu kılan kanun hükümleri Silâhlı Kuvvetler mensupları hakkında uygulanmaz.
(Ek fıkra: 2861 - 28.6.1983) Askerlik yükümlülüğünü yerine getirmekte olan yedek subaylar ile er veerbaşların üyelikleri, askerlik hizmetleri süresince askıda kalır. Bu hal ilgililerin aidat ödeme ve kanunlardan doğan diğer mesleki yükümlülüklerini ve haklarını ortadan kaldırmaz.
MADDE 44 - Askerler her zaman ve her yerde birbirlerini selâmlamaya mecburdurlar. Bunun tatbik tarzı talimatnamede gösterilmiştir.
D) GARNİZON KUMANDANLIĞI
MADDE 45 - Garnizon; içinde ve civarında yerleşmiş kıta, karargâh veya askerî kurum bulunan meskûn yerlere denir.
Garnizonların hudutları, talimatnamede belirtilecek esaslar dahilinde tesbit olunur.
MADDE 46 - (Değişik: 6519 - 11.2.2014 / m.10) Garnizon komutanlığı görevinin hangi kıta komutanı veya kurum amiri tarafından yapılacağı Genelkurmay Başkanlığınca düzenlenir. Bu görevin yürütülmesi maksadıyla, Genelkurmay Başkanlığınca garnizonda bulunan kıta, karargâh ve kurumların dışında kadro ve teşkiller oluşturulabilir. 


MADDE 47 - Garnizon kumandanı garnizona dahil bütün kıta ve askerî kurumların disiplin âmiridir.
(Değişik 2. fıkra: 2259 - 19.2.1980) Garnizon Komutanlığına ait hizmetler, sivil makamlarla olan ilişkiler, Cumhurbaşkanı ile Devlet büyüklerinin garnizon gelişlerinde alınacak güvenlik önlemleri ve emekli orgeneral-oramiraller ile garnizonda bulunan emekli veya muvazzaf diğer askerî şahısların güvenliklerine ilişkin hususlar, Millî Savunma ve İçişleri Bakanlarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte gösterilir.
(Ek fıkra: 3810 - 17.6.1992) Koruma hizmeti ile görevlendirilen asker kişiler, karakol, karakol nöbetçisi ve devriye sıfat ve yetkilerine sahiptir. Koruma görevlileri bu Kanunun, 2559 sayılı Polis Vazife ve salâhiyet Kanununun ve diğer kanunların silah kullanmayı öngördüğü hal ve şartlardan herhangi birinin tahakkuku halinde silah kullanmaya yetkilidir. Bunlar, korudukları kişiye karşı silahlı bir saldırıya teşebbüs edilmesi halinde doğruca ve duraksamadan hedefe ateş edebilirler.
MADDE 48 - Büyük garnizonlarda (Tümen ve eşidi askerî kurumlar ile daha büyük kıta ve kurumların bulunduğu yerlerde) garnizon kumandanları, oradaki kıta kumandanları rütbece kendisinden sonra gelen birine garnizon kumandanlığını devredebilir.
MADDE 49 - Garnizon kumandanları garnizona ait her türlü hususatta mıntıkasında bulundukları tümen, kolordu ve ordu (Deniz ve Havada eşidi) kumandanlıklarına bağlıdırlar.
MADDE 50 - Yukardaki maddelerde belirtilen hükümler dışında veya istisnai haller karşısında garnizon kumandanlığı görevinin hangi kıta kumandanı veya kurum âmiri tarafından yapılacağı Genelkurmay Başkanlığınca düzenlenir.
E) KIŞLALARDA, KONAK VE ORDUGAHLARDA KUMANDANLIK
MADDE 51 - Kışla: Askerin barındırıldığı ve hizmet gördüğü tek bir bina veya toplu halde bulunan muhtelif binalar ile bunların müştemilâtından olan diğer binalar ve arazidir.
(Değişik 2. fıkra: 4902 - 18.6.2003 / m.11) Karargâh ve askerî kurumlar ile Deniz Kuvvetleri (Sahil Güvenlik dahil) teşkilâtında bulunan gemiler gibi askerî tesisler de kışla olarak mütalâa edilir. 
Konak: Askerlerin hazar ve seferde muvakkat bir zaman için meskûn yerlerde yerleşmesidir.
Ordugâh: Askerlerin muvakkat bir zaman için açıkta çadır veya baraka ve zeminliklerde yerleştirildiği sahaya denir.
MADDE 52 - Müstakil olarak bir kışla, konak veya ordugâhta bulunan bir kıta veya askerî kurumun kumandan veya âmiri aynı zamanda bu yerlerin kışla, konak veya ordugâh kumandanıdır.
Muhtelif birlik ve kurumların bir arada bulunduğu kışla, konak ve ordugâhlarda kumandanlık en büyük rütbeli kumandan veya âmire aittir.
MADDE 53 - Her kışlada kışla binaları ve teçhizatının daima iyi bir halde bulunmasını temin etmekle görevli bir subay veya astsubay bulunur. Buna kışla subayı denilir. Bu vazifenin kimin tarafından yapılacağı kadrolarda ve talimatlarda gösterilmemişse kışla kumandanı, emrindeki subay veya astsubaylardan birine bu görevi verir.
MADDE 54 - Tümen (Dâhil) daha yukarı kıta kumandanları ve eşidi kurum âmirleri kışla kumandanlığı görevini rütbece kendisinden sonra gelen birine devredebilir.
F) YOKLAMALAR
MADDE 55 - İnsan ve hayvan mevcutlarını anlamak, bunlardan ve silâh, malzeme ve eşyada bir vukuat olup olmadığı haberini almak maksadı ile kıta, karargâh ve kurumlarda biri sabah, diğeri akşam, üçüncüsü de gece olmak üzere günde üç defa yoklama yapılır.
Yoklamaların şekli ve yapılış tarzı talimatnamede gösterilir.
MADDE 56 - Katî bir lüzum görülürse, muayyen yoklamalardan başka kışla kumandanı tarafından verilecek emir üzerine de yoklama yapılabilir.
G) SAĞLIK İŞLERİ
(...)(*)
_____(*) G) Sağlık İşleri” bölümünde yer alan “I- Genel” alt bölüm başlığı, 3.2.2015 tarih ve 29256 sayılı R.G.'de yayımlanan, 22.1.2015 tarih ve 6586 sayılıKanunun 110/c. maddesi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.
_____
MADDE 57 - (Değişik: 6586 - 22.1.2015 / m.20) Türk Silâhlı Kuvvetleri sağlık işlerinde, askerlerin fizik ve moral durumlarının takibi ile koruyucu ve askerî sağlık hizmetlerinin yürütülmesi esastır. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri saklıdır.
Bu hizmetin yerine getirilmesinden kıta komutanları, karargâh veya askerî kurum amirleri ile bunların tabipleri sorumludur.
Türk Silâhlı Kuvvetleri sağlık teşkillerindeki sağlık hizmetleri, harekât ihtiyaçları hariç ulusal sağlık mevzuatında yer alan hizmet standartlarına göre yürütülür. 


MADDE 58 - (Değişik: 6586 - 22.1.2015 / m.21) Türk Silâhlı Kuvvetlerinde koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında; çevre sağlığı, kişisel sağlık ve hijyen, ilk yardım, bağışıklama, bulaşıcı hastalıklar ile tütün ve madde kullanımının önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliği, okul sağlığı, sağlıklı beslenme, barınma ve giyinme, fiziksel performans ve etkinliklerin artırılması ile koruyucu sağlık hizmetlerine ilişkin diğer tedbirler alınır.
Askerî sağlık hizmetleri; göreve uyarlık ve elverişlilik kontrolleri ile periyodik veya zorunlu kontrolleri, sağlık raporu kontrolünü, tıbbi tehditlerin önlenmesini ve ortadan kaldırılmasını, tahliye, tedavi, sağlık lojistiği ve askerî sağlığa ilişkin diğer ihtiyaçları kapsar. 

MADDE 59 - (Değişik: 6586 - 22.1.2015 / m.22) Subay, astsubay, uzman jandarma, sivil personel, askerî öğrenciler, erbaş ve erler ile bunların adayları, yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde sağlık açısından; göreve uyarlık ve elverişlilik ile periyodik veya zorunlu kontrollere ya da sağlık raporu kontrolüne tabi tutulabilir. 


(...)(*)
_____(*) G) Sağlık İşleri” bölümünde yer alan “II- Hastalanan ve ölen er ve erbaşlar” alt bölüm başlığı, 3.2.2015 tarih ve 29256 sayılı R.G.'de yayımlanan, 22.1.2015 tarih ve 6586 sayılı Kanunun 110/c. maddesi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.
_____
MADDE 60 - (Değişik: 6586 - 22.1.2015 / m.23) Kıta, karargâh ve askerî kurum tabipleri kadrolarda gösterilir.
Kadroda gösterilen tabip mevcut değilse aynı yerdeki diğer kıta, karargâh veya askerî kurumlarda görevli bir tabip yahut Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilecek yeterli sayıda tabip kıta, karargâh veya askerî kurum tabibi olarak görevlendirilir. Tabip görevlendirilmesinin mümkün olmadığı hâllerde, en yakın resmî sağlık hizmet sunucusundan ya da Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeli sağlık hizmet sunucularından istifade edilerek sağlık hizmetleri yürütülür. 


MADDE 61 - (Değişik: 6586 - 22.1.2015 / m.24) Subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile sivil personel, hastalıklarını bizzat veya başka bir vasıta ile amirlerine bildirmeye mecburdurlar. Amirler bunları öncelikle kendi kıta, karargâh ve askerî kurumlarının tabiplerine gönderir. Acil durumlarda 5510 sayılı Kanunhükümleri saklıdır. Birinci basamak ve üst basamaklardaki muayene ve tedavilerin safahat ve sonuçları, bizzat veya başka bir vasıta ile amirlere bildirilir.
Üst basamak sağlık hizmet sunucularına sevk işlemleri ile buralardaki muayene ve tedaviler, 5510 sayılı Kanun esaslarına göre yürütülür.
Personelin askerî veya sivil sağlık teşkillerindeki muayene ve tedavi sonucunun Türk Silâhlı Kuvvetlerindeki görevlere uyarlık bakımından takibi, gerekiyorsa 59 uncu madde kapsamında kontrolü sağlanmak suretiyle, kıta komutanları, karargâh veya askerî kurum amirleri ile bunların tabipleri tarafından yapılır. 


(...)(*)
_____(*) G) Sağlık İşleri” bölümünde yer alan “III- Hastalanan subay, askeri memur, astsubaylar ile emeklileri ve bunların aileleri” alt bölüm başlığı, 3.2.2015 tarih ve 29256 sayılı R.G.'de yayımlanan, 22.1.2015 tarih ve 6586 sayılı Kanunun 110/c. maddesi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.
_____
MADDE 62 - (Değişik: 6586 - 22.1.2015 / m.25) Hastalanan öğrenciler ile erbaş ve erler, hastalıklarını amirlerine derhâl haber vermeye mecburdur. Hasta; vizite zamanında kıta, karargâh veya askerî kurum tabibine, mesai saati haricinde ise nöbetçi tabibe gösterilir. Hastalar, acil hâllerde, doğrudan en yakın askerî veya sivil sağlık teşkiline gönderilir veya ulusal acil sağlık sisteminden yararlandırılır.
Amirler, hastalanmış olmakla birlikte bu durumu bildirmediği tespit edilenleri, muayene ve tedaviye ya da 59 uncu madde kapsamında kontrole göndermeye yetkilidir.
Üst basamak sağlık hizmet sunucularına sevk edilen öğrenciler ile erbaş ve erler, muayene ve tedavilerinin safahat ve sonuçlarını bizzat veya başka bir vasıta ile amirlerine ve kıta, karargâh veya askerî kurum tabibine bildirirler. Muayene ve tedavi sonucunun Türk Silâhlı Kuvvetlerindeki görevlere uyarlık bakımından takibi, gerekiyorsa 59 uncu madde kapsamında kontrolü sağlanmak suretiyle, kıta komutanları, karargâh veya askerî kurum amirleri ile bunların tabipleri tarafından yapılır.
Askerlik hizmetini yapmakta iken hayati önemi haiz bir hastalığının bulunduğu resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilen erbaş ve erlerden, genel sağlık sigortası dışında başlanmış tedavileri devam etmekte iken terhis edilenlerin yarım kalan tedavilerine; terhis tarihini müteakip genel sağlık sigortası kapsamında hemen sağlık hizmetlerinden yararlanması mümkün olmayanlar için üç aylık süreyi aşmamak kaydıyla bu hizmetlerden yararlanabilecekleri tarihe kadar devam olunur. Bu şekilde tedavisine devam olunanların azami üç aylık süre içindeki her türlü tedavi giderleri ile tedavileri süresince ödenmesi gereken yol ücretleri ve gündelikleri, ilgisine göre Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığının bütçesinden karşılanır. Ancak bu fıkra kapsamında tedavisine başlanmış olup terhislerinden sonra da tedavilerine devam olunması gerekenlerden terhislerini müteakip genel sağlık sigortası kapsamında hemen sağlık hizmetlerinden yararlanması mümkün olanlar ile bu durumda olmayanlardan genel sağlık sigortası tescillerini 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre bir aylık süre içinde yaptıranlardan tedavilerine devam olunması gerekenlerin tedavi süreleri, genel sağlık sigortası hükümlerine uygun olarak tedavilerinin yapılması kaydıyla bir yıla kadar uzatılabilir.
Terhislerini müteakip dördüncü fıkra uyarınca genel sağlık sigortası dışında tedavisine devam olunacakların askerî hastanelere sevkleri, yerleşim yerlerindeki veya yerleşim yerlerine en yakın askerlik şubeleri tarafından sağlanır. Bunların kendileri ile sevk edildiği yere bir kimse refakatinde gitmesi resmî tabip raporuyla gerekli görülenlerin refakatçisine; gidiş ve dönüş yol ücreti ile gidiş ve dönüş süresi için gündelik, sevk eden askerlik şubesi tarafından peşin veya avans olarak ödenir. Yol ücretinin ödenmesinde şehirlerarası karayolu toplu taşım vasıtası ücretleri; gündelikte ise en düşük dereceli devlet memuru gündeliği esas alınır. 


MADDE 63 - (Değişik: 6586 - 22.1.2015 / m.26) Görevli oldukları kıta, karargâh veya askerî kurumun bulunduğu yerden başka bir yerde hastalanan subay, astsubay, uzman jandarma, sivil personel ve askerî öğrenciler ile erbaş ve erler; hastalıklarını, bulunduğu mahaldeki en yakın kıta komutanlığına ya da karargâh veya askerî kurumun amirliğine haber verir. Bu kıta komutanı ya da karargâh veya askerî kurumun amiri, hastaların muayene ve tedavisinin yapılabileceği en yakın askerî veya sivil sağlık hizmet sunucularına sevk edilmesini sağlar ve hastanın kıta, karargâh veya kurumuna ve mahallin garnizon komutanlığına haber verir. Garnizon komutanlığı ya da kıta, karargâh veya askerî kurumun bulunmadığı yerlerde hastalananlar, bulundukları yerdeki sivil sağlık hizmet sunucularına müracaat ederler. Bunlar, durumları ile tedavi safahat ve sonuçlarını amirlerine mümkün olan en kısa sürede bildirirler.
İzindeyken hastalanan subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşlar ile sivil personel birinci fıkrada yazılı esaslara tabi olmadan tercihlerine göre askerî veya sivil sağlık hizmet sunucularına müracaat edebilirler. Bunlar, durumları ile tedavi safahat ve sonuçlarını mümkün olan en kısa sürede amirlerine bildirirler. İzindeyken hastalanan uzman erbaşlar hariç erbaş ve erler ile öğrenciler hakkında birinci fıkra hükümleri uygulanır. 

MADDE 64 - (Değişik: 6586 - 22.1.2015 / m.27) Acil vakalarda hasta, en yakın askerî veya sivil sağlık hizmet sunucusuna müracaat eder ve durumunu mümkün olan en kısa sürede amirine bildirir. 

MADDE 65 - (Değişik: 6586 - 22.1.2015 / m.28) Türk Silâhlı Kuvvetleri mensuplarından; genel sağlık sigortalısı sayılmayanlar ile genel sağlık sigortası kapsamındaki sağlık hizmetlerinden bakmakla yükümlü olunan kişi sıfatıyla yararlanması mümkün bulunmayanların muayene ve tedavi masrafları ile tedavilerine bağlı nakil ve sevk giderleri, ilgisine göre Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçesinden karşılanır. 


MADDE 66 - (Değişik: 6586 - 22.1.2015 / m.29) Subay, astsubay, uzman jandarma, sivil personel ve askerî öğrenciler ile erbaş ve erlerin yurt içinde ve yurt dışında vefatı hâlinde; genel hükümlere göre belirlenecek cenaze giderleri ile cenazenin talep edilen yere nakli ilgisine göre Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçesinden karşılanır.
Yurt dışında bulunanların eş, üst soy, alt soy, erkek ve kız kardeşleri, evlat edinen ve evlatlık ile üvey çocuklarının ölümleri hâlinde, bunların cenazelerini yurda getirmek için yapılması zorunlu olan giderler de birinci fıkrada yazılı makamlarca ödenir.
Askerlik hizmetini yapmakta iken vefat eden erbaş ve erlerin mezarlarının yapım giderleri, birinci fıkra hükümlerine göre ayrıca ödenir. 


MADDE 67 - (Değişik: 6586 - 22.1.2015 / m.30) Subay, astsubay, uzman jandarma, sivil personel ve askerî öğrenciler ile erbaş ve erler hakkında askerî veya sivil sağlık sunucuları tarafından düzenlenen sağlık raporları neticesinde yapılacak işlemler yönetmelikle belirlenir.
Askerî veya sivil sağlık hizmet sunucuları tarafından düzenlenen raporlar ve diğer sağlık kayıtları, personel ve sağlık bilgi sistemleri ile özlük dosyalarında muhafaza edilir.
MADDE 68 - a) (Değişik: 4375 - 29.7.1998) Gülhane Askeri Tıp Akademisi Profesörler Kurulu raporu ile yurtiçinde tedavilerinin mümkün olmadığı tespit edilen subay, askeri memur, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ve bunların eşleri, bakmakla yükümlü bulundukları, ana, baba ve aile yardımına müstehak çocukları ile erbaş ve erler tedavi için yurtdışına gönderilirler. Bunların harcırahları ve tedavi giderleri, Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığınca ödenir. Ancak, yukarıda belirtilen rapor, Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığının onayı ile tekemmül eder. (*)
_____
(*) 29 Temmuz 1998 tarih ve 4375 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 68 inci maddesinin (a) fıkrası, hükümleri dikkate alınarak, yurtiçinde tedavilerinin mümkün bulunmadığına karar verilenlerin tedavi amacıyla yurtdışına gönderilmesine dair, hükümleri 19.4.2000 tarih ve 4565 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ile ve 2.8.1998’den geçerli olmak üzere aşağıdaki şekilde değişmiştir.
_____
b) (Değişik: 3683 - 22.11.1990) Sürekli veya geçici görev, tahsil, kurs, staj, dil öğrenimi veya bilgi, görgü ve ihtisaslarını artırmak maksadıyla yurt dışına gönderilen subay, askerî memur ve astsubaylar, hastalanmaları halinde bulundukları mahallerdeki sağlık kurum ve kuruluşlarında muayene ve tedavi olabilirler. Bunların muayene ve tedavi masrafları sağlık kurum veya kuruluşlarından alacakları ve askerî ataşelikler veya konsolosluklarca tasdik edilen faturalara istinaden Millî Savunma Bakanlığı veya Jandarma Genel Komutanlığı veyahut Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinden ödenir. Bunlardan; tüberküloz, kanser, kronik böbrek, akıl hastalıkları, organ nakli ve benzeri uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren hastalıklara yakalandıkları resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenenler hariç olmak üzere, tedavileri ayakta veya meskende yapılanlar için kullanılacak ilaç bedellerinin % 20'si hasta tarafından ödenir. İlaç bedellerine katılma yükümlülüğü, tatbikat ve manevralarda askeri personele, savaş halinde ise askeri personele ve bunların sağlık karnesi alma hakkına sahip olan aile fertlerine uygulanmaz.
c) Dış memleketlerdeki tedavi müddeti iki yılı geçemez. Bu müddet içinde âcil haller müstesna raporda gösterilen hastalıktan başka yapılan tedavilerin masrafı ödenmez. Ve bu tedaviler için müddet uzatılmaz.
(Değişik 2. paragraf: 5365 - 15.6.2005 / m.1) Tedavi süresi altı ayı geçtiği takdirde ilgili yabancı sağlık kurumundan alınan ve tedavinin devamı zaruretini gösteren rapor, dış temsilciliklere Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığına gönderilir. Müteakip altı ayda bir, aynı işlem tekrarlanır. 
MADDE 69 - (Değişik: 6586 - 22.1.2015 / m.31) Aşağıda belirtilenler askerî sağlık kurum ve kuruluşlarında sivil hastalar için ayrılan kontenjana tabi olmaksızın muayene ve tedavi edilirler:
a) Subay, astsubay, uzman jandarma, sivil personel, uzman erbaşlar ve bunların emeklileri ile kendi özel kanunlarında belirtilen yükümlülüklerini tamamlayarak istifa eden veya emeklilik mevzuatı gereği, diğer şartları sağlamalarına rağmen yaşla ilgili şartları sağlamamaları nedeniyle emeklilik haklarını elde edemeden ayrılanlar ve vefat etmiş olsalar dahi bunların eş, üst soy, alt soy, erkek ve kız kardeşleri, evlat edinen ve evlatlık ile üvey çocukları.
b) Harp ve vazife malullüğünü gerektiren sebeplerden dolayı ölen yedek subay, erbaş ve erlerin aylık almaya müstahak dul ve yetimleri.
c) Harp ve vazife malulü yedek subay, erbaş ve erlerle bunların 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre sağlık hizmetinden yararlanabilecek aile fertleri ile dul ve yetimleri.
d) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından vazife malullüğü aylığı bağlanan ve bu nedenle okullarından ilişiği kesilen harp okulları, üniversite ve yüksekokullar ile astsubay meslek yüksekokulları ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığına bağlı fakülte ve yüksekokullarda öğrenimde bulunan askerî öğrenciler ile bunların 5510 sayılı Kanuna göre sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek aile fertleri, bunların vazife malullüğünü gerektiren sebeplerden dolayı ölümleri hâlinde sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek aile fertleri ve uzun süreli tedavi gerektiren hastalıklar nedeniyle okulları ile ilişikleri kesilenlerden ilişiklerinin kesilmesine neden olan sağlık sorunu giderilinceye kadar tedavisi devam eden askerî öğrenciler.
e) Kendi özel kanunlarında belirtilen usul, esas ve sürelere ilişkin hususlar saklı kalmak kaydıyla, Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ayrılan sözleşmeli subay, astsubay, uzman erbaşlar, sözleşmeli erbaş ve erler ile bunların 5510 sayılı Kanun ve kendi özel kanunları gereği sağlık hizmetinden yararlanabilecek aile fertleri.
f) 24/2/1968 tarihli ve 1005 sayılı İstiklâl Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatanî Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre şeref aylığı alan kişiler ile bunların eşleri.
g) Türk Silâhlı Kuvvetleri adına öğrenim görmek üzere temel ve intibak eğitimine tabi tutulanlardan 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 56 ncı maddesi gereğince vazife malulü sayılarak aylık bağlananların kendileri ve bunların 5510 sayılı Kanuna göre sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek aile fertleri ve bu şekilde temel ve intibak eğitimine tabi tutulanlardan aynı maddeye göre vazife malulü sayılmalarını gerektiren sebeplerle hayatını kaybedenler üzerinden dul veya yetim aylığı almakta olanların kendileri. 

MADDE 70 - (Değişik: 6586 - 22.1.2015 / m.32) Yabancı devletlerin silâhlı kuvvetler mensupları ve bunların bakmakla yükümlü oldukları kişiler, 5510 sayılı Kanunhükümleri saklı kalmak kaydıyla, uluslararası antlaşmalar ile taraflar arasındaki ikili anlaşmalarda yer alan hükümler doğrultusunda sağlık hizmetlerinden yararlandırılırlar. Yukarıda belirtilenler dışında kalan yabancı uyruklu hastalar ise, 5510 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla ve sivil hastalara tanınan kontenjanlar dâhilinde sağlık hizmetlerinden yararlanabilirler. 


MADDE 70/A - (Ek: 6586 - 22.1.2015 / m.33) Türk Silâhlı Kuvvetleri mensupları ile bu Kanunda belirlenen esaslara göre yakınlarının ikinci ve üçüncü basamak muayene ve tedavilerini sağlamak, 59 uncu maddede belirtilen rapor, muayene ve diğer sağlık hizmetleri ile askerlerin ve adayların sıhhi yeterliklerini tespit etmek, kontenjan dâhilinde sivil kişilere sağlık hizmeti vermek maksadıyla askerî ihtiyaçlar dikkate alınarak Genelkurmay Başkanlığınca asker hastaneleri kurulur.
MADDE 70/B - (Ek: 6586 - 22.1.2015 / m.33) Kıta, karargâh ve askerî kurumlarda; sağlığa uygun ve temiz olan içme ve kullanma suları ile muayenesi yapılarak temin edilen güvenilir gıda maddeleri tüketime sunulur.
İçme ve kullanma suları ile gıda maddelerinin temininden tüketimine kadar alınacak gıda ve su güvenlik tedbirleri, Türk Silâhlı Kuvvetleri gıda kontrol teşkillerince yürütülen kontrol, denetim ve laboratuvar faaliyetleri ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelik ile belirlenir.
H) HAVYANLARA AİT BAKIM VE HİZMETLER
MADDE 71 - (Değişik: 6586 - 22.1.2015 / m.34) Hayvanların bakımı, barındırılması, beslenmesi, sağlığı ve eğitimi nizamlara uygun olarak yerine getirilir. 


MADDE 72 - (Değişik: 6586 - 22.1.2015 / m.35) Hastalanan hayvanlar derhâl kıta, karargâh, kurum veya garnizonda görevli Türk Silâhlı Kuvvetleri mensubu veteriner hekime bildirilir.
Türk Silâhlı Kuvvetleri mensubu veteriner hekim veya yeterli tedavi ünitesi bulunmayan yerlerde hasta hayvanların muayene ve tedavisi sırasıyla; bölgedeki askerî hayvan klinikleri, kamu veya üniversite veteriner hekimleri veya hayvan hastaneleri tarafından yapılır. Bu da yoksa muayene ve tedavi hizmeti temin edilebilir. Bunların yem, tedavi, yer ve malzeme giderleri ilgisine göre Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinden karşılanır. 

MADDE 73 - (Değişik: 6586 - 22.1.2015 / m.36) Görev yapabilirlik yeteneklerini kaybeden hizmet hayvanlarının yeniden sahiplenme yapılıncaya kadar geçen süredeki bakımı ve refahı ile ilgili yem, tedavi, yer ve malzeme giderleri ilgisine göre Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinden karşılanır. 


İ) RÜTBE SAHİPLERİNİN VAZİFELERİ
MADDE 74 - Hangi rütbe sahibinin hangi birlik ve askerî kurumda ne gibi vazife alacağı kadrolarda tesbit edilir.
MADDE 75 - Her rütbe sahibi, kanunların, nizamların ve amirlerin kendisine tahmil ettiği bütün hizmet ve vazifeleri öğrenmeye, vazifeli olduğu yerlerde öğretmeye ve bu hizmet ve vazifeleri eksiksiz yapmaya ve takib ederek yaptırmaya ve daima ve her yerde disiplini tesis ve muhafazaya ve maiyetini yetiştirmeye ve astın şahsi teşebbüsünü inkişâf ettirmeye ve kendisine teslim olunan silâh, araç, gereç ve sair bütün askerî eşyayı, yapıları ve ağaçları ve hayvanatı korumaya memur ve mecburdur.
Her rütbe sahibinin bu maddeye göre vazifeleri de talimatname ile gösterilir.
J) ASKERLİKTE NÖBET HİZMETLERİ
I - GENEL
MADDE 76 - Nöbet; askerlikteki müşterek hizmetlerin yapılmasını ve devamını sağlamak maksadı ile bu hizmetlerin belli bir sıra ve süre ile subay, askerî memur, astsubay, askerî öğrenci, erbaş ve erler ile Silâhlı Kuvvetler Teşkilâtı içinde vazifeli olan bilûmum sivil şahıslar tarafından yapılmasıdır.
Nöbetçi: Nöbet hizmetinin yapılması için görevlendirilen şahıstır.
MADDE 77 - Kıtalarda, karargâhlarda ve askerî kurumlarda nöbet hizmetine tabi tutulacak personelin kimler olacağı, nöbet hizmetlerinin yapılış tarzı ile şekli ve nöbetçilere ait vazifeler talimatname ile tâyin ve tesbit olunur.
II - KARAKOL, KARAKOL NÖBETÇİSİ VE DEVRİYE
MADDE 78 - a) Karakol: Hazarda ve seferde emniyet, muhafaza disiplin ve gözetleme maksatları ile konulan ve bir âmir emrinde bulunan silâhlı bir kısım askerdir.
b) Karakol nöbetçisi: Aynı maksatlarla bir karakoldan veya herhangi bir suretle çıkarılan ve bir yere konulan ve belli bir talimatı ve mıntakası bulunan silâhlı tek veya çift er veya erbaşlardır.
c) Devriye: Hazar ve seferde aynı maksatlarla muayyen bir mıntakada gezerek vazife gören çift veya daha ziyade silâhlı askerdir.
MADDE 79 - a) Her bir askerî kıta ve kıtası bulunan karargâh ve askerî kurumlar nerede bulunursa bulunsun subay veya astsubay kumandasında bir nizam karakolu çıkarmaya mecburdurlar.
Bu nizam karakolunun vazifesi yakın emniyet, gözetleme, muhafaza ve disiplindir. Bunun kuvveti çıkaracağı devriye ve karakol nöbetçilerinin adedine göre hesabolunur.
Uzak emniyet ileri karakollara aittir.
Nizam karakol personeli seferî teçhizatlı ve silâhlı bulunur.
b) Eğer bir kışlada, konakta veya ordugâhta başka başka sınıflardan birlikler bulunuyorsa nizam karakol vazifesi kumandanın tertibi üzerine münavebe ile yapılır.
Kıtası olmıyan karargâh ve askerî kurumların karakol nöbetçe ve devriyeleri o mevkideki en yakın nizam karakolundan temin olunur.
III - KARAKOL, KARAKOL NÖBETÇİSİ VE DEVRİYELERİN MUVAKKAT YAKALAMA SALAHİYETLERİ
MADDE 80 - Karakol hizmetinde bulunan subay, astsubay, erbaş ve erler ile karakol nöbetçi ve devriyeleri kendi mıntakaları dâhilinde asker ve sivil her şahsı aşağıda gösterilen hallerde muvakketen yakalıyabilir.
a) Adlî takibat maksadı ile: Bir cürüm işlerken veya bir cürmü işledikten sonra kovalanırken her şahsı,
b) Muhafaza ve emniyet maksadı ile:
1. Kendi muhafazaları altında tevdi edilmiş olan insanlarla eşyanın himayesi için muvakkaten yakalanması zaruri görülen şahsı.
2. Karakola, karakol nöbetçisine ve devriyelere karşı tecavüz eden veya müessir fiil yapan, hakaret eden bir şahsın bu fiillere devamının men'i ancak muvakkat yakalanması ile kabil olduğu takdirde bu şahsı.
c) Disiplin maksadı ile: İzinsiz kıtası haricinde rastlanan veyahut himayesi için yakalanması lüzumlu görülen askerleri.
MADDE 81 - Karakol, karakol nöbetçileri ve devriyeler 80 inci maddede zikredilen hallerde karakol âmirinin ve bağlı bulundukları kıta, karargâh ve askerî kurumun nöbetçi âmirinin emri ile de askerî ve sivil şahısları muvakkaten yakalarlar.
MADDE 82 - Muvakkat yakalamak, şahsın vücudu üzerine el koymak veya silâhla dokunmak ve muvakkat yakalandığının kendisine söylenmesi ile yapılır.
Muvakkat yakalanan kaçmaya teşebbüs ettiği takdirde silâh kullanılacağı hemen bildirilir. Ve üzerinden silâh vesair âletler de alınır.
Muvakkat yakalananlar adlî takibatı mucib bir sebep varsa salâhiyetli askerî veya adlî makamlara teslim olunur. Aksi takdirde nihayet muvakkat yakalandığının ertesi günü serbest bırakılır.
K) HAZIR KITA
MADDE 83 - Hal ve vaziyetin icabettirdiği zamanlarda her kışla konak ve ordugâh da derhal kullanılmak üzere ayrıca bir hazır kıta bulundurulur.
Bunun kuvveti ve çıkarılacağı zamanlar talimatnamede zikredilen esaslar dâhilinde düzenlenir.
MADDE 84 - Hazır kıta gece dahi seferi teçhizatlı silâhlı ve giyimli olarak hareket hazır bulunur. Bu kıtanın nöbetle uyku uyuyup uyumayacağı çıkaran kumandanca emredilir.
MADDE 85 - Fevkalâde hallerde bütün kuvvet dahi hazır kıta halinde bulundurulur.
L) ASAYİŞİSİN TEMİNİ İÇİN ASKERİN NASIL KULLANILACAĞI VE ÖRFİ İDARE
MADDE 86 - Asayişi temin için Silâhlı Kuvvetlerin nasıl kullanılacağı ve örfi idare ilânı halinde askerlerin vazife ve salâhiyetleri hususi kanunlar hükümlerine göre yürütülür.
M) ASKERLERİN SİLAH KULLANMA YETKİLERİ
MADDE 87 - (Değişik: 1582 - 25.4.1972) Askerler karakol, karakol nöbetçisi, devriye, nakliyat muhafazası hizmetlerinde veya asayişi temin için görevlendirildiklerinde aşağıda gösterilen hallerde silâh kullanmaya yetkilidirler.
1 - Silâh kullanılmasını gerektiren haller;
a) Bu hizmetlerden birini yaparken müessir bir fiil ile taarruza uğranıldığı veya müessir bir fiil veya tehlikeli bir tehdit ile bu hizmetlerin yapılmasına mukavemet edildiği takdirde bu taarruz ve mukavemetleri gidermek için,
b) Bir taarruz veya mukavemete hazırlanan ve silâhını veya mukavemete elverişli bir aleti bırakmaya davet edildiği halde, bu davete derhal itaat etmiyen veyahut bıraktığı silâhı veya aleti tekrar eline almaya davranan veya alan kimseyi itaate zorlamak için,
c) Bu kanunun 80 ve 81 inci maddeleri gereğince muvakkaten yakalanan bir şahsın veyahut muhafaza ve sevki kendisine tevdi edilmiş olan bir tutuklunun veya hükümlünün kaçması veya kaçmaya teşebbüs etmesi ve verilecek dur emrini dinlemediği görüldüğünde başka türlü ele geçirilmesi kabil olmadığı takdirde yakalanması için,
d) Kendi muhafazasına tevdi edilmiş olan insan ve her türlü eşyaya karşı vukubulan taarruzu defetmek için,
e) Bu maddede sayılan görevleri yapan askerlere karşı, sözle yapılan sataşma veya hareketlerin bertaraf edilmesi sırasında mukavemet, taarruz, müessir fiil veya tehlikeli bir tehditle karşılaşıldığında bu halleri gidermek için.
II - SİLAH KULLANMA DERECESİ
Bu maddede yazılı hizmetlerin yapılması sırasında silâh kullanılması için başkaca bir çare kalmaması veya zaruret olması şarttır.
1. Şahıs veya topluluk silâhsız ise; mukavemet, taarruz, müessir fiil veya tehdidin derecesine göre asayiş hizmeti ile görevli birlik komutanı gerekli uyarmayı yaparak silâh kullanılacağını ihtar eder. Bu ihtara itaat edilmezse bunu sağlıyacak dereceden başlamak üzere silâh kullanılır.
2. Şahıs veya topluluk silâhlı veya taarruzun önemli derecede etkili kılacak şekilde aletleri taşıyorsa, silâh veya aletlerin bırakılması ihtar olunur. Tecavüz taarruz veya mukavemet buna rağmen devam ederse itaati sağlıyacak dereceden başlamak üzere silâh kullanılır.
III - SİLAH KULLANMA TARZI
1. Silâh çeşitlerine göre etkili olabilecek şekilde kullanılır. önce kesici ve dürtücü silâhlar ile ateşli silâhlar hedefe tevcih edilir, sonra ateşli silahların dipçik ve kabzaları kullanılır, daha sonra kesici ve dürtücü ve ateşli silâhlar bilfiil kullanılır.
2. Silâh kullanmak mutlaka ateş etmek değildir. Ateş etmek son çaredir. Önce havaya ihtar ateşi yapılır. Sonra ayağa doğru ateş edilir, mukavemet veya taarruza veyahut tehlikeli bir tehdide varan mukavemet hali devam ederse, hedef gözetilmeksizin ateş edilir.
IV - ATEŞ EMRİ VE KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ETMEK
1. Ateş etmek bilhassa bunun için emir verilmiş olmasına bağlıdır.
2. Ateş emri verilmemiş olsa dahi her asker silâhını kullanabilir. Ancak silâhını kullanacağı zamanın ve kullanma derece ve tarzının tayini her olayın cereyan ettiği haller ve şartlar göz önünde tutularak silâhını kullanacak asker tarafından bizzat takdir olunur.
V - ATEŞ EMRİ VERMEYE YETKİLİ MAKAMLAR
1. Bu maddede yazılı görevleri yapmak için birliğe görev veren üst komutan olay yerinde bulunuyorsa sözle ateş emri vermeye yetkilidir. Komutan, bu emri yazı ile teyit eder.
2. Asayişe memur edilen kuvvetlerin olay yerinde bulunan birlik komutanı veya asayişe memur edilen birliğin parçalarına komuta eden en küçük komutan ve amirler dahi önceden emir verilmemiş olsa bile sözle ateş emri vermeye yetkilidir.
VI - SORUMLULUK
Her olayın cereyan ettiği haller ve şartlar göz önünde tutulmak kaydiyle bu madde hükümlerine göre silâhını kullanan askere ve silâh kullanma emrini veren birlik komutanına sorumluluk yüklenemez.
VII - SORUŞTURMA USULÜ VE ASLİ YARDIM
(Ek: 3683 - 22.11.1990) silâh kullanmak zorunda kalan asker kişiler hakkında, hazırlık soruşturması Askerî Savcı, Cumhuriyet Savcısı veya yardımcıları tarafından yapılır. Haklarında dava açılan sanık asker kişiler duruşmadan vareste tutulabilir. Olayın mahiyetine ve kusurun derecesine göre sanığın mensup olduğu Bakanlıkça durumu uygun görülenlerin vekalet verdiği avukatın ücreti, bu bakanlıkların bütçesine konulacak ödenekten karşılanır. Avukat tutma ve avukatlık ücretinin ödeme usul ve esasları, Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
MADDE 88 - (Değişik: 1582 - 25.4.1972) Silâh kullanma yetkisini haiz bulunan her asker veya silâh kullanma emrini vermeye yetkili her komutan kanunun tâyin etmiş olduğu müsaadeleri yerinde ve zamanında kullanmaz veya silâhlarından tamamiyle istifade etmezse fiilin mahiyetine göre cezalandırılır.
MADDE 89 - 87 nci maddede gösterilen hallerden başka hizmete ait bir vazifeyi yaparken mâruz kaldığı bir mukavemeti bertaraf etmek veyahut askere veya askerî eşyaya karşı yapılan bir tecavüze karşı koymak için silâh kullanmak zarureti hâsıl olursa, her asker silâh kullanmaya salâhiyetli ve vazifelidir.
MADDE 90 - 87 ve 89 uncu maddelerde gösterilen hallerden başka her asker meşru müdafaa halinde silâh kullanmaya salâhiyettardır.
N) ASKERİ İNZIBAT KUVVETLERİNİN VAZİFE, TEŞKİL VE YETKİLERİ
MADDE 91 - a) Garnizonlarda askerî disiplinin muhafazası, önleyici zabıta ve adliye vazifeleri ile askerî trafik vazifeleri garnizon kumandanlarına aittir.
Garnizon kumandanları yukarıda gösterilen vazifeleri merkez kumandanlıkları marifetiyle yürütür.
Merkez kumandanlıkları; büyük garnizonlarda kadrolarla tespit ve teşkil olunur. Diğer garnizonlarda garnizon kumandanları rütbece kendisinden bir veya nihayet iki derece ast olan bir subayı merkez kumandanı olarak tâyin ve tavzif edebilir. Merkez kumandanlığı teşkiline lüzum görülmiyen küçük garnizonlarda buna ait vazifeler, garnizon kumandanı tarafından tâyin edilecek bir inzıbat subayı veya astsubayı buna da imkân olmıyan hallerde bizzat garnizon kumandanı tarafından yapılır.
b) Merkez kumandanlığı kadro ile tesbit ve teşkil edilmediği ahvalde; garnizon dahilindeki kıta ve askerî müesseselerin miktarı, şehrin genişliği ve vazifelerin ehemmiyeti gözönüne alınarak kâfi miktarda subay, astsubay, erbaş ve erler merkez kumandanı veya inzıbat subayı veya astsubayın emrine verilir ve bunlara inzıbat kuvveti denilir.
Askerî inzıbat kuvveti mensupları Silâhlı Kuvvetler Kıyafet Kararnamesinde tesbit edilen hususi işareti taşırlar.
MADDE 92 - a) Askerî inzıbat erbaş ve vazife esnasında diğer erbaş ve erlere karşı karakol sıfatını ve karakolların kanuni salâhiyet ve mesuliyetlerini haizdirler.
b) (Değişik: 4861 - 28.5.2003 / m.18) Fakülte ve yüksek okul öğrencileri ile harp okulu öğrencilerine subaylar gibi; astsubay hazırlama ve astsubay meslek yüksek okulu öğrencileri ile astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulanlara astsubaylar gibi muamele olunur. 
c) Subay ve Askerî memurlarla astsubaylar hakkında askerî inziba vazifeleri; ancak üst veya kendi rütbelerindeki inzibat subay ve astsubayları tarafından yapılabilir.
O mahalde salâhiyetli bir inzibat subayı veya astsubayı mevcut değilse vakaya şahit olan üst veya aynı rütbedeki her subay, askerî memur veya astsubay müdahaleye ve inzibat vazifesini ifaya mecburdur.
Ancak ağır cezayı müstelzim meşhut cürüm halinde subayları, askerî memurları ve astsubaylar dahi yakalamaya askerî inzibatlar, polisler, jandarmalar ve herkes mezundur.
Bu takdirde dahi suçlu askerler duruma göre ya salâhiyetli askerî inzibat memuru gelinceye kadar vaka mahallinde tutulur veya en yakın askerî inzibat karakoluna, yoksa askerî makamlara teslim edilir. Bundan sonra yapılacak hazırlık tahkikatında salâhiyetli inzibat memuru veya mevcut askerî makamın tâyin edeceği bir subay bulunur.
MADDE 93 - Üniformalı veya sivil elbiseli subay, askerî memur ve astsubaylar ağır cezalı cürümler dışındaki suçları işledikleri takdirde polis veya jandarma kuvvetleri tarafından en yakın askerî makama veya inzibat karakoluna davet edilir. Askerî şahıs bu daveti kabule mecburdur.
Bu şahıslara ait hazırlık tahkikat bizzat C. Müddeiumumileri veya salâhiyetli askerî adlî hâkimler tarafından yürütülür ve tahkikat tamamlanıncaya kadar askerî makamlarca nezaret altında tutulurlar.
MADDE 94 - Her hangi bir vakada askerî inzibatların kuvveti kâfi gelmediği takdirde en yakın askerî kıtadan asker celbolunur. Acele ve tehirinde tehlike melhuz olan hallerde en yakın polis ve jandarma kuvvetlerine de müracaat olunur. Askerî inzibatlar tarafından vâki olacak yardım talepleri üzerine polis ve jandarmalar tarafından yardımda bulunacağı gibi polis ve jandarmalar tarafından vâki olacak yardım talepleri de askerî inzibatlarca yerine getirilir.
MADDE 95 - İnzibat er ve erbaşları diğer er ve erbaşlara, inzibat subay ve astsubayları aynı veya ast rütbedeki bütün subay, askerî memur ve astsubaylarla er ve erbaşlara ve bütün askerî inzibatlar sivil şahıslara karşı aşağıda gösterilen hallerde muvakkat yakalama salâhiyetini haizdir.
a) Bu kanunun 80 inci maddesinde gösterilen hallerde,
b) Askerî disiplini bozan hallerde,
c) Adlî bir vazifenin yerine getirilmesi hallerinde,
d) Vazifelerini ifa esnasında veya vazifelerinden dolayı tecavüz veya hakarete mâruz kaldıkları takdirde;
Yukardaki hallerde muvakkat yakalananlar hakkında da bu kanunun 82 nci maddesi son fıkrası hükmü gereğince işlem yapılır.
MADDE 96 - Askerî inzibatlar vazifeli bulundukları zamanda bu kanunun 87, 88 ve 89 uncu maddelerinde (Ve her türlü ahvalde de 90 ıncı maddesinde) zikredilen silâh kullanma salâhiyetlerini haizdirler.
MADDE 97 - Askerî inzibatların askerî disiplini muhafaza önleyici zabıta ve adliye vazifeleri ile askeri trafik vazifeleri talimatname ve talimatlarla gösterilir.
O) SOSYAL HİZMETLER
Orduevleri, askerî gazinolar, kışla gazinoları veya vardiya yatakhaneleri ile diğer tesisler
MADDE 98 - (Değişik madde ve başlığı: 6519 - 11.2.2014 / m.11) Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin sosyal ve moral ihtiyaçlarını karşılamak, dayanışmayı artırmak, mesleki, sosyal gelişmelerini mümkün kılacak imkânları hazırlamak maksadıyla ve Genelkurmay Başkanlığının izni ile;
a) Orduevi ve bağlısı şubeler,
b) Askerî gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhaneleri,
kurulabilir.
Orduevi ve bağlısı şubeler ile askerî gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhanelerinin kadro, kuruluş, idare, yapılacak denetleme ve işletme şekilleri, verilecek hizmetler, üye aidatı ve kart ücreti alınmasına ilişkin usul ve esaslar, ihtiyaçların tespit ve temini ile elde edilen gelirlerin harcanacağı yerler ve diğer hususlar Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yönetmelik ile belirlenir.
Orduevi ve bağlısı şubeler, askerî gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhanelerinin yılı merkezî yönetim bütçe kanunu ile belirlenen giderleri genel bütçeden karşılanabilir. 


Özel, yerel veya kış eğitim merkezleri
MADDE 99 - (Değişik madde ve başlığı: 6519 - 11.2.2014 / m.12) Belirli zamanlarda özel askerî eğitimlerin yapılması, personelin moral ve motivasyonuna katkı sağlanması maksadıyla Genelkurmay Başkanlığının izni ile özel, yerel veya kış eğitim merkezleri kurulabilir.
Bu tesislerin işletilmesi ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Özel, yerel veya kış eğitim merkezlerinin yılı merkezî yönetim bütçe kanunu ile belirlenen giderleri genel bütçeden karşılanabilir. 


MADDE 100 - Ordu evleri, askerî gazinoları ve kışla gazinoları askerî bina olup askerî mahal vasıf ve mahiyetini haizdir.
MADDE 101 - (Değişik: 6519 - 11.2.2014 / m.13) Orduevleri, askerî gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhaneleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezlerinin gelirleri;
a) İşletme gelirlerinden,
b) Kira gelirlerinden,
c) Üye aidatlarından,
d) Bağış ve kart ücretlerinden,
e) Diğer orduevi, askerî gazino, kışla gazinoları ve vardiya yatakhaneleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezlerinin gelir ve sermayelerinden yetkili komutanlığın izni ile yapılacak aktarımlardan,
f) Sergi, fuar, promosyon, reklam ve diğer gelirlerden,
g) Yukarıda sayılan gelirlerden elde edilecek faiz gelirlerinden,
oluşur.
Orduevleri, askerî gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhaneleri ile özel, yerel veya kış eğitim merkezlerinin sermayeleri birinci fıkrada belirtilenlere ilave olarak Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerine konulacak ödeneklerden oluşur. 

MADDE 102 - (Değişik: 6519 - 11.2.2014 / m.14) Genelkurmay Başkanlığının izni ile lüzum ve ihtiyaç görülen yerlerde, rehabilitasyon merkezleri, gazi uyum evleri ve refakatçi misafirhaneleri ile kreş, gündüz bakımevleri ve özel bakım merkezleri açılıp işletilebilir. 


MADDE 103 - (Değişik: 6519 - 11.2.2014 / m.15) Orduevleri, askerî gazinolar, kışla gazinoları, askerî müzeler ve vardiya yatakhaneleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezlerinde, özel bir ihtisas gerektiren hizmetlerin; personel yetersizliği veya maliyeti nedeniyle verilememesi durumunda bu hizmetler, hizmet alımı veya kiralama yoluyla dışarıdan karşılanabilir. Aralarında kabul edilebilir doğal bir bağlantı olması hâlinde mal ve hizmet alımları birlikte yapılabilir.
Bu tesislerin kiraya verilmesi, işletilmesi, işlettirilmesi, mal ve hizmet alımı işlemleri tesis müdürlüklerince yerine getirilir. Bu şekilde elde edilen gelirler, genel bütçe gelirleri ile ilişkilendirilmeksizin tesis gelirlerine dâhil edilir.
Tesislerin kiraya verilmesi, mal ve hizmet alımı sonucu sağlanan gelirlerin dağıtım yerleri, oranları ve kullanılması, yapılacak denetlemeler ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yönetmelik ile belirlenir. 


Askerî kantinler
MADDE 104 - (Değişik: 6519 - 11.2.2014 / m.16) Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin dayanıklı tüketim malları hariç zaruri ihtiyaçlarının daha ucuz ve kolaylıkla sağlanmasını temin maksadıyla her kışlada kantin kurulabilir. İhtiyaç hâlinde bu kantinlerin kışla içinde veya dışında şubeleri açılabilir.
Askerî kantinlerin tamamı, bir kısmı, bazı şubeleri veya reyonları kiraya verilebilir ya da üçüncü şahıslara işlettirilebilir. Özel bir ihtisas gerektiren hizmetlerin personel yetersizliği veya maliyeti nedeniyle verilememesi durumunda bu hizmetler, hizmet alımı yoluyla da dışarıdan karşılanabilir. Aralarında kabul edilebilir doğal bir bağlantı olması hâlinde mal ve hizmet alımları birlikte yapılabilir.
Askerî kantinlerin işletilmesi, işlettirilmesi veya kiraya verilmesi kışla komutanlıklarınca yerine getirilir. Bu şekilde elde edilen gelirler, genel bütçe gelirleri ile ilişkilendirilmeksizin kantin gelirlerine dâhil edilir.
Kantinlerin; teşkili, idaresi, işletilmesi ve kontrol şekilleri, gelirleri ve gelirlerinin harcanması, işletilmesi, işlettirilmesi veya kiraya verilmesinden sağlanan gelirlerin dağıtım yerleri ve oranlarına ilişkin usul ve esaslar ile yapılacak denetlemelere ilişkin hususlar Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yönetmelik ile belirlenir. 


Askerî müzeler
MADDE 105 - (Değişik madde ve başlığı: 6519 - 11.2.2014 / m.17) Türk Silâhlı Kuvvetlerinin sosyal, tarihi ve teknik gelişimini dönemlere göre yansıtmak, dünya tarihindeki etkinliğini, kahramanlığını, yerine getirdiği görevlerini sergileyerek; Türk Milletinin millî birlik ve beraberlik duygularını geliştirmek, kendi sahasındaki tarih ve askerlik ile ilgili bilimsel araştırmalar ve incelemeler için bir ortam hazırlamak, bu hususları belgeleyen kültür varlıklarının korunmasını, saklanmasını, sergilenmesini sağlamak amacı ile 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa göre askerî müzeler kurulur.
Askerî müzelerden elde edilen gelirler, bu yerlerin yenilenmesine ve yeniden inşasına veya idamesi ile modern hâle getirilmesine ve kitaplıkların tesis ve zenginleştirilmesine sarf olunur. 


Muafiyet ve istisnalar
MADDE 106 - (Değişik madde ve başlığı: 6519 - 11.2.2014 / m.18) Bu Kanun kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kuruluş amaçlarına göre işletilen orduevi ve bağlı şubeleri, askerî gazinolar, kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri ve bunların müştemilatı, özel, yerel ve kış eğitim merkezleri, askerî kantinler ve askerî müzeler kurumlar vergisinden muaftır. Bu muafiyet, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yapılacak vergi kesintilerini kapsamaz.
Bu maddede sayılan tesisler emlak vergisinden, bu tesislerin mal ve hizmet alımları nedeniyle düzenlediği ödemeye ilişkin kâğıtlar damga vergisinden istisnadır. 


Hazine payı
MADDE 107 - (Değişik madde ve başlığı: 6519 - 11.2.2014 / m.19) Orduevi ve bağlısı şubeler ile özel, yerel veya kış eğitim merkezleri ve kışla dışındaki askerî kantinlerin aylık gayrisafi hasılatının %1’i ile askerî müzelerin kültür sitesi aylık gayrisafi hasılatının %1’i en geç takip eden ayın 20’sine kadar genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimine yatırılır. Bu oranı, sayılan tesislerin faaliyet türleri itibarıyla topluca veya ayrı ayrı ya da her bir tesis için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye Maliye Bakanı yetkilidir. 


VI - ASKERİ NAKİL VASITALARINDAN İSTİFADE
MADDE 108 - Subay, askerî memur ve astsubaylar ile aileleri aşağıdaki hallerde askerî kara, ve deniz nakil vasıtalarından faydalanabilirler:
a) Mesaiye geliş ve gidiş için ihdas edilecek servis vasıtalarından,
b) Şehir içi ev eşyası ve mahrukat nakline tahsis edilecek vasıtalardan,
c) Uzak garnizonlarda oturanların kendileri ve ailelerinin şehirle irtibatlarının temini ve çocuklarının okula götürülüp getirilmesi için ihdas edilecek servis vasıtalarından,
d) Umumi vasıtaların işlemediği garnizon ve kıtalara tâyin edilen subay, askerî memur ve astsubayların zati eşyaları ile ailesi efradı ve kendisi umumi vasıtanın en son gittiği yerden vazife mahalline kadar askerî vasıta ile götürülür ve getirilir.
e) (Ek: 2016 - 23.6.1976) Acilen sevki gereken hasta ve cenaze nakilleri için tahsis edilecek vasıtalardan,
Savaşta ve olağanüstü hallerde, izinli personel ve hizmetin gerektirdiği diğer işlerde görevlendirilecek personel ile sivil moral ekipleri, harekât bölgesine ve harekâtla ilgili diğer garnizonlara gidiş ve dönüşlerinde kara, deniz ve hava ulaştırma araçlarından yararlandırılabilirler.
Barışta olağanüstü hallerde, Genelkurmay Başkanının emri ile önemli kişiler veya görev ve hizmetler için hava ulaştırma araçları tahsis edilebilir.
Yukardaki maksatlar için nakil vasıtalarının tahsisi ve bunlardan istifade şekli talimatname ile tesbit olunur.
VII - SİVİL NAKİL VASITALARINDAN TENZİLATLI İSTİFADE
MADDE 109 - Subay, askerî memur ve astsubaylar resmî elbiseli oldukları veya sivil elbiseli iken hüviyet kartlarını ibraz ettikleri takdirde Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları ve Denizcilik Bankası nakil vasıtalarından tenzilâtlı olarak seyahat ederler.
Erbaş ve erler şehirlerarası seyahatlerde izin belgesi göstermek suretiyle tenzilâtlardan faydalanırlar. Şehiriçi seyahatlerde tenzilât için izin belgesi aranmaz.
Sevk muhtırası ile yapılacak seyahatler tam ücrete tabidir.
P) MERASİM
MADDE 110 - Askerî merasimler; Askerî Merasim ve Protokol Talimatnamesi esaslarına göre yapılır.
R) HARB ESİRLERİ VE MÜLTECİLER
MADDE 111 - Harb esirleri hakkında 6020 ve mülteciler hakkında da 4104 sayılı kanun hükümleri tatbik olunur.
S) TABİİ AFETLERDE YARDIM
MADDE 112 - Yer sarsıntısı, yangın, su basması, yer kayması, kaya düşmesi, çığ ve benzeri tabii âfetler zuhurunda 7269 sayılı kanun ve ekleri hükümleri dahilinde hareket olunur.
T) ASKERİ ÖĞRENCİLER
MADDE 113 - a) (Değişik: 4861 - 28.5.2003 / m.19) Astsubay meslek yüksek okulları, fakülte ve yüksek okullar ile harp okullarında okuyan askeri öğrenciler ile astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adaylar, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu ve 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun uygulaması bakımından askerlik yükümlülüğü altına girmiş sayılır ve diğer askerlere uygulanan hükümler bunlara da aynen uygulanır. b) (Değişik: 4861 - 28.5.2003 / m.19) Bütün askeri öğrenciler, subaylara; astsubay hazırlama ve astsubay meslek yüksek okulu öğrencileri ile astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adaylar, aynı zamanda astsubaylara karşı ast durumunda olup, askeri öğrencilerin, belirtilen hallerin dışında, gerek kendi aralarında gerekse erbaş ve erlere karşı astlık ve üstlük ilişkileri yoktur. 
c) Lise, ortaokul ve eşidi okullar askerî öğrencileri; bu kanunun 14 üncü maddesinin asta tahmil ettiği vazifeleri aynen yapmaya mecburdurlar. Hilâfına hareket edenler diğer askerlerin tabi olduğu cezai müeyyidelere tabidirler.
d) Bütün askerî öğrencilerin yalnız kendileri bu kanunun (G) bölümünde belirtilen sağlık işleri ile ilgili hükümlerden ve şehiriçi ve şehirlerarası seyahatten emsali sivil talebeler gibi tenzilâtlı tarifeden istifade ederler. (J) bülümünde gösterilen hükümler dahilinde nöbet hizmetlerine sokulabilirler.
MADDE 114 - Bu Kanunun yukarda gösterilen esasları da göz önünde tutularak, askerî öğrenciler hakkında tatbik şekli talimatnamede ayrıca teferruatlı olarak gösterilir.
Askerî öğrenciler diğer hususlarda kendi okul talimatlarına tabidirler.
U) SİLAHLI KUVVETLERDE ÇALIŞAN SİVİL PERSONEL
MADDE 115 - Silâhlı Kuvvetlerde çalışan sivil memur, müstahdem, müteferrik müstahdem ve gündelikçi sivil personel bu kanunun askerlere tahmil ettiği sorumluluk ve hizmetlerin ifası bakımından:
a) Amir vazifesi alanlar; maiyetindeki bütün askerî ve sivil personele hizmetin icabettirdiği emirleri verebilir. Ceza vermek salâhiyetleri yoktur. Maiyetin cezalandırılması icabeden hallerde en yakın askerî âmire müracaat edilir.
b) Bütün sivil personel emrinde çalıştıkları askerî âmirlere karşı ast durumunda olup bu kanunun 14 üncü maddesinin asta tahmil ettiği vazifeleri aynen yapmaya mecburdurlar.(...) (MADDE 115'in birinci fıkrasının b bendinin ikinci cümlesi, 16.2.2013 tarih ve 28561 sayılı R.G' de yayımlanan 31.1.2013 tarih ve 6413 sayılı Kanun'un 45/4. maddesi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.)
MADDE 116 - Sivil personelin, bu kanunun askerlere tanıdığı hak ve salâhiyetlerden faydalanmaları ve mükellefiyetleri yerine getirmeleri aşağıdaki esaslar dâhilinde olur:
a) Bu kanunun müracat ve şikâyet bölümlerinde gösterilen usul, hak ve kayıtlara aynen tâbidirler.
b) Bu kanunun 33 üncü maddesinde gösterilen izin hakkındaki hükümlere aynen riayetle mükellef olup senelik izinleri hususi kanunlarındaki esaslara göre tâyin ve tanzim olunur.
c) (...) (Madde 116'nın 1. fıkrasının c bendi, 3.2.2015 tarih ve 29256 sayılı R.G.'de yayımlanan, 22.1.2015 tarih ve 6586 sayılı Kanunun 110/c. maddesi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.) 
d) Sivil personel Silâhlı Kuvvetlerde gördükleri hizmetleri hususiyetleri gözönüne alınarak bu kanunun 77 nci maddesi gereğince nöbet hizmetlerine sokulabilirler.
e) Sivil personelin yalnız kendileri ordu pazarları ve askerî kantinlerden aynen ve askerler gibi, askerî nakil vasıtalarından ise bu kanunun 108 inci maddesi hükmünden faydalanabilirler.
f) (Değişik: 3683 - 22.11.1990) Sivil personelin görevdeki kıyafetleri, Kıyafet Yönetmeliğinde gösterilir.
g) (Ek: 3683 - 22.11.1990) Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında veya kadro açıklamalar bölümünde özel nitelikli olarak gösterilen görev yerlerine atanan sivil memurlar Türk Silahlı Kuvvetleri sosyal tesislerden görevlendirildikleri kadro derecesindeki subaylar gibi istifade ederler. Bu statüdeki sivil memurlar ile askeri personel arasındaki protokol münasebetlerinin düzenlenmesinde de aynı esas uygulanır.
MADDE 117 - Bu kanunun yukarıda gösterilen esasları da gözönünde tutularak Silâhlı Kuvvetlerde çalışan sivil personel hakkında tatbik şekli talimatnamede ayrıca teferruatlı olarak gösterilir.
MADDE 118 - Bu kanununun yürürlüğe girmesinden önce muhtelif kanunlarda geçen erat tâbiri "erbaş ve er" olarak değiştirilmiştir.
MADDE 119 - 2771 sayılı Ordu Dahilî Hizmet Kanunu ile tadil ve ekleri ve 2850 sayılı Kanunla tadil edilen 1111 sayılı Askerlik Kanununun 1 inci maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 120 - Bu kanunda mevcud olan hükümlerin Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerinde, barış ve savaşta ve düşman karşısında tatbik şekli Millî Savunma Bakanlığınca hazırlanacak talimatname ile ayrıca tâyin ve tafsiye olunur.
EK MADDE 1 - (Ek: 6191 - 10.3.2011 / m.10/3-b) Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu kapsamında istihdam edilen sözleşmeli erbaş ve erlere, bu Kanunun erbaş ve erlere ilişkin hükümleri aynen uygulanır.
EK MADDE 2 - (Ek: 6586 - 22.1.2015 / m.37) Asker kişilerin kıta, karargâh ve kurumlarda ya da görev esnasında veya görev yerlerinde ölümü hâlinde soruşturma ve kovuşturma süresince yasal mirasçılarını temsil etmek üzere kendilerinin seçtiği bir avukat vekil olarak görevlendirilir. Fiili veya hukuki imkânsızlık nedeniyle görevlendirme yapılamaması hâlinde bu görev, baro tarafından belirlenecek bir avukat tarafından yürütülür. Yasal mirasçıların avukatının gelmesi hâlinde baro tarafından seçilen avukatın görevi sona erer. Görevlendirilen vekilin savcılıkça yapılacak olay yeri inceleme, ölü muayenesi ve otopsi ile tanık ve bilirkişi dinlenmesi işlemleri sırasında hazır bulunması zorunludur.
Ölenin yasal mirasçıları tarafından seçilen veya baroca görevlendirilen vekilin ücreti müteveffanın mensubu olduğu bakanlığın bütçesine konulacak ödenekten karşılanır; avukat tutma, baro tarafından seçim ve avukatlık ücretinin ödenmesine ilişkin usul ve esaslar, Millî Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde müştereken çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
GEÇİCİ MADDE - (Ek: 2861 - 23.6.1983) Bu Kanunun yürürlüğünden önce kanunla kurulan meslek kuruluşlarına üye kaydedilmiş Silahlı Kuvvetler mensupları en geç iki ay içerisinde üyelik kayıtlarını sildirmek ve kuruluş organlarındaki görevlerinden çekilmek zorundadırlar.
GEÇİCİ MADDE 1.- (5305 - 23.2.2005) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce uzun süreli tedavi gerektiren hastalıklar nedeniyle okulları ile ilişkileri kesilen askeri öğrencilerin tedavileri hakkında da 70 inci maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.
MADDE 121 - Bu Kanunun sağlık işlerine ait 57-70 inci madde hükümleri 1 Mart 1961 tarihinde diğer hükümleri yapılacak talimatname ile birlikte 27 Mayıs 1961 tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 122 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

SORU CEVAP

captchaImg